Hizmet tespitine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yeni hüküm olarak nitelendirilerek özel daireye temyiz incelemesi için gönderilmesi.
Özet: Davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin tarafların duruşmaya katılmaması nedeniyle davayı açılmamış sayma kararı, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilmediği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuş; ancak ilk derece mahkemesi, davacı vekilinin UYAP üzerinden duruşma gününü bildiğini iddia ederek direnme kararı vermiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise bu kararı yeni delillere dayalı yeni bir hüküm olarak nitelendirerek temyiz incelemesi için özel daireye göndermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/21 E., 2020/113 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ...İlkokulu ana sıfında 19 90... . ayında işe başladığını ve 5 yıl süre ile burada çalıştığını, takriben ... İlkokulu ana sınıfında 19 95... . ayından 20 02... . ayına kadar çalıştığını, 2002 yılında ... Anaokulu 01.09.2002 tarihinde göreve başlayıp 2011-2012 öğretim dönemine kadar burada çalıştığını, en son 2011-2012 öğretim döneminde ... ilkokulunda çalıştığını sonuç olarak 19 90... . ayından 20 06... . ayına kadar yine 20 07... . ayından 20 12... . ayına kadar Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar tarafından herhangi bir cevap dilekçesi verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.BOZMA VE BOZMADAN SONRA YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ...ilamda belirtilen gerekçelerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2020 tarihli kararı ile ilk kararda direnilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2025 tarihli kararı ile somut olayda, İlk Derece Mahkemesince tarafların 22.03.2017 tarihli duruşmaya gelmemeleri sebebiyle işlemden kaldırılan dosyanın üç ay içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Özel Dairece işlemden kaldırma kararının verildiği duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edilmemiş olması sebebiyle davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilmediğinin kabulü ile yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam olunması gerektiği belirtilerek bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada 07.12.2016 tarihli duruşma tutanağına ilişkin elektronik ortamdan Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile oluşturulan detaylı evrak işlem kütüğü bilgilerinin ekran görüntüsü alınmış ve önceki gerekçeye ilaveten evrak işlem kütüğünde kayıtlı bilgiler değerlendirilmek suretiyle davacı vekilinin 07.12.2016 tarihli duruşma tutanağını UYAP sistemi üzerinden 20.01.2017 tarihinde gördüğü ve yeni duruşma günü olan işlemden kaldırma kararı verilen 22.03.2017 tarihli duruşmayı duruşma gününden önce öğrendiği, buna rağmen duruşmaya katılmayıp mazeret de bildirmediği vurgulanmak suretiyle direnme kararı verilmiştir. Bu durumda Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili olarak bozmadan sonra toplanan yeni delillere ve buna bağlı olarak yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu açıktır. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye ait olup yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir, gerekçesi ile dosya Daireye gönderilmiştir. VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili;Temyizinde davalı vekili SGK'nın mazeret dilekçesi sunduğu ancak bunun duruşma zaptına geçmediği ve gerekçeli kararda da değinilmediğini, hizmet tespit davalarına bakmakla görevli mahkemesinin iş mahkemesi olduğunu oysa kararın Asliye Hukuk Mahkemesince verildiğini, davanın adli yardım talepli açıldığını ve bu talebinde kabul edildiğini bu nedenle gerekli giderlerin ödenekten karşılanması gerektiğinden açılmamış sayılması kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiş. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Hukuk Genel Kurul Kararı içeriğinde de belirtildiği şekilde 07.12.2016 tarihli duruşma tutanağına ilişkin elektronik ortamdan Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile oluşturulan detaylı evrak işlem kütüğü bilgilerinin ekran görüntüsü ile duruşma gününün öğrenilmesi nedeniyle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.