Yaşlılık aylığı bağlama oranı ihtilafından doğan eksik ödeme farkı ile yasal faiz talepli alacak davasının Yargıtaydaki temyiz süreci.
Özet: Yaşlılık aylığı alan davacının, 1990-2013 yılları arasında aylık bağlama oranının hatalı (%60 yerine %67,90 olması gerektiği) hesaplandığı iddiasıyla eksik ödenen farkların yasal faiziyle tahsili talebine karşılık, mahkeme ve istinaf mahkemesi, bilirkişi raporunda belirtilen düzeltilmiş orana rağmen, 1997 sonrası için önemli bir fark tespit etmeyerek, yalnızca 1997 öncesine ait 32,31 TL fark ve işlemiş faiziyle birlikte talebi kısmen kabul edip, fazlaya ilişkin istemi reddetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2024/14705 E.  ,  2025/15667 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1298 E., 2024/1370 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/142 E., 2022/107 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüyle duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.03.1990 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine karşılık 2...7 tahsis no % 60 aylık bağlama oranı ile yaşlılık aylığı tahsis edildiği, 2012 yılında yapılan müracaat üzerine yapıları incelemede aylık bağlama oranının düzeltilerek % 67,90 olması gerektiğinin tespiti ile 2013 yılından itibaren % 67,90 üzerinden aylık bağlandığı, ancak 1990 - 2013 yılları arasında eksik olarak yapılan ödemeler ile bunlara ilişkin faizin ödenmediği iddiasıyla ödenmesi gereken aylık ile yapılmış ödemeler arasındaki farkların ödenmesi gereken tarihlerden geçerli olarak işlemiş yasal faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hukuki yararının bulunmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacının fark ödemesine ilişkin hakkını saklı tutmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, Kurumun dava açılmasına neden olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla sigorta işlem dosyası kayıtlarına göre davacıya 12.03.1990 tarihinde sunduğu yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 15.03.1990 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis edildiği, bu tahsis için 7564 prim ödeme gün sayısı ve % 60 oranında aylık bağlama oranının esas alındığı, davacının istemi üzerine 07.02.2013 tarihli aylık düzeltme kararında ise 7564 prim ödeme gün sayısı ile % 67,90 oranında aylık bağlama oranının esas alındığı görüldüğü, uyuşmazlığın hizmet süresi itibari ile esas alınacak aylık bağlama oranı ve bu orana ilişkin diğer parametrelerin belirlenmesinden kaynaklandığı, bilirkişi tarafından davacının aylık kazanç ortalamasına göre üst gösterge tablosundan göstergesinin 11225 olarak belirlenmesi gerektiği, üst gösterge tablosuna göre aylık bağlama oranının % 57,90 olduğu, davacının 5000 günü aşan 2564 günlük hizmetine karşılık olarak aylık bağlama oranına % 10 ilave yapılması gerektiği, bu halde aylık bağlama oranının % 67,90 olarak esas alınması gerektiği bildirildiği, bu parametrelere ilişkin değerlendirmenin ve % 67,90 oranındaki aylık bağlama oranının sigorta işlem dosyasına ve yasal mevzuata uygun olduğu kanaati oluştuğu, bu halde davacıya ödenen aylık miktarlarının ve % 67,90 oranı esas alınarak bağlanması gereken aylık miktarlarının kıyaslanarak iddianın değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından Kurum kayıtları esas alınarak ödendiği belirtilen aylık miktarları ve % 67,90 oranına göre bağlanması ve güncellenmesi gereken aylık miktarları açık bir hesap ile dosyaya bildirildiği, hesaba göre 1997 yılı Ocak ayından itibaren yapılan ödemeler ile esas alınması gereken kayıtlar itibari ile ödenmesi gereken aylıklar arasında farklılık bulunmadığı tespit olunduğu, 1997 yılı öncesine ilişkin ise Kurumun aylık ödemesi olarak bildirdiği ve davacı tarafça aksi yönde herhangi bir kaydın sunulmadığı, aylıklar yönünden 32,31 TL fark ödemesi bulunduğu tespit olunduğu, bilirkişi dosya kapsamına ve sigorta işlem dosyasına uygun ve mevzuata aykırı olmayan raporu kapsamında tespit olunan fark aylık miktarının ve dava tarihine kadar işlemiş faizinin davalı Kurumdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, fark aylıklara istinaden 32,31 TL ile dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 549,66 TL olmak üzere toplam 581,97 TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı Kurumun aylık bağlama oranının % 60'a göre hesaplandığı ancak % 67 aylık bağlama oranına göre hesaplanması ve ödenmesi gereken fark aylıklarının Kurum tarafından ödenmediği, bilirkişinin uzmanlık alanının dava konusu hususlardaki tespitleri yapmaya yeterli olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek davacının fark aylık alacaklarına ilişkin haklarını saklı tutmadığı, davaya konu faiz alacağının belirlenmesinde de 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca aylık bağlanmak üzere Kuruma verilmiş 3 aylık süre göz önüne alındığında davacının Kurumdan her hangi bir faiz talep etmeye hakkının bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı yeniden hesaplanarak fark aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.