Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda Yargıtayın bozma kararına direnen mahkemenin mahkumiyet hükmü temyiz başvurularına rağmen Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onandı.
Özet: Bir ağır ceza mahkemesinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verdiği mahkumiyet kararının, Yargıtayın bozma kararına rağmen ilk derece mahkemesince direnilerek tekrar hüküm kurulması ve bu direnme kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından da doğru bulunarak dosyanın temyiz incelemesi için daireye gönderilmesi üzerine, sanık müdafiinin beraat talebi ile katılan bakanlık vekilinin ceza artırımı ve vekalet ücreti talepleri, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, toplanan delillerle sanığın eyleminin sabit olduğu ve hükmün hukuka aykırılık içermediği gerekçesiyle oybirliğiyle reddedilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2021/201 K.SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarıHÜKÜM : Direnme (Mahkumiyet)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine yönelik kararının bozulmasına dair Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ilamına karşı İlk Derece Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.2. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.09.2025 tarihli ve 2023/9-409 Esas, 2025/341 Karar sayılı ilamı ile direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve uygulamanın denetlenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, katılan mağdurenin beyanlarının soyut ve tutarsız olduğuna, rapora göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-2. cümlesince hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, ses kaydında katılan mağdurenin gerçekleri anlattığına, sanık ile katılan mağdurenin babası arasında husumet bulunduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.