10. Hukuk Dairesinin, 6111 sayılı Kanun uyarınca sigortalılık tespiti ve yaşlılık aylığı talebinin Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemleri sonucu reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının Sosyal Güvenlik Kurumunun 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı borçlanma ve ihya işlemlerini hatalı değerlendirmesi sonucu emeklilik hakkını süresinde elde edemediği iddiasıyla, 02.05.2018 itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep etmesi; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın reddine karar vermesi üzerine, davacının kurumun hatalı işlemlerinin anayasal hakkını engellediği ve bilirkişi raporunun eksik olduğu gerekçeleriyle bu kararların bozulmasını istemesiyle ortaya çıkan bir uyuşmazlığı ele almaktadır.
10. Hukuk Dairesi         2025/2824 E.  ,  2025/15255 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/137 E., 2024/158 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/183 E., 2024/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.04.2011 tarihinde ... SGK İl Müdürlüğü vermiş olduğu dilekçe ile sigortalık süresinin tespitini talep ettiği, davacının dilekçesinin sonuçlandırılmaması nedeniyle emeklilik hakkını süresinde elde edemediği, mağdur edildiği, mağduriyetinin giderilmesi için sorumlular hakkında şikayetçi olduğunu, ... 2 Asliye Ceza Mahkemesinde 2020/376 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, emeklilik sürecine ilişkin yapmış olduğu başvurunun halen sonuçlandırılmadığı, ... Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili ve görevlilerinin hukuki sorumluluğu halen devam etmekle birlikte davacının ... İş Mahkemesi 2017/642 Esas, 2018/210 Karar sayılı dosyası ile açmış olduğu davasında bilirkişi raporunda 6111 sayılı Kanun'dan yaralanma hakkının hatalı olarak Kurum tarafından kabul edilmediği, ihya talebinin kabul edilerek yeniden ihya planı hazırlanması gerektiği, ancak Kurumun yeniden oluşturduğu ihya planında 5639 günlük sigortalılık süresini borçlandırdığı oysa davacının 08.04.2011 yılındaki 6111 sayılı Kanun'a göre yaptığı yapılandırma talebine ilişkin ihya planına kabul edilmesi halinde 2819 gün olan borç tutarının 11.748,16 TL olduğu, Kurumun hatalı işlemi geçerli kabul etmemesi gerektiği, davacının yaşlılık aylığı için talep tarihi olan 21.07.2017 tarihinde 49 yaş şartını doldurmakla, 5300 prim gün sayısının bulunması şartlarını yerine getirmediğinden 01.08.2017 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlamasına yönelik talebin yerinde olmadığı, aylık bağlanmasına ilişkin bu şartları yerine getirerek yeniden talepte bulunması gerektiği görüşüne yer verildiği, bunun üzerine Kuruma yeniden müracaatta bulunulduğu; Kuruma yapılan başvuruda 08.04.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun'dan yararlanma talebine uygun olarak davacının 2819 gün karşılığı 11.748,16 TL şartı prim borcunun ödenerek, eksik gün kısmının da isteğe bağlı sigortalılık primi olarak ödenmesi şeklinde 02.05.2018 tarihinde tahsis talep ve beyan taahhüt dilekçesi verildiği, davalı Kurum tarafından talebin reddedildiği, 02.05.2018 tarihi itibariyle emeklilik aylığı almaya hak kazandığının tespiti talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili;
1.Eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu,
2.Müvekkilinin Anayasal Hakkı olan 6111 sayılı Kanun'la var olan hakkının davalı Kurum tarafından sırf üzerindeki kusurlu durumu ortadan kaldırmak için usulen kurulan komisyon ile davacı müvekkilinin elinden alınamayacağını,
3.Davalı Kurum tarafından da kabul edilen hatayı yapan memurun da komisyonda olmasının ayrı bir hata olduğunu, 02.05.2018 müracaat tarihi itibariyle emeklilik şartlarını yerine getirmiş olan müvekkilinin bunun haricinde Kurumdan herhangi bir talebinin olmasının söz konusu olmadığını,
4.Davalı Kurumun, davacı müvekkiline karşı hatalı bir işlem yaptığını, davalı Kurumun bu hatalı işleminin Mahkeme kararı ile de sabit olduğunu belirterek ... İş Mahkemesinin 2023/183 Esas, 2024/189 Karar sayılı, 03.10.2024 tarihli ilamı ile davacı müvekkil aleyhine usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın, dilekçesinde belirttiği tüm itirazları, istinaf nedenleri, davalı Kurumun müvekkiline karşı hatalı iş ve işlemlerinin yargı kararları ile sabit olması da dikkate alınarak, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tahsis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.