İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, işverenlik ilişkisi ve tazminat hesaplaması ihtilafları üzerine istinaf sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, bir iş kazası mağduru çalışanın, gerçek ücretinin bordroya yansımadığını ve işverenin sorumluluğunu ileri sürerek açtığı maddi ve manevi tazminat davasını ele almaktadır; davalı işveren ise işin taşere edildiğini, çalışanın kendi işçisi olmadığını, kusursuz olduğunu ve zararın abartıldığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi ise her iki tarafın istinaf taleplerini esastan reddederek bu kararı onamış, dosya şu an tarafların temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme incelemesindedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/801 E., 2024/1451 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş MahkemesiSAYISI : 2020/168 E., 2023/559 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 23.05.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle yaralandığını, kaza tarihindeki son net ücretinin 3.900,00 TL olduğu ve yemeğin işveren tarafından karşılandığını, ücretin asgari tutarının bankaya kalanının elden ödendiğini, bordrolarda gösterilen ücretin gerçek ücret olmadığını, davalının ... Eğitim Kurumları A.Ş.'nin alt işvereni olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin eğitim öğretim konusunda faaliyette olduğunu, inşaat işinin ...’e taşere edildiğini, inşaat işinin tamamen ... tarafından yürütüldüğünü, ancak sigortasız çalıştırmanın önüne geçilmesi için çalışanların müvekkili şirket üzerinden sigortalarının yaptırılmış olduğunu, bu sebeple davacının kağıt üstünde müvekkili şirket çalışanı olarak gözükmekte olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından davacının maddi tazminatı ve emeklilik döneminin eksik hesaplandığını, maddi tazminat ile ilgili hatalı olarak yapılan hesaplamaları ve Mahkeme tarafından eksik hüküm altına alınan miktarı kabul etmediklerini, ayrıca, davacının tazminata esas ücretine yemek bedelinin eklenmemesinin de hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, davacının maluliyet oranının %9 olduğu, günümüz ekonomik koşulları, iş kazası ve dava tarihinin üzerinden uzunca bir zaman geçtiği dikkate alındığında, davacıya hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunun açıkça görüldüğünü beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, öncelikli davacının çalıştığı alanın müvekkiline ait Özel ... Koleji Eryaman Kampüsünün inşaatı olduğunu, ancak ilgili inşaatın, müvekkili tarafından ...'e taşere edildiğini, yapılacak işlemlerin tüm sorumluluğunun bu şahsa devredildiğini, müvekkilinin çalışanların sigortasız çalışmasına engel olmak amacıyla çalışanları müvekkili firma personeli olarak göstermiş olsa da, çalışanların günlük yevmiyeleri ile tüm çalışma şartlarının davacının işvereni ... tarafından düzenlendiğini, davacının taşeron bir şirketin çalışanı olup müvekkili işverenlikle bir bağlantısı bulunmadığını, bu sebeple yaşanan iş kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, ayrıca, müvekkilinin kendi üzerine düşen tüm yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirdiğini ve gereken tüm önlemleri aldığını, davacının basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaralandığını, tedavi süresinin kısa sürdüğünü ve kalıcı maluliyeti bulunmadığını, bu nedenlerle, meslekte kazanma gücünden kayıp nedeniyle maddi tazminat hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine hesaplanan maddi tazminat miktarının, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları ve davacının sosyo ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde oldukça fahiş olduğunu, dosyaya kazandırılan 07.11.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişinin emsal ücret araştırması yapılmaksızın ve tanıklarının beyanları dikkate alınmaksızın davacının aylık ücretini 3.900,00 TL olarak baz aldığını ve bu ücret üzerinden hakkaniyete aykırı olarak hesaplama yaptığını, Mahkemenin de hakkaniyet ve gerçeklikten uzak söz konusu raporu baz alarak hükmettiği tazminat miktarının hukuka uyar bir tarafı olmadığını, müvekkili aleyhine hesaplanan maddi tazminat ve manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya aykırı olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, son olarak Mahkemenin manevi tazminat talebi yönünden verdiği kararının da tümden reddini talep ettiklerini, çünkü dosya kapsamında söz konusu iş kazası neticesinde davacının basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaralandığı, tedavi süresi kısa sürdüğü ve kalıcı maluliyeti bulunmadığı ispatlanmış olup davacının manevi tazminata hak kazanamayacağının açık olduğunu beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi3. DeğerlendirmeA) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 28.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine ve kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının aylık 3.900 TL net ücretle çalıştığının beyan edildiği, Mahkemece emsal ücretin tespitine dair .... Sendikası, .... Sendikası, ....Sendikası ile ... Sendikasına müzekkere yazıldığı, yazı cevaplarının dosya arasına alınarak başkaca bir araştırma yapılmasına gerek duyulmaksızın dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, 07.11.2023 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı kazalının ücretinin davacı iddiası gibi esas alınmak suretiyle asgari ücretin 2,6879 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapıldığı ve davacının 729.416,22 TL maddi zararın bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, davacı vekilince anılan raporda belirtilen miktar üzerinden talebini arttırdığı ve mahkemece iş bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacının ücret iddiası yönünden davacının sendika üyesi veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmelerinden yararlandığı yönünde bir iddia ve ispat bulunmadığına göre emsal ücretin tespitine dair yalnızca sendika yazı cevaplarının dosya arasına alınması suretiyle davacı iddiası gibi ücret tespiti yapan hesap raporuna itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini yukarıda açıklanan hususları da gözeterek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, belirlenecek ücreti 07.11.2023 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu rapordaki verileri dikkate alıp, bu raporda işlemiş (bilinen) devre sonu tarihi dâhil bu verileri değiştirmeden, bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki değişiklikleri de rapora yansıtmamak suretiyle yapılacak hesap ile davacının maddi zararını belirlemek ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.