Boşanmış eşle fiilen birlikte yaşama iddiasıyla kesilen ölüm aylığı ve evlenme ödeneği nedeniyle kurumun borç çıkarma işleminin iptali talebinin reddine ilişkin temyiz başvurusunun onanması.
Özet: Davacının, babasından bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kurum tarafından kesilmesi, kendisine borç çıkarılması ve evlenme ödeneği talebinin reddedilmesi üzerine açtığı borçlu olunmadığının tespiti ve evlenme ödeneği davasında; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi davayı reddetmiş, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunarak onanmış, böylece davacının talepleri nihai olarak reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2275 E., 2025/159 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş MahkemesiSAYISI : 2020/91 E., 2022/287 K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara 5. Aile Mahkemesinin 2007/1008 Esas sayılı dosyasında çekişmeli şekilde boşandığını, davacının babasının 19.02.2016 tarihinde vefat ettiğini, davacının davalı Kuruma müracaat ederek ... babası üzerinden ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiğini ve Kurumun aylık bağladığını, daha sonra davacının 2019 yılında yaptığı evlilik sebebiyle evlenme ödeneği talep ettiğini, Kurumun bu talep üzerine başlattığı soruşturma sonucunda davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla aylığını kestiğini, davacıya 13.422,75 TL borç çıkarıldığını beyan ederek; davacının davalı Kuruma 13.422,75 TL asıl borç ve ferilerini borçlu olmadığının tespitine, fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL evlenme ödeneğinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemlerin Kurumun denetim elemanlarınca düzenlenen rapora dayandığını. bu itibarla işlemlerde bir hata bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin çekişmeli usul ile boşandığını, tüm kanun yolları tüketilerek 3 yıl gibi uzun süren bir yargılama sonucunda lehine maddi manevi tazminata hükmedilmek suretiyle boşanmalarına karar verildiğini, boşanma davası ve sonrasında müvekkilinin ayrı şehirlerde çalıştığını ve yaşadığını, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığının belgelerle sabit olduğunu, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, dosyadaki belgeler, dava dosyaları ve tanık beyanları değerlendirilmeden usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve Kuruma borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.