Sigortasız yaşlı bakımı hizmet tespiti davasında çalışma süresi uyuşmazlığına ilişkin istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı murisinin yanında 09.06.2005 – 09.11.2015 tarihleri arasında bakıcı olarak sigortasız çalıştığının tespitini talep etmiş; davalı ise sürekli ve bağımlı bir çalışma ilişkisi olmadığını, davacının hak düşürücü süre içinde olmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir; ilk derece mahkemesi davacının 20.08.2005 – 01.01.2015 tarihleri (belirli bir ameliyat dönemi hariç) arasında çalıştığına kısmen hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise tanık beyanları ve tüm delilleri değerlendirerek ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7912 E.  ,  2025/13350 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1804 E., 2025/246 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/936 E., 2021/745 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalının murisi olan ...’un bakımında 09.06.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren tek başına baktığını, ancak yaklaşık 7 yıl sonra murisin kalçası kırılınca iki bakıcı gerektiğini ve davacının saat 18:30 – 08:30 arasında geceleri çalıştığını, gündüzleri ise ...’nın baktığını, davacının yaklaşık 10... ay süreyle davalı murisinin evinde hizmet akdi ile ücretli ve sürekli olarak çalıştığını ve bu çalışmalarının sigortaya bildirilmediğini, muris ..., 02.10.2016 tarihinde 89 yaşında iken vefat ettiğinden yasal mirasçısı olarak davalıya husumet yöneltildiğini, davacının davalı murisi ...'un yanında 09.06.2005 tarihinden 09.11.2015 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının davalı miras bırakanı ...'un yanında sürekli çalışmasının olmadığını, murisin ölümünün son aylarına kadar kendi işlerini bizzat kendisinin gördüğünü, davacının murisin evinin alt katında son beş yıldan beri oturduğunu ve günün büyük bölümünü kendi evinde çocuklarıyla geçirdiğini, zaman zaman sadece kontrol için murisin yanına gelip gittiğini, davacının belirsiz aralıklarla geçici olarak ya da çağrı üzerine gelip murise yardımcı olduğunu, bu yardımların devamlı ücret, hizmet ve bağımlılık unsuru olmaksızın yapıldığını, konutun kapsamı ve muriste bulunan hastalıkların da devamlılık gerektirecek nitelik taşımadığını, davacının murisin evine gelip gittiği dönemlerde başka yerlerde de çalışması olduğunu, davacının bacaklarında ve kalçasında sağlık sorunları bulunduğundan iddia ettiği şekilde çalışmasının fiilen mümkün bulunmadığını, hatta davacının 2013 yılında kalça ameliyatı olduğunu ve bu dönemde 4-5 ay murisin yanına hiç uğramadığını, alt katta oturmasına rağmen murisin ölümünden bir buçuk yıl önce de murisin yanına uğramayı tamamen bıraktığını, murisin evine temizlik için ayda bir başka bir kişinin geldiğini, davacı okuma yazma bilmediğinden insülin iğneleri ile ilaç takibi ve tansiyon ölçüm işini sürekli olarak zemin katta bulunan hemşire Nimet Hanımın yaptığını, davacının çalışmasının devamlı ve ücret karşılığı olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalının murisi ...'un yanında 20.08.2005-01.01.2015 tarihleri (07.01.2013-17.04.2013 arası hariç) arasında çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kamu tanığı ... tarafından 2005 yılında askere gitmeden önce ve sonrasında davalının murisinin evine su götürdüğünde murisin gözleri görmediği için kapıyı davacının açtığını ve davacı tarafından murise bakıldığını bildiğinin beyan edilmiş olması ve tanığın 21.08.2005 tarihinde askere sevk edildiği, dosya kapsamında davacının bu tarihten önce çalıştığına dair delil bulunamadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince çalışma süresinin 20.08.2005 tarihinden itibaren başlatılmasının isabetli olduğu, davalı tanığı olan ve murisin damadı olan tanık ... 'in beyanından da davacının 2016 yılına kadar murise baktığının anlaşılması, yine tanık ... tarafından davacının 2016 yılına kadar çalıştığının beyan edilmiş olması, su dağıtım elemanı olarak çalışan kamu tanığı Yasin Kaşıkçı tarafından da 2010 yılından beri davacının davalının evinde çalıştığını bildiğinin beyan edilmiş olması, İlk Derece Mahkemesince davacının ameliyat nedeni ile çalışmadığı sürenin dikkate alınması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; ilk bilirkişi tarafından davanın ispatlanamadığının bildirildiğini, daha sonra rapor düzenleyen bilirkişinin ise sadece tanık beyanlarını esas aldığını, bilirkişi raporunun varsayımlara ve tahminlere dayandığını, hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatının gerektiğini, dosyadaki tanık anlatımlarının çalışma olgusunun ispatı yönünden yeterli olmadığını, davacının hangi saatler arasında çalıştığını, haftanın hangi günleri çalıştığını, ne kadar ücret karşılığı bu çalışmasının olduğunun belirlenemediğini, tanık beyanlarına göre bile davacı ile muris arasında hizmet akdinin oluşmadığının anlaşıldığını, davanın ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, yargılama esnasında dinlenen tanıkların ifadelerinden davacının davalı murisi yanında kesintisiz olarak çalıştığı sonucunun çıkmadığını, bu açıdan bakıldığında davacı iddalarının net ve ihtilafa mahal bırakmayacak bir şekilde ispatlandığının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Eldeki davada, davacının davaya ait evin alt katında oturduğu, ihtiyaç olduğunda çağrıldığı, davacının aynı zamanda kendi ev işleri ve ailesi ile ilgilendiği, aile yaşamı ile iş yaşamının iç içe geçtiği anlaşılmakla, davacıdan gün içinde murisin hangi işlerini gördüğü, bu iş için ne kadar zaman harcadığı sorulup tanıkların da bu hususta beyanları alınmak suretiyle kısmi süreli çalışma olup olmadığı araştırılmalı, kısmi süreli çalışma söz konusu ise 7.5 saatlik çalışmanın 1 güne karşılık geldiği dikkate alınarak ayda kaç gün çalıştığı belirlenmeli, davacının çalışmaları hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulup deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.