Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığına usulüne uygun tebligat yapılmadığından kesinleşmeyen mahkumiyet kararına yönelik kanun yararına bozma istemini reddetti.
Özet: Yargıtay, bir sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararının, temyiz hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığına usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediğini tespit ederek, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceğine hükmetmiştir. Bu sebeple, sanığın farklı zamanlardaki eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının incelenmesi gerektiği yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2011/102 E., 2011/528 K.SUÇTAN ZARAR GÖREN: Tarım ve Orman Bakanlığı (Kapatılan ...)SUÇ: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve AlkolPiyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefetİNCELEME KONUSU KARAR: İzmir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli ve 2011/102 E. 2011/528 K. sayılı mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2011 tarihli ve 2011/102 Esas, 2011/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 20,00 TL den olmak üzere 100,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 28.07.2011 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. fıkrası uyarınca 10.01.2024 tarihli ve ...-105-35-20625-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9414 sayılı, Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9414 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, incelemeye konu İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2011 tarihli ve 2011/102 Esas, 2011/528 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 20.10.2010 olduğu, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2011 tarihli ve 2010/907 Esas, 2011/352 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 04.10.2010, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2011 tarihli ve 2010/984 Esas, 2011/436 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 21.10.2010, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2011 tarihli ve 2010/876 Esas, 2011/272 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 01 10 2010, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2011 tarihli ve 2011/48 Esas, 2011/553 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 17.10.2010, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2011 tarihli ve 2010/908 Esas, 2011/353 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 01.10.2010, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2011 tarihli ve 2011/18 Esas, 2011/498 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 25.10.2010 olduğu anlaşılmakla,Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2015/27037 Esas, 2019/37650 Karar sayılı "...Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç ve iddianame düzenleme tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyaların aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK'nun 43.maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen dosyalarla kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ve bozulması halinde bu dosyalar yönünden de birleştirme kararı verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,..." şeklindeki bozma ilâmı nazara alındığında; davalara konu eylemlerin suç tarihlerinin zaman aralığı itibariyle yakın olması karşısında, sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket edip etmediğinin, dolayısıyla hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1.Sanığa atılı eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın kaçak sigara olması yönüyle 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunu'nun 8/4. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturduğu, anılan Kanun uyarınca temyiz hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığına temyiz incelemesine konu gerekçeli kararların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı anlaşılmakla, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır.2.5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyalarının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.