İş kazası sonucu vefat eden işçinin mirasçılarının destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri, işveren kusuru, bilirkişi raporları ve mahkeme kararları.
Özet: Davacılar, murislerinin davalı şirkete ait iş yerinde kömür bandını tamir ederken 22,4 metre yükseklikten düşerek vefat etmesi üzerine, işverenin kusuruyla gerçekleşen iş kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebiyle dava açmışlardır. Asıl davada, murisin ücret, sendika hakları, fazla mesai ve sosyal haklar dahil tüm gelirlerinin tazminat hesabına dahil edilmesi talep edilmiş, ayrıca ilk bilirkişi raporunda işverenin kusurlu olduğu belirtilmiştir. Daha sonra, önceki mahkeme kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılması ve yeni bir bilirkişi raporunda daha yüksek tazminat miktarlarının belirlenmesi üzerine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ek maddi tazminat talebiyle birleşen dava açılmış ve her iki davanın birleştirilerek yeni belirlenen yüksek miktarlar üzerinden tazminatların tahsili istenmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/10241 E.  ,  2025/13280 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/620 E., 2023/908 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhaneli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/64 E., 2022/514 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'nın davalı şirkete ait işyerinde 06.06.2016 tarihinde bakım ustası olarak çalışmaya başladığını, 27.04.2018 tarihinde çalışma arkadaşları ile birlikte kömür bandını onarmaya çalıştıkları esnada müteveffanın bulunduğu plaka sacın kırılması neticesinde 22,4 metre yükseklikten düşerek vefat ettiğini, olaya ilişkin Orhaneli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/194 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda işveren vekilinin %70, bölüm sorumlusu...'nün %30 kusurlu bulunduklarını, ... ...'nın kusursuz olduğunu, müteveffanın ücret bordrolarında belirtilen ücret karşılığında çalıştığını, ücret bordroları ile sabit olduğu üzere müteveffanın her ay fazla mesai yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, ayrıca müteveffanın sendika üyesi olduğunu, TİS hükümleri ile işyeri uygulaması neticesi yemek, servis gibi sosyal haklardan faydalandığını, Yargıtay kararları gereği müteveffanın gelirinin tespitinde ücret, TİS hükümleri, sosyal haklar, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti esas alınarak son 1 yıllık ortalamasının esas alınması gerektiğini, müteveffanın mirasçılarının destekten yoksun kalmaları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL; müteveffanın çocuklarından her biri için 5.000,00 TL olmak üzere 65.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, ayrıca davacıların murisinin vefatı nedeniyle davacılarda oluşan ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 120.000,00 TL; çocuklardan her biri için ayrı ayrı 60.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin mirasbırakanı ...'nın davalı şirkete ait iş yerinde çalışırken 27.04.2018 tarihinde çalışma arkadaşları ile birlikte kömür bandını onarmaya çalıştığı esnada 22,4 metre yükseklikten düşerek vefat ettiğini, ... ...’nın eşi ... ile çocukları ... ..., ... ve ... desteğinden mahrum kaldıklarından dolayı Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/64 Esas (2018/424 Eski Esas) sayılı maddi ve manevi tazminat davası ikame edildiğini, açılan dava sonucunda Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2018/4 24... /102 Karar sayılı ve 25.03.2021 tarihli kararı ile müvekkil ... lehine 452.125,31 TL maddi tazminatın, ... lehine 16.744,21 TL maddi tazminatın, ... lehine 27.927,73 TL maddi tazminatın ve ... lehine 72.082,15 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere verilmesine hükmedildiğini, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2021/3542 Esas, 2022/242 Karar sayılı ve 14.02.2022 tarihli Kararı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/64 Esas sayılı dosyası üzerinden davanın görülmeye devam edildiğini, dosyaya sunulan 23.09.2022 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda müvekkili ...'nın 1.167.752,56 TL, ...'nın 26.555,88 TL, ...'nın 58.753,52 TL, ...'nın 155.212,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin tespit edildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/64 Esas (2018/424 Eski Esas) sayılı dosyasında fazlaya ilişkin tüm hakların saklı tutulduğunu, bu nedenle eldeki ek davanın açılması gereğinin hasıl olduğunu, dava konusu iş kazasının oluşumunda davalı şirketin %100 oranında kusurlu olduğunu, iş bu ek dava ile Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/64 Esas sayılı dava dosyası arasında bağlantı olduğu açık olup her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle birleştirme talebinin kabul edilerek iş bu dava dosyası ile Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/64 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 715.627,25 TL, müvekkili ... için 9.811,67 TL, müvekkili ... için 30.825,79 TL müvekkili ... için 83.130,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı, husumet, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, dava konusu iş kazasının müteveffanın tamamen kendi inisiyatif ve iradesiyle işverenin emir ve talimatı olmadan ve çalışanların kullanmasına açık olmayan bölümde iken olay meydana gelmiş olup, işletmenin ve işverenin kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun işçide olduğunu, davaya konu kazanın işçinin kendi kusuru ile meydana geldiğini, işverence kendine verilen talimatlara aykırı olarak personele yasak olan yere çıkarak emir ve talimatlara aykırı davranması sebebiyle kazanın oluşmasına kendi kusuruyla yol açtığını, müvekkili şirketin iş güvenliğinin sağlanması ve işçi sağlığının korunması için gerekli her türlü önlemi aldığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı, yetki ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, dava konusu iş kazasının müteveffanın tamamen kendi inisiyatif ve iradesiyle işverenin emir ve talimatı olmadan ve çalışanların kullanmasına açık olmayan bölümde iken olay meydana gelmiş olup, işletmenin ve işverenin kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun işçide olduğunu, davaya konu kazanın işçinin kendi kusuru ile meydana geldiğini, işverence kendine verilen talimatlara aykırı olarak personele yasak olan yere çıkarak emir ve talimatlara aykırı davranması sebebiyle kazanın oluşmasına kendi kusuruyla yol açtığını, müvekkili şirketin iş güvenliğinin sağlanması ve işçi sağlığının korunması için gerekli her türlü önlemi aldığını, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken davacı ...'nın yeniden evlenme şansı ile çocukların yaşına ilişkin istatistik bilgilerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, murisin çıplak net ücretinin ve eline geçen toplam ücret tutarlarının bordroların ayrıntılı olarak incelenerek açık ve net hesaplanması gerektiğini, maddi tazminat hesaplanmasında ücret hesabının hatalı olup SGK tarafından bağlanacak aylık gereği hesaplama yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili özetle; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin, maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, temyiz kapsam ve sebeplerine göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz eden taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı olan temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.