Nüfus kaydı değişikliği sonrası farklı sicil numaralarıyla gerçekleştirilen sigortalı hizmet sürelerinin birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkin temyiz.
Özet: Davacı, nüfus kayıtlarının iptali ve yeni kayıtla farklı isim ve doğum yılına sahip olmasına rağmen her iki kayıtta da sigortalı çalışmaları bulunduğunu belirterek, bu sürelerin birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanması talebinin SGK tarafından reddedilmesi üzerine dava açmış; ilk derece mahkemesi, davacının farklı kimlikteki çalışma sürelerinin kendisine ait olduğunu ve yaşlılık aylığına hak kazandığını tespit ederek talebi kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise yapılan detaylı kimlik araştırmaları, kolluk raporları ve bordro tanıklarının beyanlarıyla davacının iddia edilen diğer kimlikteki kişiyle aynı kişi olduğunu teyit ederek, ilk derece mahkemesi kararını onamış; davalı kurum ise temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2238 E., 2025/152 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat İş MahkemesiSAYISI : 2022/277 E., 2024/306 K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Elbistan ilçesi .... köyü Cilt 084 /3 Sayfa :38 Hane:54 de nüfus kayıtlı ... ...ve olma 30.07.1967 ... olan nüfus kaydının Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983 4/59 Esas ve 1984 /584 Karar numarasıyla iptal edildiğini ve ... olarak tescil edildiğini, ancak kaydın iptalinden önce ...sigorta sicil numaralı ... olarak sigortalı çalışmalarının bulunduğunu, ... olarak da çalışmalarının bulunduğunu, dolayısıyla her iki sigortalılık sürelerinin birleştirilmesini ve yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiğini, 13.08.2020 tarihli talebinin hukuka aykırı olarak davalı Kurumca 13.08.2020 tarihli yazıyla reddedildiğini, davacının sigorta sürelerinin birleştirilmesini ve yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili özetle; davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulüne,2-a-... sigorta sicil numaralı ....... oğlu, 1967 doğumlu ... olarak çalışılan sürelerin davacıya ait olduğunun tespiti ile davacının ... ve .... olarak çalıştığı sigorta sürelerinin birleştirilmesine, 2-b-Davacının birleştirilen sigorta süreleri itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile (13.08.2020) talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2020 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 3- 01.09.2020 tarihinden itibaren ödenmeyen birikmiş yaşlılık aylıklarının (her bir aylık bakımından ayrı ayrı olmak üzere) ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Mahkemece Kaldırma/Gönderme ilamı sonrasında; sigorta kaydında belirtilen kimlik bilgileri ile ... isimli bir başka kimsenin olup olmadığının tespiti araştırması yapıldığı, gerek nüfus kayıtları üzerinde yapılan araştırma gerekse kolluk araştırmaları neticesinde ... isimli bir şahsın tespit edilemediği, Nurhak İlçe Nüfus Müdürlüğünün 28.11.2022 tarihli yazı cevabı ve eklerinin ve Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/59 Esas ve 1984/584 Karar sayılı kararının incelenmesi neticesinde de, adı geçen şahsın esasında başka bir şahıs olmadığı, davacı ... ile ...'in esasında aynı kişi olduğu tespit edildiği, ...sigorta sicil numaralı ... ... oğlu, 1967 doğumlu ... olarak çalışılan sürelerin davacıya ait olup olmadığının tespiti bakımından ise aradan geçen zaman nazara alınarak tereddüte mahal verilmemesi adına davacı asilden çalışmanın geçtiği dönemlere ilişkin teşhise elverişli fotoğrafları istenilerek bordro tanıkları tespit edilmiş ve bordro tanıklarının birlikte çalıştıkları kişinin davacı olup olmadığının tespiti için bordro tanıkları dinlenmiş ve dinlenen tanıklardan ..., ... ve ... isimli şahısların davacıyı tanıdığı, anılan dönemlerde birlikte çalıştıklarını kabul ettikleri, aradan geçen zaman, işyerinin büyüklüğü nazara alındığında dinlenen tüm tanıkların davacıyı tanıması ve bilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu ve davacının çalışması bakımından tereddüt yaratan bir durum oluşturmadığı, davacıyı tanıyan ve çalıştığını bilen adı geçen bordro tanıklarının beyanlarına itibar edilerek .... sigorta sicil numaralı ... ... oğlu, 1967 doğumlu ... olarak çalışılan sürelerin davacıya ait olduğunun tespiti isteminin kabulü ile davacının ... ve ... olarak çalıştığı sigorta sürelerinin birleştirilmesine dair Mahkeme hükmü yerindedir. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili özetle;1.Davacının Kuruma herhangi bir başvurusunun olmadığını, bu sebeple davacının usulune uygun olmayan bir şekilde dava açmış olduğunu, ... sicil numaralı ... isimli sigortalının kendisinin olduğu yönündeki iddialar üzerine, müvekkili Kurumca yapılan Nüfus Müdürlüğü teyid yazışmaları sonucu ... sicil numaralı dosyada bulunan ... ... ve ...oğlu ...'in 6...6 T.C. Kimlik numaralı ... olduğunun tespit edilemediğini, Mahkemece, resmi makam nezdinde kesin sonuca varılamayan bir konuda, uzman bir bilirkişinin yapmış olduğu tespitin hükme esas alarak hüküm kurmanın kesinlikten uzak ve soyut kaldığını; kararın usul-yasa, hak-hakkaniyet ve Yargıtay’ın yerleşik kararlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık,.... sigorta sicil numaralı ... olarak çalışılan sürelerin davacıya ait olduğunun tespiti ile davacının ... ve ... olarak çalıştığı sigorta sürelerinin birleştirilmesi, davacının birleştirilen sigorta süreleri itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.