Çatıdan düşerek vefat eden işçinin ailesinin işverenden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasının Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazası sonucu vefat eden sigortalının mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, vefatın iş kazasıyla illiyet bağı olduğunu, işverenin %80, murisin ise %20 kusurlu olduğunu belirterek, sigortalının eşi, çocukları, annesi ve kardeşleri lehine yaklaşık 2.5 milyon TL maddi ve manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı işverenden tahsiline hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/74 E., 2025/648 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. İş MahkemesiSAYISI : 2020/57 E., 2024/458 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edimekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği sigortalı ...'in, davalı bünyesinde meydancı olarak çalıştığını, 23.12.2009 tarihinde çatıdan düşmesi sonucu yaralandığını, 15.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatı ile geçirmiş olduğu iş kazası arasında illiyet bağı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerek müvekkili olan sigortalının eş ve çocukları lehine destekten yoksun kalmaları nedeniyle maddi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; asıl dosya kapsamında dava konusu edilen iş kazası nedeniyle müvekkillerinden sigortalının annesinin destekten yoksun kalması nedeniyle maddi tazminat alacağı ile beraber, eş, çocuk, anne ve kardeşlerinin manevi kayıplarının tazmini için manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl ve birleşen dosyaya cevap dilekçelerinde özetle, zamanaşımı definde bulunduklarını, murisin ölüm olayında ağır kusurlu olduğunu, davalının gerekli ve yeterli iş sağlığı, güvenliği tedbirlerini aldığını, kalıcı sakatlık giderlerinin muhatabının SGK olduğunu, davalı işverenin ... Sigorta A.Ş. tarafından işveren sorumluluk sigortası ile sigortalandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken 23.12.2019 tarihinde iş kazası geçirdiği, tedavisinin ardından 02.01.2020 tarihinde taburcu edildiği ve 15.01.2020 tarihinde vefat ettiği, SGK'ya yazılan müzekkerede müteveffanın ölümünün iş kazasına bağlı olup olmadığına karar verilemediğinin bildirildiği, bunun üzerine mahkememizce ATK 1. İhtisas Kuruludan ve ATK Üst Kurulundan rapor aldırıldığı, müteveffanın ölümünün kült kalça travmasına bağlı uyluk kemiği kırığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu ve müteveffanın 23.12.2019 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği, akabinde mahkememizce üçlü heyetten aldırılan kusur raporuna göre kazada işverenin %80, müteveffanın %20 oranında kusuru olduğunun belirtildiği, Mahkemece aktüerya bilirkişisinden aldırılan raporda davalının %80 kusurlu olması dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacı ...'in 2.305.456,15 TL, ...'in 75.196,85 TL, ...'in 116.768,20 TL, ...'in 105.903,13 TL maddi zararının bulunduğunun belirttiği, müteveffanın geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geldiği tarihteki müteveffanın yaşı, tarafların kusur durumları, hak ve nesafet kuralları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ... (müteveffanın eşi) açısından 120.000,00 TL, ... (müteveffanın çocuğu) açısından 120.000,00 TL, ... (müteveffanın çocuğu) açısından 120.000,00 TL, ... (müteveffanın annesi) açısından 120.000,00 TL, davacı ... (müteveffanın kardeşi) açısından 80.000,00 TL, davacı ... (müteveffanın kardeşi) açısından 80.000,00 TL, davacı ... (müteveffanın kardeşi) açısından 80.000,00 TL, davacı ... (müteveffanın kardeşi) açısından 80.000,00 TL, davacı ...