Hakaret suçunda kişilerin onur, şeref ve saygınlığının korunması esas alınarak, beraat kararının unsurların oluştuğu gerekçesiyle temyizde bozulması.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün istinaf başvurusunun reddedilmesiyle kesinleşmesi üzerine, katılan vekili ile bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının temyiz istemlerini değerlendiren üst mahkeme, katılanın beyanları ve tanık anlatımlarıyla sanığın sözlerinin doğrudan katılana yönelik olduğunun ve hakaret suçunun unsurlarının oluştuğunun anlaşıldığını belirtmiştir. Bu bağlamda, sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak istinaf mahkemesinin kararı bozulmuş ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1957 E., 2022/2846 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın koridorda katılana hakaret ettiğinin sabit olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir. III. GEREKÇEHakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; katılanın aşamalardaki beyanlarını destekler nitelikteki tanık anlatımı, ayrıca sanığın koridorda kendi kendine söylediğini iddia ettiği sözleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın dava konusu sözleri katılana yönelik olarak söylediği ve suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, yazılı biçimde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi.