İşyerine dönüş servis aracında yaşanan iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik yaşayan işçinin asıl ve alt işverenden talep ettiği maddi manevi tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacının elektronik teknisyeni olarak çalıştığı işyerinden servis aracıyla eve dönüşte 18.12.2014 tarihinde geçirdiği ve kusursuz olduğu tespit edilen trafik kazasının iş kazası olarak değerlendirilmesi, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunması ve davacının %9,3 sürekli iş göremezlik yaşaması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüyle davacıya 109.742,75 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmettiği bir iş kazası tazminat davasıdır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/90 E., 2025/2 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin işyerinde görev yapmakta iken 18.12.2014 tarihinde servis aracında eve dönüşte kaza geçirdiğini, kaza neticesinde fizik tedavi gördüğünü, kolunu kullanamayacak durumda olduğunu, yaklaşık 2,5 yıldır işyerinde elektronik teknisyeni olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirterek, iş kazası nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsil edilmesine karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamında 16.05.2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 109.742,75 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP1.Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının diğer davalı şirket işçisi olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının sözleşme gereği ... projesi dahilinde alt taşeron olan müvekkili şirket işçisi olduğunu, işçilerin işe geliş ve gidişlerinde servisten yararlandığını, servis hizmetinin asıl işveren...tarafından verildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2016/2 E., 2018/833 K. sayılı kararı ile "Somut olayda, davacının davalı işverenler bünyesinde çalıştığı sırada 18.12.20 14... :41 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ...... Plakalı aracı ile ... ... caddesini takiben Bursa caddesine doğru seyirle trafik ışıkları ile kontrollü dörtlü kavşağa geldiğinde, ... caddesi yönünden kavşağa gelen sürücü ... yönetimindeki ...... Plaka sayılı servis aracıyla ışıklı kavşakta çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, servis aracında kaza sırasında davacının da bulunduğu ve meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki tüm evrakların incelenmesi sonucunda; davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Bilirkişi Kurulu Makine Mühendisi ...., bilirkişi Makine Mühendisi ... ve Bilirkişi Makine Mühendisi ...'in 01.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi e fıkrasına uygun bir trafik iş kazası olduğu, ...... plakalı araç sürücüsü ... Kansunun kırmızı fasılalı ışıkta geçmekle diğer kavşak yolundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemekle Trafik Kanunu'nun 52/a, 57/a ve 84/h maddelerini ihlalle olayda 6/8- % 75 oranında kusurlu olduğu, ...... plakalı araç sürücüsü ...'in ise Trafik Kanunu'nun 52/a maddesine aykırı hareket etmekle olayda 2/8-% 25 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kaza anında ...... plakalı servis aracında yolcu konumunda olması nedeniyle kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında hesap Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23.02.2018 tarihli bilirkişi raporu ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 9,3 olduğu belirtilerek, davacıya SGK tarafından ödenen tutarın indiriminin sağlanmasından sonra geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 3.230,87-TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının ise 106.511,88-TL olduğu hesaplanmış olup, davacının toplam 109.742,75-TL maddi zararı bulunduğu tespit edilmiş, meydana gelen olay nedeniyle tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları, davacının sürekli iş göremezlik derecesi de dikkate alınarak meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının manen de zarara uğramış olduğu kanaatine varılmış olup, taraf, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetimine elverişli olması ve dosya kapsamına uygun bulunması nedeniyle hükme esas alınan işbu bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle "Davanın kısmen kabulü ile 3.230,87-TL geçici iş göremezlik ve 106.511,88-TL sürekli iş gücü kaybı olmak üzere toplam 109.742,75-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı lehine 10.000,00-TL manevi tazminat takdiri ile bu miktarın olay tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli ve 2019/289 E., 2023/149 K. sayılı kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2021 tarih ve 2020/572 E., 2021/95 K. sayılı kararı ile "Dava, 18.12.2014 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Hükme