(müteveffanın kardeşi) açısından 80.000,00 TL, davacı ... (müteveffanın kardeşi) açısından 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; Asıl davanın kabulü ile2.305.456,15 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 75.196,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,116.768,20 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,Birleşen davanın KABULÜ ile,105.903,13 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine "şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı işverenin %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aynı kusur oranının SGK Müfettişi tarafından düzenlenen raporda da benimsenmiş olduğu, Adli Tıp Kurumu raporundaki tespite göre, sigortalıda mevcut olan şeker hastalığını ve ameliyat sonrası emboli çorabı giymemiş olmasının ölüm sonucunun meydana gelmesinde etkisinin olduğunu ortaya koyan bir delilin olmadığı, rapordaki tespitlerin dosya içeriği ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla tarafların kusur oran ve aidiyetine yönelik itirazlarının yerinde bulunmadığı, müteveffanın annesine sağlığındayken destek olmadığının davalı tarafça ispat edilemediği, bu kapsamda Mahkemece destekten yoksun kaldığına dair kabulün yerinde olduğu, anneye çocuklardan daha az oranda destek olacağı kabul edilerek ayrılan pay oranının Yargıtay içtihatları ve dosya kapsamına uygun olduğu gibi netice olarak tespit edilen maddi tazminat miktarının, davacı anne yönünden muhik nitelikte olduğu, davacı taraf, her ne kadar davacı çocukların destek süresinin 22 yaşa kadar dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında davacı çocukların eğitim hayatlarının devam ettiğini gösterir delilin bulunmaması karşısında, hesap raporunda esas alınan şekilde 20 yaşa kadar destek süresinin belirlenmesinin somut olay kapsamında delil durumuna göre yerinde olduğu kanaatine erişildiği, davacı taraf ücret tespitinin yerinde olmadığını, hesaptan sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerinin rapora yansıtılması gerektiğini belirtmiş ise de, ... sigortalının meydancı olarak çalıştığı ve kalifiye personel olduğunu gösterir bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, bu kapsamda asgari ücretin hükme esas alınmasının yerinde olduğu, 30.04.2024 tarihli hesap raporuna dayalı olarak maddi tazminat istemini 03.06.2024 tarihli dilekçesi ile artırdığı, hesap raporuna sunduğu itirazların ise, yerinde olmadığı gözetildiğinde, mevcut hesap raporunun yenilenmesini giderek rapor sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerinin rapora yansıtılmasını gerektirici bir durumun olmadığı kanaatine erişilmiştir. Davalı hesap raporunda 20 20... yılı ücret hesabının hatalı olduğunu belirtmiş ise de, anılan tarihler için yapılan hesapta, davacının evli ve iki çocuklu olduğu gözetilerek anılan tarihlerde uygulanma imkanı olan asgari geçim indiriminin hesapta gözetilmiş olduğu, bu nedenle belirlenen ücret verilerinde bir hata bulunmadığı, davalı taraf her ne kadar SGK'dan bağlanan gelirin maddi tazminat hesabında gözetilmediğini belirtmiş ise de, SGK tarafından davacı eş ve çocuklara bağlanan gelirin rücuya kabil kısmının hesaptan tenzil edilmiş olduğu ve müteveffanın sağlığında ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneğinin de destekten yoksunluk tazminatından indirilemeyecek olması karşısında bu yöne ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilemeyeceği kanaatine erişildiği, davacılar desteği sigortalının 23.12.2019 tarihli iş kazasına bağlı olarak 15.01.2020 tarihinde genç yaşta ölümü nedeniyle eşi, çocukları, annesi ve kardeşlerinin, şiddetli elem ve ızdıraba uğradıkları, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı işverenin, müteveffaya oranla daha ağır oranda kusurlu olduğu, talep olunan manevi tazminat miktarlarına göre mahkemece verilen tam kabul kararının dosya içeriği ve içtihatlara uygun olduğu, ayrıca kardeşlerin sağlığında sigortalı ile husumetlerinin olduğunu ortaya koyan bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı gözetildiğinde, kardeşlerin her biri lehine aynı miktarda manevi tazminat miktarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu gözetilerek, davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, asıl