Turizm belgeli işletmenin su faturalarının 2634 sayılı Kanunun 16. maddesi kapsamında en düşük tarifeden tahsil edilmesi gerektiği iddiasıyla açılan alacak davası, özel ve genel norm çatışması.
Özet: Turizm belgeli bir otelin, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanununun 16. maddesi gereği su faturalarını en düşük tarifeden ödemesi gerekirken yüksek tarifeden ücretlendirildiği iddiasıyla açtığı fazla ödenen su bedellerinin iadesi davasında; davalı, 4736 sayılı Kanun ile indirimli tarife uygulamasının sona erdiğini savunmuş, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, turizm belgeli işletmelerin yalnızca elektrikte indirimli tarifeden faydalanabileceği, su için indirim uygulamasının mevcut olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı vekili ise 2634 sayılı Kanunun özel norm niteliğinde olması nedeniyle öncelikli uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/2195 E.  ,  2025/5871 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/344 E., 2025/319 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/565 E., 2021/613 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkilinin .............. Oteli işlettiğini ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen turizm işletme belgesinin bulunduğunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun (2634 sayılı Kanun) 16. maddesinde yer alan “Turizm belgeli yatırım ve işletmeler elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgedeki sanayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler.” düzenlemesine rağmen davalı tarafından otelin su faturalarındaki ücretlendirmenin en düşük tarife yerine en yüksek tarife üzerinden yapıldığını, yüksek tarife uygulanmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, fazla ödenen su bedellerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, 19.01.2002 tarihli ve 2465 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun (4736 sayılı Kanun) 1. maddesi gereğince 2634 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre yapılan ücretsiz ve indirimli tarife uygulamalarına son verildiğini, müvekkilince yapılan işlemlerin yönetmeliğe uygun olduğunu ve tarifeye uygun tahakkuk yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 12.04.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin eki kararında belirtildiği üzere turizm belgeli işletmelerin sadece elektrik abonesi olarak indirimli elektrik kullanabildikleri, ancak su ve gazın indirimli olarak kullanımının mümkün olmadığı, davacının su aboneliğinin 2634 sayılı Kanunun 16. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yasal mevzuat gereği su aboneleri için indirimli tarife uygulamasının bulunmadığı ve Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan ve emsal Yargıtay kararları incelemeden davanın reddine karar verildiğini, 2634 sayılı Kanunun 16. maddesine rağmen müvekkiline yüksek tarife üzerinden faturalandırma yapıldığını ve fazla bedel tahsil edildiğini, 2634 sayılı Kanunun özel norm niteliğinde olması nedeniyle 4736 sayılı Kanunda yer alan genel normun uygulama alanını özel norma bıraktığını, özel norm dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, turizm belgeli işletmenin su faturalarının 2634 sayılı Kanunun 16. maddesine aykırı şekilde fazladan tahakkuk ettirildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
2634 sayılı Kanunun 16. maddesi; "Turizm belgeli yatırım ve işletmeler elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgedeki sanayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler." hükmünü içermektedir.
Ne var ki, 19.01.2002 tarihli ve 24645 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4736 sayılı Kanunun 1. maddesinde; “Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun'a tabi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tabi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.
Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, toplu taşım hizmetlerinde malul, yaşlı, öğrenci ve basın kimlik kartı sahiplerine indirim uygulamaya yetkilidirler.
24.02.1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun, 03.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve 12.04.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ücretsiz veya indirimli tarife uygulanması ile ilgili hükümleri saklıdır.
Bakanlar Kurulu birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumları tespit etmeye yetkilidir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce üçüncü fıkrada belirtilen kanunlar dışında; kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, genelge ve benzeri düzenleyici işlemler ile diğer idari işlemlerle tesis edilmiş bulunan ücretsiz veya indirimli tarife uygulamalarına 31.12.2001 tarihinden itibaren son verilir." yönünde düzenleme yapılarak, 31.12.2001 tarihinden itibaren Kanunda sayılan istisnalar hariç indirimli tarife uygulamalarına son verilmiş ve muafiyetler konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.
Bunun üzerine, 23.05.2002 tarihli ve 24763 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12.04.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurul Kararı ile “Elektrik abonesi bazı kişi ve kuruluşların 08.01.2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf tutulması ve uygulama esaslarının düzenlenmesine ilişkin ekli Karar’ın yürürlüğe konulması” kararlaştırılmış, adı geçen Karar'ın 2. maddesinde, 4736 sayılı Kanunun 1. maddesinden muaf tutulacak kurum ve kuruluşlar belirtilmiş, (b) bendinde ise 2634 sayıl Kanunun 16. maddesi uyarınca turizm belgeli yatırım ve işletmelerin elektrik aboneliğinde indirimli tarifeden yararlanacağı kararlaştırılmıştır.
Bu kapsamda daha evvel, 2634 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca, turizm belgeli yatırım ve işletmelerin su aboneliklerine indirimli tarifeden yararlanacakları kararlaştırılmış iken, 4736 sayılı Kanunun 1. maddesi ile indirimli tarife uygulaması yürürlükten kaldırılmıştır. (Dairemizin 21.04.2022 tarihli ve 2021/9170 E., 2022/3934 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; derece mahkemelerinde aynı gerekçe ile davanın ve istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.