esas alınan 01.11.2017 tarihli kusur raporunda; davacının yolcu olarak bulunduğu ...... plakalı servis aracının sürücüsü ... % 25... BT 445 plakalı araç sürücüsü ... %75 oranında kusurlu bulunmuştur. Söz konusu kusur raporunun, dosya kapsamına uygun olarak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri doğrultusunda düzenlendiği görülmekle, Mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu ve 6331 sayılı Kanun'un açık buyruğudur. İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6. fıkrasına göre bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye “asıl işveren-alt işveren ilişkisi” denir. Dosyanın incelenmesinde, davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu müteselsil niteliktedir. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Somut olayda davacının alacaklarından asıl işveren ile alt işveren davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik yoktur. Davacının maluliyetinin %9,3 olarak belirlendiğine ilişkin Kurum raporu 04.05.2017 tarihli duruşma sırasında davalılar vekillerine okunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilen maluliyet oranına karşı gerekçeli ve somut itiraz yapılmamıştır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla," gerekçeleriyle "davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1- b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" dair karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2021 tarih ve 2020/572 E., 2021/95 K. sayılı kararının süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.11.2023 tarih ve 2022/11978 E-2023/12009 K. ile "...davalı ... ... San ve Tic AŞ'den iş üstlenen dava harici ...Teknik Ltd Şti'nden iş yüklenen davalı ... Şirketinde sigortalı olarak çalışan davacının olay günü gece vardiyasından eve dönüşü için işveren tarafından temin edilmiş olan dava harici ... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada, dosya kapsamında yer alan bilgilere göre 01.45 sıralarında kazanın gerçekleştiği kavşağa gelindiğinde, servis aracının gidiş istikametine göre kabule göre sarı fasılalı ışık yandığı, bu yolu kesen yoldan gelen dava harici ...... plakalı araca ise kabule göre kırmızı fasılalı ışık yandığı halde, ...... plakalı aracın kavşakta durmaması nedeniyle ...... plakalı davacının içinde bulunduğu servis aracına çarpmasıyla davaya konu iş kazasının gerçekleştiği, olayın akabinde kollukça yapılan tahkikatta ...... plakalı aracın sürücüsü olarak tespit edilen dava harici ...'nun 1,02 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmekle beraber, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının kabule göre %10'u aşmaması nedeniyle SGK müfettişi tarafından tahkikat raporu düzenlenmediği, dosya kapsamında alınan ve hükmün dayanağı olan tek kusur raporu olan 01.11.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava harici araç şoförü ...'nun 6/8 (%75), davalı şirketin servisi olarak aracı kullanan dava harici şoför ...'in 2/8 (%25) oranında kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de; davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazda bulunduğu ayrıca dava harici ... hakkında UYAP kayıtlarından tespiti mümkün Ceza Dava dosyasının yargılama sırasında getirtilerek incelenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş; Dairemiz geri çevirme kararıyla dosya kapsamına dahil edilen ceza dava dosyası içeriği de değerlendirilmek suretiyle iş bu ceza dava dosyasında hakkında kamu davası açılan ...'nun olayın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilip, servis şoförü ...'in kusursuz olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, her ne kadar hukuk hakimi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 74 üncü maddesi kapsamında "zarar verenin kusurunun olup olmadığı hususlarında ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı ile de bağlı değil" ise de; iş bu ceza dava dosyası kapsamında tespit edilen maddi olguları dikkate alarak karar vermesinin gerektiğinin de açık olması karşısında iş bu ceza dava dosyası kapsamında maddi olgular değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiş olması hatalı olmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş, davalıların ve dava harici üçüncü kişilerin kusur oran ve aidiyetlerinin tespiti ile giderek 2918 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi kapsamında üçüncü kişi niteliğinde bulunan dava harici ...'nun kazaya sebep olan eyleminin ağır kusurlu bir eylem olup olmadığı ve bu kişinin eylemiyle olayla davalılar arasında illiyet bağının kesilip kesilmediğinin değerlendirilmesi açısından, Ceza dava dosyasında tespit edilen maddi olguların da değerlendirilmesi için dosyanın iş kazasının gerçekleştiği trafik iş kazası alanda uzman A Sınıf İş Güvenliği Uzmanlarından oluşturulacak heyetten rapor almak, illiyet bağının kesildiğinin tespiti halinde davayı reddetmek, kesilmediğinin tespiti halinde ise kararın davacı tarafça yasa yoluna getirilmediği de gözetilmek suretiyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar çerçevesinde maddi tazminatın tespitinde 23.02.2018 tarihli hesap raporunda kusur hariç diğer hesap verileri yönünden kazanılmış haklar da dikkate alınmak suretiyle maddi tazminat ile hakkaniyete uygun manevi tazminat belirleyerek davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir....." