Sigortasız ve alt işveren üzerinden muvazaalı çalışma iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında, Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan yargılamada çalışma süresinin tespiti.
Özet: Davacı, davalı şirkette belirtilen dönemler arasında sigortasız veya farklı bir şirket üzerinden çalıştığı iddiasıyla hizmet tespiti talep etmiş; yerel mahkeme başlangıçta davayı kabul etmiş, ancak yüksek mahkeme kararı, işyerinin ticaret sicil kaydının, SGK tescilinin, bordroların incelenmesi, komşu işyerleri çalışanları dahil tarafsız tanıkların beyanlarının somut ve inandırıcı kanıtlarla desteklenerek çalışmanın niteliğinin (tam/yarı zamanlı) tespiti gerektiği gerekçesiyle bozmuş, bozmaya uyulan yargılama sonrası yerel mahkeme tekrar davanın kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/21 E., 2024/645 K. Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVA Davacı dava dilekçesi ile müvekkilinin 04.03.1996-30.06.2010 tarihleri arasında davalı şirketin Bursa'da faaliyet gösteren işyerinde mutfak ve işyeri içi servisten sorumlu temizlik elemanı olarak asgari ücretle kesintisiz çalıştığını, çalışmaya başladığı 04.03.1996 tarihinden 07.04.2009 tarihine kadar fiili olarak çalışmasına rağmen davalı şirket tarafından sigorta bildiriminin yapılmadığını, 07.04.2009 tarihinden sonra ise davalı şirketin müvekkilini bir kere bile adım atmadığı İstanbul ilinde faaliyet gösteren ... Hizmetler ünvanlı şirket üzerinden 30.06.2010 tarihine kadar sigortalı gösterdiğini, ancak bu tarihlerde de müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığını, Bursa 2. İş Mahkemesinin 2013/527 Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında müvekkilinin 04.03.1996-30.06.2010 tarihleri arasında davalı şirkette kesintisiz çalıştığı tespit ederek işçilik alacaklarının tahsiline karar verdiğini belirterek, müvekkilinin davalı şirkette 04.03.1996-07.04.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili, Bursa 2. İş Mahkemesinin 2013/527 Esas, 2013/728 Karar sayılı dosyasında davacının müvekkil şirkette değil müvekkil şirket ile alt işverenlik ilişkisi içinde olan ... Hizmetler Tic. A.Ş.'de çalıştığına dair tespit yapıldığını, bu bakımdan davanın bu şirkete de yöneltilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ... Osmangazi/Bursa adresinde bulunan ofisinin temizlik işlerinin ... Hizmetler AŞ.'ye verildiğini, davacının da sigorta kayıtlarından anlaşılacağı üzere 07.04.2009 tarihinde bu şirkette çalışmaya başladığını, 27-28-29 Haziran 2010 tarihlerinde işe gelmemesinden dolayı 30.06.2010 tarihinde işten ayrılışının SGK'ya bildirildiğini, tazminat dosyasında dinlenen tanıkların davacı ile birlikte çalışmamış kişiler olduğunu ve çalışma dönemi hakkında bilgilerinin bulunmadığını, hizmet tespit davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan davacının iddiasını şüpheden uzak biçimde kanıtlaması gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur.Davalı Kurum vekili, bu davaya bakmaya İstanbul İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği döneme göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, işçi alacakları davasında Kurumun taraf olmaması nedeniyle verilen hükmün bağlayıcılığı bulunmadığını, tespiti istenen 04.03.1996-07.04.2009 tarihleri arasında davacının davalı işyerinde 1 gün dahi çalıştığını gösterir belge olmadığını, çalışma iddasının tanıkla ispat edilemeyeceğini, bununla birlikte davanın açılmasına Kurumları sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde dahi yargılama giderlerinden sorumlu olmayacaklarını belirterek, açılan davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 15.12.2015 tarihli kararı ile "1-Davanın kabulü ile davacının 04.03.1996-07.04.2009 tarihleri arasında davalı iş yerinde aralıksız asgari ücret ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.10.2017 tarihli kararında; "...Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş; davalı şirketin hangi tarihten itibaren ticaret sicile kayıt ve tescilinin yapıldığını Ticaret Sicil Müdürlüğünden sormak, davalı şirketin tam ünvanını yazarak adına işyeri tescil kaydı bulunup bulunmadığını araştırmak, var ise Sosyal Güvenlik Kurumundan işyeri tescil belgeleri ile ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirterek, bu bordrolarda dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine (davacıya ihtilaflı dönemde çalıştığı işyeri adresi açıklattırılmak suretiyle ) o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı, çalışmanın part-time mı full- time mı olduğu yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermektir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.12.2024 tarihli kararı ile "1-)Davanın kabulü ile 3...9 sigorta sicil numarada kayıtlı davacının, 04.03.1996-31.12.2002 döneminde dahili davalı ... Pazarlama Anonim Şirketi unvanlı ... sicil numaralı işyerinden; 01.01.2003-06.04.2009 döneminde ise davalı ... adına kayıtlı ... sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. 3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.