Yargıtay 7. Ceza Dairesinden kaçak sigara davasında, hukuka aykırı arama ile elde edilen delillerin yasak delil olması sebebiyle mahkumiyetin bozulup beraat kararı verilmesi.
Özet: Yargıtay, sanığın elindeki poşette ele geçirilen gümrük kaçağı sigaraların, usulüne uygun arama kararı olmaksızın elde edilmiş yasak delil niteliğinde olduğuna hükmederek, hukuka aykırı delile dayalı mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ilkesi gereğince sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesini hukuka aykırı bularak yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/305 E. 2021/597 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanığın elinde bulunan siyah poşet içerisinde toplam 56 paket gümrük kaçağı sigaraların ele geçirildiği olayda, olay tutanağında gümrük kaçağı sigaraların dışarıdan bakıldığında görünür vaziyette olduğuna ve açıkta satışa arz edildiğine dair tespit yapılmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli, 2023/7-594 Esas ve 2024/294 sayılı karar ve istikrar kazanan kurul kararları doğrultusunda, sanığa ait siyah poşette arama yapılmasına dayanak teşkil eden sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116 ilâ 119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle; hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın atılı suçu ikrara yönelik bir savunması da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206/2. maddesinin (a) bendi, aynı Kanun'un 217/2. maddesi ve 230/1. maddesine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.