Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında zincirleme suç değerlendirmesini reddederek, takdiri indirim ve müsadere hükümlerindeki hataları düzelterek onadı.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararını inceleyerek, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceğine ve yargılama sürecinin usul yönünden hukuka uygun olduğuna hükmetmiş; ancak takdiri indirim maddesi atfındaki eksiklik ve kaçak eşya müsaderesine ilişkin hatalı ibare gibi tespit edilen hukuka aykırılıkları kendisi düzelterek mahkumiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/308 E., 2021/1264 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Tüm dosya kapsamının ve sanığın UYAP kayıtlarının incelenmesinde; işbu dosya kapsamındaki suç tarihinin 22.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 01.04.2014 olduğu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanığın işbu dosya kapsamında zincirleme suç kapsamında değerlendirilme ihtimali olan iki dosyasının olduğu, buna göre Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/239 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 27.07.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 23.05.2014 olduğu, Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2021 tarihli ve 2021/2 39... /388 Karar sayılı kararı ile birleştirme kararı verilerek yargılamanın Bahçe Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/259 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/259 Esas sayısında derdest olan dosyasında ise suç tarihinin 08.10.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 30.10.2013 olduğu, yapılan değerlendirmede Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/259 Esas sayılı dosyasında 30.10.2013 tarihinde iddianame ile dava açılması nedeniyle hukuki kesintinin gerçekleştiği ve işbu dosya kapsamında sanığın zincirleme suça esas teşkil edecek eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma talepli görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, üst Cumhuriyet savcısı, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak; Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması ve imha edilip edilmediklerine bakılmaksızın dava konusu kaçak eşyaların tümünün müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, üst Cumhuriyet savcısı, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün takdiri indirime ilişkin bölümünden "TCK'nın 62.maddesi" ibaresinin çıkartılması, yerine gelmek üzere ''5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi, hükmün müsadereye ilişkin bölümünden ''imha dışında kalan" ibaresinin çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.