Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın yayaya çarpması sonucu oluşan yaralanmanın trafik kazası mı yoksa kasıtlı eylem mi olduğuna dair temyiz incelemesi.
Özet: Yüksek mahkeme, sigortalı bir aracın yaya çarpması sonucu meydana gelen yaralanmaya ilişkin bir tazminat davasını temyiz incelemesine almıştır; bu davada davacı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında tazminat talep ederken, davalı sigorta şirketi olayın bir trafik kazası değil, kasıtlı bir tartışma ve arbede sonucu meydana gelen kasıtlı yaralama olduğunu, dolayısıyla poliçe teminatı dışında kaldığını savunmaktadır, alt hakem heyetleri ise aracın işletme halinde olması nedeniyle teminat kapsamında olduğuna hükmetmiş olsa da, yüksek mahkeme davacının yaralanmasının trafik kazası mı yoksa kavgaya bağlı mı olduğunun ceza yargılaması sonucunda kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/9328 E.  ,  2025/15406 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/926 E., 2024/926 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-51491
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/237419
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 07.06.2022 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 50,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 520.909,45 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın trafik kazası olarak nitelendirilmeyeceğini, olayın tartışma ve arbede sonucu oluştuğunu, bu nedenle her bir kişinin olaydan kendi kusurlarına göre sorumlu olduğunu, davaya konu olayda kasten yaralama suçunun olduğunu, bu nedenle hakemce dosyada el çekme kararı verilmesi gerektiğini, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, adli rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın sigortalı aracın davacı yayaya kasten çarpması şeklinde meydana geldiği, olayda sigortalı aracın işletilme halinde olduğu, bu durumun poliçe teminatı dahilinde kabul edilmesi gerektiği; davacı tarafından sunulan 18.08.2023 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının davaya konu trafik kazasından dolayı %7 oranında sürekli malul kaldığı, sigortalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu, hesaplamanın %100 kusur üzerinden yapıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, toplam 520.909,45 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olayın trafik kazası olarak nitelendirilmeyeceğini, olayın tartışma ve arbede sonucu oluştuğunu, bu nedenle her bir kişinin olaydan kendi kusurlarına göre sorumlu olduğunu, davaya konu olayda kasten yaralama suçunun olduğunu, bu nedenle hakemce dosyada el çekme kararı verilmesi gerektiğini, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, geçici taleplerin reddi gerektiğini, uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, adli rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının, sigortalı araç sürücüsünün ve dava dışı kişilerin de aralarında bulunduğu bir grup arasında olay günü sözlü tartışma ile başlayan arbede yaşandığı, devamında sigortalı aracın camının kırıldığı, davacının yüz bölgesinde cam kırıklarından kaynaklı yaralanmanın olduğu, taraflar arasında kasten yaralama, basit yaralama ve mala zarar verme suçlarından ceza davası görüldüğü anlaşılmaktadır.
Şu halde, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu, kasıtla ya da taksirle yaralama eyleminin ceza yargılaması sonucu kesinleşecek olması, davacının yaralanmasının trafik kazası sonucu mu yoksa kavgaya bağlı mı oluştuğunun detaylı araştırma gerektirmesi hususları dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, temyiz nedenine ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.