Belediyeye ait jeolojik sakıncalı alandaki taşınmazın davalı tarafından fiili müdahale olmaksızın kullanılamaz hale getirildiği iddiasıyla açılan tazminat ve tescil davasının reddine ilişkin kararın onanması.
Özet: Bir belediyenin, jeolojik olarak sakıncalı alanda bulunan taşınmazının bir şirket tarafından yapılan kazı ve yol yapımı sonucu kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla, taşınmaz bedelinin tazminat olarak ödenmesi ve tapusunun şirket adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davalının taşınmaza fiili müdahalesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine, temyiz mahkemesi de davacı tarafın tüm itirazlarını yerinde görmeyerek usul ve kanuna uygun bulunan önceki kararları onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3477 E., 2021/3208 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/983 E., 2021/393 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Belediye adına kayıtlı .., .. Mahallesi, 1 pafta, 6756 parselde kayıtlı 200, 00... 'lik taşınmazın davalı tarafça kullanılamaz hale getirildiğini, taşınmaz üzerinden yol geçirildiğini, taşınmazın jeolojik sakıncalı alanlar gösteriminde kaldığını, 1/25000 ölçekli .. Büyükşehir bütünü çevre düzeni planına göre jeolojik ve jeoteknik etüt raporları sonucunda jeolojik sakıncalı alan olarak tespit edilen kesin yapı yasağı getirilmiş alanlar içinde olduğunu, davalı yanın kazıları sonrasında doğal karakteri korunacak alanda yer alan taşınmazın jeolojik yapısının bozulduğunu, heyelanlar sebebi ile jeolojik sakıncalı alan haline gelen taşınmaz sahiplerinin mülkiyet hakkını kullanamadıklarını, doğal bir olaya dayanmayan taşınmazların yok oluşuna neden olan davalının tazminat yükümlülüğü olduğunu, taşınmazın eski hale dönüştürülmesinin çok zor olduğunu, zemin bedelinin üzerinde bir bedele mal olacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kullanılamaz hale gelen taşınmazın bedeli için şimdilik 10.000,00 TL tazminatın taraflarına ödenmesini, dava konusu taşınmazın belediye adına tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza yönelik bir müdahalelelerinin ve el atmalarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça her ne kadar dava konusu .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, 6756 parselde kayıtlı 200.00 m² alanlı “Arsa” vasfında taşınmazın davalı tarafça hafriyat yapılmak ve yol geçirilmek suretiyle kullanılamaz hale getirildiği iddiasıyla dava açılmışsa da toplanan deliller ve yerinde yapılan keşiften taşınmazın davalı tarafça tel örgü ile çevrilerek kullanılmakta olan alanın dışında kaldığı ve davalının taşınmaza yönelik herhangi bir fiili müdahalesinin olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; raporda bilirkişilerce hiçbir yasal dayanak olmadan taşınmazın doğal dokusu bozulmayan alanda kaldığının tespit edilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, .. tarafından kamulaştırmasına karar verilen parsellere ilişkin emsal mahkeme kararları ve takbis uydu fotoğraflarından görüleceği üzere parselin çite oldukça yakın olduğu gibi yerleşime yakın olmayan alan içinde olduğunu, çevresel dengeyi bozan ve tüm doğal yapıyı yok eden, davalı yanın eylemi sebebiyle kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, el atılmayan kısımlar için plan bütünlüğü kapsamında bu davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının tapuda adına kayıtlı taşınmazına davalının haksız olarak el attığı iddiasıyla açılan davada taşınmaz bedelinin tazminat olarak ödenerek davacıya ait tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı adına tapuya tescili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.