Trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat talebinde işverenin kusursuzluğu ve illiyet bağının bulunmaması sebebiyle davanın reddi.
Özet: Sürekli iş göremezliğe neden olan bir iş kazası geçiren davacı işçi, işverenden maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ancak yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporları ve önceki kesinleşmiş kararlar, kazanın bir iş kazası olduğunu teyit etmekle birlikte, kazanın oluşumunda üçüncü taraf sürücünün %70-75, davacı işçinin ise %25-30 oranında kusurlu olduğunu, davalı işverene atfedilebilecek bir kusur ya da illiyet bağı bulunmadığını göstermiştir. Bu gerekçelerle, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işverenin sorumluluğunun bulunmadığı ve illiyet bağının kesildiği sonucuna vararak davacının tazminat davasını reddetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/1665 E.  ,  2025/13308 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2942 E., 2024/2842 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/165 E., 2023/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 23.04.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın müvekkil şirketin başka bir şubesine POS cihazı gönderilmesi için davacı ile mağaza müdürünün birlikte otogara doğru giderken sinyal vermeden sağa dönen bir aracın kendilerine çarpması sonucunda gerçekleştiğini, davacının motosikleti olması sebebiyle mağaza müdürünün daha öncede yaptığı gibi davacıdan ricası üzerine davacı ile mağaza müdürünün yola çıktıklarını, kazanın gerçekleşmesinde çarpan aracın asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, getirtilen ve ibraz edilen bilgi ve belgeler, bilirkişi heyet raporları ile tüm dosya muhteviyatı değerlendirildiğinde; gerek davacı ... ın gerekli eğitim ve sınavlara katılarak başarı ile tamamladığını gösterir A2-B Sınıfı sürücü belgesi sahibi olması, gerek davacı ... ...’ın seyri boyunca trafik yasasına ve görevli zabıtanın denetimine tabi olması, gerek mezkur kazanın sürücü ....’ın ve dava dışı sürücü ...’un karşılıklı sevk ve idare hatası / kural ihlali sonucu meydana gelmiş olması, gerek davalı işverene atfedilebilecek kusurun bulunmaması ve gerekse Mahkemece verilen iş kazasının tespitine dair hükmün infazına ilişkin SGK tarafından yapılması gereken idari işlemler sonucunun iş bu davanın sonucunu etkilemeyeceği hususları karşısında, davalı işveren açısından illiyet bağının kesildiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Aksaray İş Mahkemesinin 25.03.20 21... /112-2021/200 E.K. sayılı kararı ile davacının 23.04.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, karar verildiği, kararın istinafı üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 02.12.20 21... /1986 Esas-2021/1583 Karar sayılı ilamı ile davalı vekili ve SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, temyiz yolu açık olarak karar verildiği kararın temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07.04.20 22... /939 Esas-2022/5185 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, Kurum müfettiş raporunda; meydana gelen trafik iş kazasında üçüncü kişi araç sürücüsü ...’un % 75 oranında, Kurum sigortalısı kazazede ...’ın %25 oranında kusurlu olduğunun, davalı işveren şirketin kaza olayının meydana gelmesinde illiyet bağı olmadığının belirtildiği, aynı kaza nedeni ile davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.20 23... /376-2023/ 42 E.K. sayılı kararı ile meydana gelen kazada araç sürücüsü ...’un % 70 oranında, davacı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğu açıklanarak davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 14.06.2023 tarihinde kesinleştiği, dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesinden ve İTÜ Fen heyetinden alınan raporlarda; meydana gelen kazada araç sürücüsü ...’un % 70 oranında, davacı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında alınan 06.09.2022 tarihli raporda; meydana gelen trafik iş kazasında; dava dışı sürücü ...’un % 70 oranında, kazazede motorsiklet sürücüsü davacı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğunun, başka kişilerin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Mahkemece itiraz üzerine alınan 23.01.2023 tarihli raporda; kazazede motorsiklet sürücüsü ...’ın % 30 oranında, dava dışı sürücü ...’un % 70 oranında kusurlu olduğunun, davalı İşveren ... Mağazacılık A.Ş.’nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Mahkemece alınan raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verildiği, alınan bilirkişi raporları davacı vekiline tebliğ edilmiş olup davacı vekilinin; yasal sürede sunduğu itiraz dilekçelerinde; dava dışı ...'un meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya verilen %30 kusur oranını kabul etmediklerini belirterek itirazda bulunduğu, davalı işverenin kusursuz bulunmasına ilişkin itirazda bulunmadığı, meydana gelen kazaya ilişkin yapılan soruşturma sonucu Aksaray C.Başsavcılığının 2015/5177 soruşturma sayılı dosyasında; şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dosyada alınan kusur raporları, Kurum müfettiş raporu ve kesinleşen tazminat dosyasında alınan kusur raporlarında davalı işverene kusur atfedilmediği, hükme esas alınan raporun olayın oluş şekline uygun bulunduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı veklinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) (b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davalı işverenin yaşanan kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkili reyon şefi olmasına rağmen pos cihazı sevkiyatı yaptırıldığını, görev alanında olmayan bir talimat çerçevesinde kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin kullandığı aracın kendisine ait olduğunu, işverenin pos cihazını otobüse verme talimatını verirken güvenli bir araç temin etmediğini, illiyet bağının kesilmesinin söz konusu olmadığını, işverenin kusurlu olduğunun fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.