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıların ve dava harici üçüncü kişilerin kusur oran ve aidiyetlerinin tespiti ile giderek 2918 sayılı Kanun'un 86. maddesi kapsamında üçüncü kişi niteliğinde bulunan dava harici ...'nun kazaya sebep olan eyleminin ağır kusurlu bir eylem olup olmadığı ve bu kişinin eylemiyle olayla davalılar arasında illiyet bağının kesilip kesilmediğinin değerlendirilmesi açısından, ceza dava dosyasında tespit edilen maddi olguların da değerlendirilmesi için dosyanın iş kazasının gerçekleştiği trafik iş kazası alanda uzman A Sınıf İş Güvenliği uzman bilirkişilerden alınan raporda; kazanın olduğu yerde sürücü ve yayaları yönlendiren trafik ışık ve levhalarının bulunduğu, 2918 sayılı Kanun'un 47. maddesinde trafik ışıklarına uyma zorunluluğunun bulunduğu, 48. maddesinde alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, 57/1-a maddesinde kavşağa yaklaşan sürücülerin kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorunda oldukları belirtilmiş, trafik işaretleri hakkında yönetmeliğin 9. maddesinde fasılalı olarak yanıp sönen kırmızı ışığın dur işareti levhası anlamında olduğu ve gidilecek yolun açık olduğu görüldükten sonra yeniden hareket edilmesi gerektiği, fasılalı olarak yanıp sönen sarı ışığın ikaz anlamında olduğu ve bu yerin yavaş ve dikkatli geçilmesi gerektiği, ...... plakalı araç sürücüsü ...’nun olayın olduğu kavşağa yaklaşırken hastanede düzenlenen rapora göre 1,07 promil alkollü olduğu ve araç kullanmasının kanuna göre yasak olduğu, ...’nun 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a maddesi uyarınca kavşağa yaklaşırken hızını azaltması ve dikkatli olacak şekilde geçiş hakkı olan araçların geçmesine imkan vermesi gerekirken süratli şekilde kavşağa yaklaştığı, Trafik işaretleri hakkında yönetmelik 9. Maddesi uyarınca dur işareti anlamına gelen ve ancak gidilecek yolun açık olduğu görüldükten sonra hareket edilmesi gereken fasılalı kırmızı ışıkta durmadan kavşağa girdiği, kavşağın ortasında kendisine fasılalı sarı ışık yanan ...... plakalı araç sürücüsü ...’in kullandığı araca yandan çarptığı olayda %100 oranında etkili olduğu, ...... plakalı araç sürücüsü ...’in herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğine kanaatle olayda bir etkisinin olmadığı, davalı ... ... Sanayi ve Tic. A.Ş. meydana gelen kaza olayının gerçekleşme şekli değerlendirildiğinde, kazanın araçta teknik bir aksaklık nedeni ile meydana gelmemiş olması ile birlikte meydana gelen olayda bir etkisinin olmadığı, davalı ... Elektronik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. meydana gelen kaza olayının gerçekleşme şekli değerlendirildiğinde, kazanın araçta teknik bir aksaklık nedeni ile meydana gelmemiş olması ile birlikte meydana gelen olayda bir etkisinin olmadığı, işbu kusur raporunun hükme esas alınması gerektiğinin kabul edildiği, buna göre ...... plakalı araç sürücüsü ...’nun olayın olduğu kavşağa yaklaşırken hastanede düzenlenen rapora göre 1,07 promil alkollü olduğu ve araç kullanmasının kanuna göre yasak olduğu, ...’nun 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a maddesi uyarınca kavşağa yaklaşırken hızını azaltması ve dikkatli olacak şekilde geçiş hakkı olan araçların geçmesine imkan vermesi gerekirken süratli şekilde kavşağa yaklaştığı, fasılalı kırmızı ışıkta durmadan kavşağa girdiği, kazaya neden olduğu, olayda %100 oranında kusurlu olduğu illiyet bağının kesildiği tespit edilmekle davanın reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;a.İş kazası ile kaza sonucunda ortaya çıkan zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunmasının işverenin sorumlu olması için yeterli olduğunu, başka herhangi bir şart aranmadığını, zarar gören kimsenin kusur durumunu ispat etmeye çalışmasına da gerek olmadığını,b.Kazanın meydana geldiği yerin sürekli trafik kazalarının olduğu, kazanın meydana gelmesinin ön görülmesi gerektiği ve her sürücünün dikkatli davranması gereken bir yer olduğunu, bu sebeple kavşakta bir kaza olması halinde kazaya karışan araçlar yönünden illiyet bağının kesilme olasılığının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın ve kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.