Hizmet tespiti ve prime esas kazanç talepli davada, işe başlama tarihi ile ücretin ispatı uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir satış temsilcisinin 20-27 Mayıs 2013 tarihleri arasındaki bildirilmeyen çalışmasının ve eksik yatırıldığı iddia edilen prim esas kazancının tespiti talebini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve bordro tanıklarının beyanlarına dayanarak davacının 20 Mayıs 2013ten itibaren belirli bir dönem çalıştığını ve prime esas kazancını mevcut bordrolara göre tespit etmiş, fazlaya ilişkin talepleri yazılı delil eksikliği nedeniyle reddetmiştir; davalı şirket ve feri müdahil kurum, erken işe başlama tarihini, tanık beyanlarının güvenilirliğini ve iddia edilen ücretin yazılı delille ispatlanması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7676 E.  ,  2025/13343 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1365 E., 2025/392 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/614 E., 2023/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20.05.2013-21.05.2014 tarihleri arasında davalı şirkette satış temsilcisi olarak kesintisiz biçimde çalıştığını ancak 27.05.2013 tarihinden önceki çalışmalarının bildirilmediğini ve primlerinin de eksik yatırıldığını ileri sürerek davacının anılan tarihler arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile özetle: davalı şirketin çok sayıda gıda firmasının distribütörü olduğunu ve bünyesinde yüzlerce işçi çalıştırdığını, davacının ve diğer işçilerin işe girişlerinin usulünce ve zamanında yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 20.05.20 13... .05.2013 tarihleri arasında aylık brüt 980,00 TL (tespit edilen yedi günlük süre yönünden 228,67 TL brüt ücret olmak üzere ) üzerinden hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin prime esas kazanç talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Dosya içeriğinden; davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinden 27.05.2013-31.01.2014 tarihleri arasında, yine davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinden ise 01.02.2014-21.05.2014 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildiriminde bulunulduğu, davacının işe başlama tarihinin 20.05.2013 olarak belirtildiği belirsiz süreli iş sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince dinlenilen bordro tanıklarının uyuşmazlık konusu dönemde davacının çalışma iddiasını doğrulamaları, dosyada bulunan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davacının iş yeri şahsi sicil dosyasındaki diğer belgeler, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında, davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı anlaşıldığından yazılı şekilde hüküm kurulmasında; ayrıca davacının tespitine karar verilen döneme ilişkin prime esas kazancının dosya kapsamında mevcut Mayıs/2013 dönemine ait ücret bordrolarındaki temel ücret esas alınarak belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Öte yandan, davacının aldığını iddia ettiği fazlaya ilişkin ücret miktarının kural olarak yazılı delillerle kanıtlanmasının gerekmesi, davacının ise iddiasını yazılı deliller ile kanıtlayamaması nedeniyle prime esas kazancının tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi de isabetli görüldüğünden yerinde bulunmayan istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının işe giriş tarihinin SGK Hizmet Dökümü ve yıllık izin mutabakat formundan da görüldüğü üzere 27.05.2013 olduğunu, davacının ödenmemiş priminin bulunmadığını ve iddialarını ispatlayacak kesin bir delil sunamadığını, davacı tanıklarının müvekkili firmaya karşı açtığı davaların bulunduğunu, bu nedenle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirsiz süreli iş sözleşmesinde işe başlama tarihinin 20.05.2013 olduğu belirtilmiş ise de, iş hayatında sözleşmenin imzalanmasından sonra işe başlamanın oldukça yaygın olduğunu, bu nedenle salt sözleşme tarihine dayanılarak işe başlama tarihinin belirlenemeyeceğini, prime esas kazanç tespiti yönünden ise; davacının talebi ve iddia ettiği ücret tutarı, HMK'da öngörülen sınırı aştığından yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, sadece tanık beyanlarına istinaden hüküm kurulmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazları dikkate alınmadan esasa ilişkin tesis edilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, sadece tanık anlatımlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının, müvekkili Kurum kayıtlarında 27.05.2013 tarihinden itibaren çalışmaya başladığının açık olduğu gözetildiğinde, davacının iddiasını yazılı olarak ispatlaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.