Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasıyla açılan manevi tazminat davasında, "Ergenekon mahkumları, firavun, başbakan.." başlıklı köşe yazısının ifade özgürlüğü sınırları.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, 12.08.2013 tarihli bir gazetede yayımlanan ".. mahkumları, .., başbakan .." başlıklı köşe yazısının, özellikle "firavun" ifadesiyle davacıların kişilik haklarını ihlal ettiği ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı iddiasıyla açılan manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasına odaklanmaktadır; ilk derece mahkemesi bir davacı için kısmen tazminata hükmederken, bölge adliye mahkemesi, yazının güncel, kamu yararı odaklı ve eleştiri sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın tamamını reddetmiş, yüksek mahkeme de ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığını, yazının toplumsal olaylar karşısında kişi ve kurumların tutumlarına yönelik eleştirel nitelikte olduğunu belirterek bu kararı desteklemiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/13360 E.  ,  2025/15169 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/10 74... /1263 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİH : 09.10.2018
SAYISI : 2018/1 26... /941 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; .. .. Gazetesi'nde 12.08.2013 tarihinde yayınlanan ".. mahkumları, .., Başbakan .." başlıklı köşe yazısı nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını; yayın sahibi, eser sahibi, sorumlu müdür olan davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek her bir müvekkili için 25.000,00 TL olmak üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yazıda geçen ".." sözcüğünün ekonomide gücü elinde bulunduran anlamında kullanıldığını, davacılara yönelik doğrudan bir isnat olmadığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yazıda kullanılan söz ve ifadelerin davacı ....'nin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu, ifade özgürlüğü sınırlarının anılan davacı yönünden aşıldığı; yazı içeriğinde diğer davacı ...'u hedef alan bir ifade bulunmadığı, davalı ...'nun gazetenin yayın tarihinde sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacı .... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar .. Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd Şti, ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ....'ye verilmesine; davacı ... yönünden açılan davanın reddine; davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, hükmün Türkiye'de yayınlanan ulusal bir gazetede bir kereye mahsus olmak üzere yayınlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ..., ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Rek. Ltd. Şti ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazının güncel olduğu, kamu yararını amaçladığı ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadelere yer verilmediği, kamuoyu gündemini uzun süre meşgul eden toplumsal olaylar karşısında kişi ve kurumların aldığı tutum değerlendirilerek basının haber verme hakkı ve eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazının müvekkillerinin saygınlığına, şeref ve haysiyetine, mesleki itibarlarına zarar verici nitelikte olduğunu, hiç bir delile dayanmayan iddiaların ispatlanmış kabul edilerek kaleme alınmasının hukuka aykırı olduğunu; müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, manevi tazminat talepleri değerlendirilmekle beraber kararın yayınlanması talebinin değerlendirilmediğini, yazının toplumda müvekkilleri yönünden olumsuz olgu oluşturmayı hedeflediğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; .. .. Gazetesi'nde 12.08.2013 tarihinde yayınlanan "Ergenekon mahkumları, Firavun, Başbakan .." başlıklı yazı nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu köşe yazısında ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığının; toplumsal olaylar karşısında kişi ve kurumların aldığı tutuma ilişkin eleştiri yazısı niteliğinde olduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında yazıda geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, güncel ve ele alınmasında kamu yararı bulunan bir konunun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlığa yer verilerek kaleme alındığının, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.