davada davacı eş ve çocukların maddi istemleri nedeniyle tek vekalet ücreti takdir edilmesi, yine birleşen davada kabul edilen maddi tazminat nedeniyle davacı anne lehine vekalet ücreti ile beraber, davacıların manevi tazminat tutarlarının toplamı üzerinden, davacılar lehine tek kabul vekalet ücreti takdir edilmiş olmasınının usule ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiye davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;a. Müvekkillerinin desteği sigortalının kusuru olmadığını, b.Müvekkili olan sigortalının çocukları için destekten yoksunluk tazminatı alacağının 22 yaşa kadar hesaplanması gerekirken, 20 yaşa kadar hesap yapılmasının hatalı olduğunu, c.Maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, asgari ücret değişiklileri yönünden hükme en yakın asgari ücret verilerinin hesapta dikkate alınması gerektiğini, d.Her bir davacı için maddi ve manevi tazminat alacağı nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;a. Müteveffanın diğer çalışan ...'ın yönlendirmesi ile işi olmadığı halde çatıya çıktığını, ...'a kusur verilmesi gerektiğini, müteveffanının şeker hastası olduğu halde, ameliyattan sonra hastaneden taburcu edilmesi, ameliyattan sonra davacıya emboli çorabı önerilmesine karşın davacının giymemesi nedeniyle müteveffanın kusurlu kabulü gerektiğini,b. Maddi tazminat hesabında 20 20... yılı ücretlerinin hatalı belirlendiği, c.Anneye gelir bağlanmadığı halde hesap yapılmasının hatalı olduğunu, SGK tarafından yapılan ödeme dikkate alınması gerektiğini,d.Kardeşlere manevi tazminat hükmedilmesinin yerinde olmadığı gibi kardeşlerin her birine aynı miktarda manevi tazminat hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi tazminat istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Gerçek zarar esasına dayalı hesap yönteminde, hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin daha uzun olmasına karşın, destek süresi, desteğin (işçinin) bakiye ömrü ile sınırlı kabul edilmelidir.3.Önceki hesap yöntemlerinde, kız çocuklarının bakım ve destek ihtiyacının, evlenme yaşına kadar devam ettiği varsayılmış; bu kapsamda, kentlerde evlenme yaşının 22, köylerde ise 18 olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde bir kabule gidilmiştir. Ancak kız çocuklarının evlenme yaşlarının; aile yapısı, sosyal ve ekonomik koşullar, ülke genelindeki yaşam standartları ile yöresel gelenek ve göreneklere göre farklılık gösterebileceği dikkate alındığında, destek süresinin belirlenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu’nca bölgelere göre yayımlanan evlenme yaşı istatistiklerinden yararlanılması, tazminat hesabının objektif ilke ve esaslarına daha uygun olacaktır.4.Erkek çocuklar yönünden ise destek süresinin; zorunlu eğitim sınırı itibariyle 18 yaşına kadar, ortaöğretim görmeleri hâlinde 20 yaşına kadar, yükseköğrenim görmeleri hâlinde ise 25 yaşına kadar belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, somut olayın özellikleri itibariyle, çocukların yükseköğrenim yapma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, destek süresinin 25 yaşına kadar uzatılması gerektiği kabul edilmelidir.5.Somut olayda, dosya kapsamına göre davacı çocuklardan ...’nın olay tarihinde 12, ...’un ise 11 yaşında oldukları anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki çocuk yönünden destek süresi 20 yaşına kadar hesaplanmıştır.6.Bu durumda, Mahkemece yapılması gereken iş; rapor tarihi itibariyle ... ve ...’un öğrenim durumlarının tespit edilmesi, halen lise öğrenimlerine devam ettiklerinin belirlenmesi hâlinde, ülke genelinde yükseköğretim kurumlarının yaygınlığı gözetilerek, ileride yükseköğrenim yapacaklarının mutad olduğu varsayımıyla destek süresinin 25 yaşına kadar uzatılması suretiyle hesaplama yapılması; ardından, usulî kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek bir karar verilmesinden ibarettir.7. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.