Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazası sonucu yaralanan yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, kusur oranına ilişkin çelişkili bilirkişi raporları ve itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan yayanın davalı sigorta şirketinden talep ettiği tazminat davasında, ilk bilirkişi raporuyla yayanın %100 kusurlu bulunarak davanın reddedilmesine rağmen, itiraz üzerine alınan yeni bir bilirkişi raporunda sürücünün %25, yayanın %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek tazminata hükmedilmesi kararı sonrası, davalı sigorta şirketinin bu kararı temyiz etmesiyle, özellikle kusur oranlarının tespiti ve hesaplama yöntemlerindeki çelişkili bilirkişi raporları ekseninde temyiz incelemesinin yapıldığını göstermektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/237-2024/238SAYISI : 2024/İHK-6875SAYISI : K-2024/7220 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.06.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya konumundaki müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.03.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 255.314,73 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve sigortalı araç sürücünün kusur oranı ile sorumlu olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem heyetince kusur tespitine yönelik alınan 27.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davacı yayanın %100 oranında kusurlu bulunduğunun ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur yönünden alınan 19.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacı yayanın %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, davacının %8 oranındaki maluliyeti ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 255.314,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:a.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.Dosya içeriğinden; davaya konu 17.06.2019 tarihli kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan 27.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının, davacı yayanın kavşak ve yaya geçidi olmayan yolda araca ilk geçiş hakkını vermeden kontrosüz şekilde karşıya geçmeye çalışması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte İtiraz Hakem Heyetince itibar edilen 19.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün tek yönlü dar sokakta dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak düşük hızına rağmen fren tedbirini almakta geç kalması ve etkili klakson uyarısında bulunmaması nedeniyle %25 oranında tali kusurlu, 8 yaşındaki davacı yayanın da yaya geçidi bulunmayan bir yerde kontrolsüz bir şekilde taşıt yoluna girmesi ve taşıta geçiş hakkı vermemesi nedeniyle %75 oranında asli kusurlu bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca hükme esas alınan bilirkişi raporuna neden itibar edildiği, çelişki bulunan önceki raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır.Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle 27.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile hükme esas alınan 19.02.2024 tarihli bilirkişi raporu arasında oluşan çelişkiyi giderecek nitelikte seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.b.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamı, maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Bu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Kahramanmaraş ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 04.03.2022 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre %8 olduğu rapor edilmiştir. Hakem heyetince işbu raporda belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaba itibar edilerek karar verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK 2 ve EK.3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (...) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20'nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içindeki bilirkişi raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu Yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapora göre hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile eklerine göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.