Bakanlıkça yurt dışına gönderilen bursiyerin eğitim borcu davası, 7440 sayılı Kanun ile borcun yapılandırılması sonucu konusuz kaldığına dair karar ve istinaf başvurusu.
Özet: Davacı bakanlık tarafından, yurt dışında doktora eğitimi gören asıl borçlunun eğitim sonrası yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine açılan alacak davasında, davalı tarafın borcu 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinin davacı bakanlıkça onaylanması ve davalının yapılandırma yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi davanın konusuz kaldığına hükmetmiş; bu karara hem davacı vekili hem de katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
3. Hukuk Dairesi         2025/2985 E.  ,  2025/6479 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/603 E., 2025/1048 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/137 E., 2024/585 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ...'in 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun (1416 sayılı Kanun) kapsamında, müvekkili Bakanlık hesabına ve ............. adına doktora öğrenimi görmek üzere İngiltere'ye gönderildiğini, davalı ...'in.............. Noterliğinin 11.07.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhütnamesini imzaladığını, diğere davalı kefillerin de.............Noterliğinin 17.07.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı kefalet senedini imzaladıklarını, davalı ...'in doktora öğrenimini 14.08.2022 tarihinde tamamlaması üzerine kendisine verilen yasal süre içerisinde adına öğrenim gördüğü kurumdan görev talebinde bulunmak üzere müvekkili Bakanlıktan mezuniyet durum belgesi talebinde bulunmadığından, davalı ...'in öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine karar verildiğini ve hakkında borç takibatına başlanıldığını, davalı ...'in ............ üzerinden yaptığı ödeme teklifinin müteselsil kefilli borç senedi alınması kaydıyla müvekkili Bakanlığın 05.07.20 23... .08.2023 tarihli yazısı ile kabulünün uygun görüldüğünü, ancak kefalet senetlerinin müvekkili Bakanlığa ulaşmadığını ve gönderilen taahhüt senedine uygun ödeme yapılmadığının anlaşıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 110.642,97 Sterlin, 1.486,50 USD ve 750,20 TL alacağın her bir ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı asıl borçlu ve kefillerden (kefillerin her birinin sorumlu olduğu miktar itibarıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; müvekkilinin en son 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (7440 sayılı Kanun) dayanarak borcun yapılandırması talebinde bulunduğunu, bu talebin 16.08.2023 tarihli işlem ile onaylandığını ve REBUS sistemine kaydedildiğini, ödeme yapmak için onaylanmış ödeme planının tarafına tebliğ edilmesini bekleyen müvekkilinin bunun yerine dava açıldığı haberini aldığını, eski tarihli bir senede dayanarak dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; borç yapılandırıldığından kefaletnamenin Sivas 2. Noterliğinin 04.07.2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı kefalet senediyle geçersiz hale geldiğini ve feshedildiğini, işbu kefalet senediyle müteselsil kefillerin değiştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Bakanlık tarafından dosyaya sunulan 06.08.2024 havale tarihli beyan dilekçesiyle; davaya konu borca ilişkin olarak davalının 7440 sayılı Kanundan yararlanma talebini dilekçe ile Bakanlığa bildirdiği, başvuruya istinaden 7440 sayılı Kanunun 10/28 maddesinin; "Hesaplanan borç tutarı, ilgilinin durumu ve ödenmesi gereken meblağ dikkate alınarak yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınması kaydıyla azami beş yıla kadar taksitlendirilebilir." hükmüne göre yerine getirilmesi gereken yasal edimlerin yazı ile bildirilmesini takiben, davalı bursiyer tarafından dilekçe ile ödeme planı düzenlenerek müvekkili Bakanlığa gönderildiği, 7440 sayılı Kanunun yapılandırma hükümlerinden yararlanmanın kanuni yükümlülükleri olan taahhüt ve kefalet senedi düzenlemesi gerektiğinin davalıya bildirildiği, davalının 7440 sayılı Kanunun yükümlülüklerini yerine getirdiğinin anlaşıldığı beyanı ile davanın konusuz kaldığının