10. Hukuk Dairesi, fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle kurumca iptal edilen sigortalılık süreleri sonucu kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması talebini değerlendiriyor.
Özet: Davacının, belirli bir dönemdeki sigortalılık süresinin kurumca gerçek dışı kabul edilerek yaşlılık aylığının kesilmesi üzerine açtığı iptal davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının fiilen kendi adına çalıştığı ve hizmet akdine dayalı bir ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi ve temyiz incelemesinde de bu kararın usul ve yasaya uygun bulunarak temyiz başvurusunun esastan reddedilmesi süreci ele alınmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         2025/10698 E.  ,  2025/13354 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/899 E., 2025/1162 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/10 E., 2023/448 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.04.2019 tarihinde 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-F maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum tarafından yapılan denetimler sonucunda 01.02.2007-14.11.2011 tarihleri arasında davalı ... iş yerinde geçen çalışmalarının gerçek olmadığı gerekçesi ile iptal edildiğini, bu durumda yaşlılık aylığı bağlanması için gereken şartları taşımaması nedeniyle aylığının kesildiğini ve yersiz ödenen aylıkların borç çıkarıldığını; Kurum işleminin yerinde olmadığını, çalışmalarının fiili olduğunu ileri sürerek, aksine Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Somut olayda davacının, 01.02.2007-14.11.2011 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinden bildirilen hizmetlerinin, Kurum denetmen raporu ile fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edildiği, hizmet süresinin düşmesi nedeniyle emeklilik şartlarını taşımadığından bağlanan yaşlılık aylığının da iptal edildiği ve davacı adına 2007 yılından itibaren "Atık ve hurda toptan ticareti"nden ötürü vergi kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından, iptale ilişkin rapor içeriği ve ekindeki belgelerden ve davacının atık ve hurda toptan ticaretinde bulunduğuna ilişkin vergi kaydı ile bu hususu doğrular tanık beyanlarından davacının kendi adına çalıştığı, davalı iş yerindeki atık malzemeleri toplayarak geri dönüşüme götürdüğü, davalı ile aralarında hizmet ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Dosyada 6 tanık dinlendiğini, tanıkların birbirlerini destekleyen beyanlarına göre davacı ile davalı işveren arasında hizmet akdi bulunduğunu, bu tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, Mahkemece yalnızca 3 tanığın beyanına itibar edildiğini,
2.Davacının, sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde ilk başlayan sigortalılık ilişkisinin dikkate alınması gerektiğini,
3.Davacının çalışmasının gerçeğe dayanmadığı iddia edilen yılların hizmet süresinden düşülmesi durumunda, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, Mahkemece davacının iptal edilen hizmet sürelerine rağmen, yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı hususunun araştırılmadığını ve bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.02.2007-14.11.2011 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinden bildirilen sigortalılık sürelerini iptal eden Kurum işleminin iptali ve kesilen aylıkların faizleriyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı harcın davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.