Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazası sonucu talep edilen maddi tazminatta ücret tespitinin eksik yapılması, manevi tazminat temyizinin kesinlik sınırı altında kalması ve usuli kazanılmış hak ilkesi göz ardı edilmemesi gerektiği gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yüksekten düşme sonucu yaşanan iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddetmesinin temyiz incelemesinde, davalının manevi tazminat temyizi miktar itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığından reddedilirken, davacının maddi tazminat alacaklarının belirlenmesinde esas alınan ücretin yanlış hesaplandığı tespit edilerek, olay tarihindeki işi, yaşı, kıdemi, TÜİK verileri ve sendika dışındaki meslek odası rayiçleri gibi unsurlar gözetilerek ücretin ve dolayısıyla maddi tazminatın yeniden belirlenmesi amacıyla karar bozulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/13855 E.  ,  2025/13279 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1220 E., 2024/2063 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/406 E., 2024/145 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ...İnşaat ... A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle, davacının 25.10.2017 ...İnşaat ... AŞ'nin asıl işveren olduğu diğer davalı ... İnşaat Mühendislik ... Ltd. Şti.'nin alt işveren olduğu şantiyede sıva yapımı esnasında yüksekten düşmesi neticesinde iş kazası geçirdiğini, davalının yasal düzenlemelere aykırı olarak davacının böyle bir kazaya maruz kalmasına sebebiyet verdiğini, geçirdiği kaza nedeniyle davacının büyük bir üzüntü yaşadığını, davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla 1.000,00 TL işgücü kaybından doğan zararı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş; 24.01.2024 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebinini 1.202.594,68 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... İnşaat .... A.Ş. vekili, kazanın tamamiyle davacının dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, yüklenici ile yapılan sözleşme gereği kazadan yüklenicinin sorumlu olduğunu, manevi tazminat unsurlarının oluşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... İnşaat ... A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat ... A.Ş vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A)Davalı ... İnşaat ... A.Ş vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin ve davalı ... İnşaat ... A.Ş vekilinin, maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıda sayılan hususlar dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Eldeki dava dosyası incelendiğinde davacının ücretinin belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme isabetsizdir. Bu sebeple sigortalının olay tarihinde yaptığı iş ile kaza tarihindeki yaşı ve kıdemi dikkate alınarak ve ücret ile ilgili talebinin fazlasına karar verilemeyeceği de göz önünde tutularak, TÜİK ve Çevre Şehircilik Bakanlığı rayiç ücretleri ile sigortalının sendikalı olmadığının anlaşılması halinde sendikalar haricindeki meslek odalarından sigortalının bilinen dönemde alabileceği ücret belirlenmeli, bu belirleme yapılırken varsa işçi alacakları dosyasındaki beyanlar ve emsal ücretler gözetilmeli, belirlenen bu ücret hesaba esas ücret olarak dikkate alındıktan sonra, usule uygun şekilde hazırlanacak hesap bilirkişi raporu sonrası davacının maddi tazminat alacakları hakkında usuli kazanılmış hak durumu da değerlendirildikten sonra sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı ... İnşaat ... A.Ş vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı ... İnşaat ... A.Ş vekilinin maddi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarına ilişkin, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Temyiz yoluna başvurma harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.