Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin, işverenin inşaat sırasında meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun uyarınca iş kazası olmadığının tespitine ilişkin istinaf kararını onayan kararı.
Özet: İşverenin, kendi inşaatında meydana gelen ve Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası kabul edilen olayın, vefat edenin kendiliğinden ve talimat almaksızın çalışması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında iş kazası olmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin olayın iş kazası olmadığına dair kararının, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunarak onanmasıyla, söz konusu olayın yasal olarak iş kazası sayılmadığı kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/487 E., 2024/927 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2022/499 E., 2023/1331 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 26.07.2018 tarihli, 56 sayılı Komisyon Kararı ile "......'nın 24.07.2017 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılmasına" karar verildiğini, müvekkiline ait bina inşaatında 24.07.2017 tarihinde meydana gelen ve ... ...'nın yaralandığı olayın iş kazası olmadığının tespiti için tazminat talepli dosyada taraflarına süre verildiğini, Mahkemece süre verildiğinden Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmaksızın dava açıldığını belirterek müteveffanın yaralandığı olayın iş kazası olmadığını, müteveffanın müvekkilinden emir ve talimat almaksızın bağımsız şekilde kendi başına çalışmaya başladığını belirterek kazanın iş kazası olmadığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili, öncelikle dava açılmadan Kuruma müracaatın zorunlu olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, akabinde 05.03.2018 tarih, 2018/mk/75 numaralı inceleme raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, 26.07.2018 tarihli komisyon kararı ve Vakfıkebir ACM 2018/280 Esas sayılı dosyasında alınan 21.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... ve ...'nın cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşılmıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile1-... ...'nın ... işyeri sicil no.lu ...'ya ait işyerindeki 24.07.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13/a-b maddesi kapsamında iş kazası olmadığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalılar vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.