İş kazası sonucu yüksek gerilim hattından elektrik çarpmasıyla oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında işverenin kusur sorumluluğu ve temyiz süreci.
Özet: Davacı, 14.11.2010 tarihinde inşaatta demir parmaklık takarken yüksek gerilim hattından elektrik akımına kapılarak ağır yaralanması sonucu oluşan kalıcı sakatlıkları nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açtığı davada, ilk kararın Yargıtay tarafından bozulup yeniden yapılan yargılamada davanın reddedilmesi üzerine, olayın davalıların iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması ve denetim sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığını, önceki bilirkişi raporlarının davalıya kusur atfettiğini ve aktüerya bilirkişi raporuyla belirlenen tazminat miktarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederek mahkeme kararını temyiz etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/3416 E.  ,  2025/13315 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/311 E., 2023/209 K.
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil 14.11.2010 tarihinde ... Caddesi ... Sitesi ... Blok Kat:..., No:... no.lu inşaata balkonların demir parmaklıklarını takarken, demir çubuğun hemen binanın önünde geçen yüksek gerilim hattından elektriği çekmesi ile feci şekilde yaralandığı hemen .... Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve daha sonra müvekkil ..Üniversitesi... Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesinde ve Dr. .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzun süren tedaviler gördüğü ve halen bu tedavileri devam etmekte olduğu Müvekkil iki ayağından ve iki elinden de sakat kaldığı DEDAŞ'ın tam kusurlu olduğu, DEDAŞ'ın onarım ve kontrolleri yapmış olmadığı, meydana gelen bu kazadan dolayı müvekkillin el ve ayaklarında ve vücudunun değişik yerlerinde 2 ve 3. derece yanıklar meydana geldiği ve hayati tehlike geçirdiği, müvekkilim geçirmiş olduğu bu kaza nedeniyle çalışma gücünü büyük oranda kaybettiği, iş kazasından sonra da sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması için dosyası SGK Başkanlığına gönderilmiş fakat daha herhangi bir aylık bağlanmadığı, müvekkilin maddi ve manevi zarara uğradığı, fazlaya ilişkin haklarımız ve tazminat taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla söz konusu zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve söz konusu kaza nedeniyle müvekkilimin duyduğu elem ve kaza sonucu sakat kalması nedeniyle duyduğu ızdıraplardan dolayı 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Islah dilekçesinde özetle; müvekkil ...; 14.11.2010 tarihinde "Yeni .... ....Cad. ... Sitesi, B Blok, Kat: , No: , ../.... no.lu davalıya ait inşaatının balkonlarının demir parmaklıklarını takarken demir çubuğunun binanın hemen önünden geçen yüksek gerilim hattınından elektriği çekmesi üzerine feci şekilde yaralandığı, davacı müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığı, iş kazasının meydana geldiği yerin davalılara ait olduğu, Kaza tarihinde daire henüz tamamlanıp maliklere teslim edilmediği davacı müvekkil ...; meydana gelen olay sebebiyle herhangi bir kusurunın olmadığı olay tamamen DEDAŞ ve asıl işveren konumunda olan ...'ın gerekli tedbirlerin alınmamasından kaynaklanmakta olduğu kusurda tamamen dava dışı kurum ve davalı ...'a ait olduğu, işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdü olduğu işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, spileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduğu, işverenin denetim, gözetim ve kontrol sorumluluğu da bulunmaktadır. Her işveren işyerinde, işçilerin sağlığını ve güvenliğini korumak için gerekli olanı yapmakla yükümlüdü olduğu yükümlülüğün, sadece önlem almakla yet inilebileceği anlamı taşımadığı, alınan önlemlere uyulmasının temin anlamında bulunduğu da açık olduğu, işveren, işyerinde geniş anlamda doğmuş ve doğabilecek tüm tehlikeleri önlemek zorunda olduğu, Bu zorunluluk sonucu olarak iş yerinde, işveren bakımından tam anlamı ile geniş bir kontrol mekanizması kurulması gerektiği,6 metre uzunluğunda metal bir malzemenin inşaatın enerji nakil hattının bulunduğu yönünde hatta değmeyi önleyici perdele gibi önlem