Belediye ve avukat arasındaki vekalet ücreti sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi ile menfi tespit ve istirdat davasının Yargıtayca vekalet ücreti hesabındaki hata düzeltilerek onanması.
Özet: Belediye ile vekil avukat arasındaki vekalet ücreti sözleşmesinden kaynaklanan, belediyenin avukatın başlattığı icra takibindeki borçlu olmadığının tespiti ve fazladan tahsil edilen ücretlerin iadesi talepli menfi tespit ve istirdat davasında, yerel mahkeme kararı kısmen kabul edilmiş, tarafların temyizi üzerine Yargıtay, yerel mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmeye ve bilirkişi raporuna uygun bulduğu kararın büyük kısmını onarken, reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı avukat lehine vekalet ücreti hesaplanması gerektiği halde yanlış hesaplama yapıldığını tespit ederek, kararı yeniden yargılamaya gerek kalmadan düzelterek onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/2526 E.  ,  2025/5951 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2013/426 E., 2015/698 K.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından 14.05.2013 tarihinde müvekkili Belediye aleyhine 96.255,52 TL bedelli icra takibi yapıldığını, süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, takip dayanağının müvekkili Belediye ile davalı arasında yapılan vekalet ücreti sözleşmesine istinaden kesilen faturalar olduğunu, faturaların gerçeği yansıtmadığını, yapılan sözleşme gereği vekalet ücretinin takip edilen davanını niteliğine göre AAÜT'ne göre belirlenecek nispi veya maktu ücretin %50 fazlası kararlaştırılmasına rağmen davalının kötü niyetli olarak faturaların tümünü nispi vekalet ücreti ve %50 den fazlası olarak kestiğini belirterek, müvekkili Belediyenin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, cebri icra yoluyla alınan 20.231,43 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; faturalardaki vekalet ücretinin davanın niteliğine göre belirlenen vekalet ücreti olduğunu, alınacak vekalet ücretinin davanın sonucuna göre belirlenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davacı Belediyenin 19.251,104 TL borçlu olmadığının tespitine, takibe 77.004,416 TL üzerinden devamına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; Mahkeme ilamında icra takip dosyası ile müvekkili Belediye aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkili Belediyenin 19.251,104 TL borçlu olmadığının tespitine şeklinde hüküm kurulmuşsa da, yargılama esnasında davanın istirdat davasına dönüştüğünden karar metninin sadece tespite ilişkin hükmün yeterli olmayacağı ve bu meblağın müvekkil idareye iadesine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından sözleşmeye istinaden vekillik ettiği dava dosyalarında vekalet ücretlerine ilişkin fazla fatura kesildiğini, davaların kabul ve ret oranına bakılmaksızın total dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; bilirkişi raporunda belirtilen ve stopaj olarak adlandırılan 19.251,104 TL'nin bir vergi olmadığını, bu bedelin serbest meslek makbuzunun ödenmesi sırasında ödemeden mahsup edilmek ve vergi dairesine müvekkil davalı adına verilecek stopaj beyannamesi ile vergi dairesine ödenmesi ve vergi dairesinden de müvekkili davalıya ödenmesi gereken bir bedel olduğunu, davacı Belediyenin stopaj beyannamesinin verildiğine ilişkin dosyaya bir bilgi ya da belge sunmadığını, yine müvekkili adına mal müdürlüğüne ödendiğine ilişkin de bir belge sunulmadığını, bu bedelin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, reddedilen miktar üzerinden belirlenen 8.5860,35 TL vekalet ücretinin davacı Belediyeden alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan vekalet ücreti sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan 31.08.2009 tarihli avukatlık sözleşmesine göre avukatlık ücret tarifesinde belirtilen ve davanın niteliğine göre maktu veya nispi olarak takdir olunan ücretin %50 fazlasının işin tevdiinden itibaren en geç 1 ay içinde makbuz karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davacı tarafça yapılan ödemenin infaz aşamasında icra müdürülüğünce dikkate alınacak husus olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Mahkemece reddedilen 77.004,41 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 3. kısmına göre davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı yararına yanlış hesaplama yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Mahkemenin 30.11.2015 tarihli hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "'...Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.5860,35 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine, "'...Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.560,32 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.