bildirildiği, davalı ...'in yeni bir yüklenme senedi tanzim edip davacı Bakanlığa göndererek 14.08.2023 tarihinde borç yapılandırması talebinde bulunduğu, bu talebinin de davacı Bakanlığın 16.08.2023 tarihli ve 81585389 sayılı işlemi ile onaylandığı ve ................sistemine de kaydedildiği dikkate alındığında, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve davalının yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı bursiyer ... tarafından 22.06.20 23... .08.2023 tarihli dilekçeler ile 7740 sayılı Kanun kapsamında borcun yapılandırılması talebinde bulunulduğu ve davacı Bakanlıkça 16.08.2023 tarihli ve 81585389 sayılı işlem ile talep onaylanarak istemin REBUS sistemine kaydının gerçekleştirildiği, dava tarihinin 20.03.2024 olduğu, yapılandırma istemli dilekçenin ise önceki tarihe tekabül ettiği ve davanın açılmasından önce yapılandırma işlemine ilişkin prosedürün işlemeye başladığı, bu kapsamda davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı, dolayısıyla davalı asıl borçlu bursiyer ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin davacı Bakanlık üzerinde bırakılmasının yerinde bulunduğu, konusuz kalan dava hakkında davalı asıl borçlu bursiyer lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin yerinde olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı bursiyerin 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğunu ve 14.08.2023 tarihli dilekçe ile ödeme planı sunduğunu, ancak müvekkili Bakanlığın 16.08.2023 tarihli yazısıyla; taahhüt ve kefalet senetlerinin gönderilmesinin gerektiği, aksi taktirde yapılandırma talebinden vazgeçilmiş sayılacağının davacıya bildirildiğini, buna rağmen davalının senetleri süresinde içerisinde sunmadığını, bu nedenle müvekkili Bakanlığın borcun tahsili için dava açmaya mecbur bırakıldığını, davalı başvuru yaptıktan yaklaşık 14 ay sonra 09.07.2024 tarihinde ilgili senetleri sunduğundan davanın konusuz kalmasına neden olduğunu, müvekkili tarafından dava açılmaması halinde eski tarihli kefaletnamelerin hak düşürücü süreye uğrayacağını, son taksitin 15.06.2028 tarihli olduğu düşünülürse alacağın tahsil kabiliyetinin zayıflayacağını, böylece kamu zararının oluşacağını, sunması gereken senetleri ısrarla sunmayan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı doktora eğitimi amacıyla yapılan ödemelerin yükümlülüklere aykırı davranılması sebebiyle asıl borçlu ve kefillerden tahsili talebine ilişkindir.
Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede; davalının 7440 sayılı Kanundan yararlanma talebini dilekçe ile davacı Bakanlığa bildirdiği, ilgili Kanunun yapılandırma hükümlerinden yararlanmanın kanuni yükümlülükleri olan taahhüt ve kefalet senedi düzenlemesi gerektiğinin davalı bursiyer ...'e bildirildiği, davalı ... tarafından dilekçe ile ödeme planı düzenlenerek Bakanlığa gönderildiği ve 19.09.2023 tarihli taahhüt senedinin işleme alındığının anlaşıldığı, ancak davalı ...'den talep edilen kefalet senedinin dava tarihinden sonra davacı Bakanlığa sunulduğu dikkate alındığında, davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiği, dava tarihi itibarıyla davacı Bakanlığın eldeki davaya açmakta haklı olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılıp, ön inceleme duruşmasından önce konusuz kalan davada, davacı Bakanlık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı dikkate alınarak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanunun 370. maddesinin 2. ve 4. fıkraları uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ve gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendi tamamen çıkartılarak yerine "Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,", (3) numaralı bendinde yer alan "...kendi üzerinde bırakılmasına," ibaresinin çıkartılarak yerine "...davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,'', (4) numaralı bendi tamamen çıkartılarak yerine, "Davacı Bakanlık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 6/1 maddesi uyarınca tayin olunan 253.381,43 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün ve yukarıda açıklandığı üzere gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.