alınarak çalışma yaptırması gerektiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarının tamamında davalı ...'a kusur atfedilmiş ve alınan bilirkişi raporları Yargıtay incelemesinden geçmiş ve bu konuda bir bozma olmamasına karşılık son bilirkişi raporunda kat maliki ve işveren olmadığı gerekçesiyle kusur verilmemesi Yargıtay ilamlarına da aykırılık teşkil etmekte olduğu, aktüerya bilirkişisinin sunduğu raporda iş kazası sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 439.086,85 TL olduğu tespit edildiği bu miktarın davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin olayın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazaya sebep olan Enerji Nakil Hattının ilgili yönetmeliğe uygun şekilde güvenli mesafeden geçmekte olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/89 Soruşturma numaralı dosyasında da olayın davacı kusurundan kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.12.20 19... /1067-2019/839 sayılı kararı ile asıl dava dosyasının kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 18.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... vekilleri temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 15.12.20 20... /61 58... /7224 Karar sayılı ilamıyla ''...Eldeki davada, mahkemenin bozma kararına uyarak yaptığı yargılamada, asıl dava yönünden davalı ...’ın asıl işveren olup olmadığı noktasında araştırmaya girişildiği anlaşılmakta ise de; kolluk aşamasındaki tespitlere göre iş kazasının “... Sitesi, ...Blok Kat... No:...” adresinde gerçekleştiği anlaşılmasına göre, önceki bozma kararına göre bu bloktaki bağımsız bölümlerin özellikle kazanın gerçekleştiği bağımsız bölümün kat maliklerine tapuda devredilmek suretiyle intikalinin sağlanıp sağlanmadığı, kazanın gerçekleştiği bağımsız bölümde, su, elektirik, telefon vb. abonelik kayıtları getirtilmek suretiyle fiilen kaza tarihinde kat maliki tarafından kullanılıp kullanılmadığı açıklığa kavuşturularak, davalı ...’ın asıl işveren olarak sorumlu olup olmadığı araştırılması gerekirken, dosya ile irtibatı tespit edilemeyen aynı yerdeki “B Blok” adresinden araştırma yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
2- Bozma kararı doğrultusunda, iş kazası ile irtibatlı olan davalı ... Elektirik Dağıtım A.Ş. hakkındaki ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/63 Esas sayılı dosyanın dosya arasına getirtilerek o dosyadaki deliller de dikkate alınarak kusur bilirkişi heyetinden 24.04.2019 tarihinde rapor alınması yerinde olmuş ise de söz konusu davada dayanılan hukuki sebep ve kabullerin farklı olması, bu dosya içeriğinde yer alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararına aykırı olarak karar verilmiş olması da gözetilerek, 6100 sayılı HMK’nın 166.maddesi kapsamında işbu Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın İş Mahkemesinde görülmekte olan asıl dava ile birlikte görülmesinde bir yarar olmadığı gibi; sonradan karara bağlanacak dava dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilebileceği de gözetilerek, birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/83 Esas sayılı dosyanın terfikine karar verilmesi gerekirken, bu dosyanın esasına girilerek ret kararı verilmesi hatalı olmuştur. ...'' gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu yukarıda anılan kararı ile;" ...Mahkememiz birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/83 Esas sayılı dosyasının tefrikine karar verilmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda kat malikleri tespit edillmiş, bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin 15.03.2022 tarihli raporuyla davalı ...'ın asıl işveren olmadığı ve kusurunun bulunmadığı, ...Alüminyum Şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu, kazazede ...'nun %30 oranında kusurlu olduğu, DEDAŞ Şirketinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmış. Bu rapor mahkememizce hukuka ve usule, bilime fenne uygun ve muteber atledilmiş. Buna dayanılarak davalıların kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
" şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz sebepleri olarak özetle; vekalet ücreti takdirinde hata yapıldığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davaya konu kazaya ilişkin asıl işveren sıfatıyla davalı ...'ın sorumluluğunun bulunduğu, kazanın gerçekleştiği tarihte inşaatın yapım aşamasında olduğu Mahkeme kararının eksik araştırmaya dayalı olduğu, hesap raporunda hatalı hesaplama yapıldığı, vekalet ücretinin takdirinin de usulüne uygun olmadığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, Mahkemenin bozma kararına uyarak yaptığı yargılamada, davalı ...’ın asıl işveren olup olmadığı noktasında araştırmaya girişildiğ...Blok Kat ... No:1 ...” adresinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Kazanın meydana geldiği taşınmaza ilişkin önceki bozma ilamında 16.06.2010 tarihli yapı kullanım izni belgesinin varlığından bahsedilmiş ise de bu yapı kullanım izin belgesi davalı ... vekilince cevap dilekçesinin ekinde sunulmuş olup B bloka ilişkin olduğundan dava konusu kazanın gerçekleştiği taşınmaza ait değildir. Dosyada mevcut 12.02.2013 tarihli keşif yapılması suretiyle düzenlenen fen bilirkişi raporunda ;" Dava konusu taşınmazın bulunduğu parsel, konum itibariyle ... Yeni ...caddesi üzerinde bulunan, 2 96... no lu parsel üzerinde bulunan bodrum, Zemin (Asmakatlı) ve 8 katlı olmak üzere toplam 10 kattan oluşan betonarme apartmandan oluşmaktadır. Dava konusu taşınmaz olan ve kazanın olduğu ... Sitesi 2 E Blok 1.kat 2 nolu daire 135, 00... dir.Daire 3 oda ,1 Salon, 1 Banyo,1 wc ile 2 adet balkondan oluşmaktadır.Dava konusu Taşınmaz üzerinde kazanın olduğu balkon .. Caddesi tarafına bakmakta olup oturma odasının önünde yer almaktadır.Apartman konum itibariyle şehrin merkezine yakın ve ticari faaliyetlerin yoğun olduğu ... caddesinin üzerindedir. Söz konusu taşınmaz yaklaşık 3 yık önce inşa olmuştur. Betonarme karkas olarak inşa edilen yapı asansörlü ve Kaloriferlidir. Isıtma sistemi doğalgazdır. Dava dosyasında mevcut olan ve dava korusu taşınmazla ilgili ... Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi üzerinde yapılan incelemede Dava konusu taşınmazın ruhsatlı olduğu ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden 14.10.2009 tarih ve 170 nolu yapı ruhsatı aldığı, Binanın 08.03.2011 tarihinde bitirilerek 22 numaralı Yapı Kullanma İzni Belgesi aldığı görülmüştür. " tespitlerine yer verilmekle davacı tarafça inşaatın yapım aşamasında olduğu iddia edildiğine göre dava konusu taşınmaza ilişkin ruhsat ve yapı kullanım izin belgelerinin dosyaya getirtilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi hatalıdır. Devamla soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan ...'ın 01.01.2011 tarihli ifadesinde " Ben elektrik çarpma olayının meydana geldiği... Mahalle ... Sitesi E blokta ustabaşı olarak çalışmaktayım. Kazanın meydana geldiği 04.11.2010 tarihinde inşaatın balkonlarına demir parmaklık yapılması için çalışmamız vardı. İşçimiz olan .... parmaklıkları yapmak için inşaatın birinci katında bulunan daire birde balkonda çalıştığı esnada..." beyan ettiği, ...'ın dava konusu alanda ne sıfatla bulunduğu ve kimin talimatıyla orada bulunduğuna dair araştırmanın bulunmadığı, resen yapılan hizmet dökümü incelemesinde ...'ın 08.11.2010 - 12.2010 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... a ait iş yerinde çalışmasının bulunduğu, bu iş yeri tescil dosyası ile davalı ... ' a ait dava konusu kazanın meydana geldiği taşınmaz ile ilgili olarak iş yeri tescil dosyalarının araştırılarak değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla bu yönden de karar hatalıdır . Son olarak davalı ...Ş. Yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen karar başlığında gösterilmesi ve iş bu davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesi de hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davaya konu kazanın meydana geldiği inşaata ilişkin ruhsat ve yapı kullanım izni belgeleri ile Kurumdan davalı ... 'a ait iş yeri tescil dosyaları ve ...'a ait iş yeri ünvan listesi ekli hizmet döküm cetveli getirtildikten sonra ceza dosyası , denetmen raporu , önceki bozma ilamları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklara riayet eden bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılardan ... vekillerinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.