Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçunda savunma hakkı ihlali, etkin pişmanlık ihtaratı eksikliği, suça konu eşya miktarı tespiti ve hak yoksunluğu uygulanmaması nedenleriyle mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Kaçakçılık suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkında, savunma hakkının kısıtlanması, sanığın kabul ettiği kaçak sigara miktarına ilişkin değerlendirme eksikliği ile diğer şüphelilerle iştirak iradesinin tespiti yapılmadan hüküm kurulması, etkin pişmanlık hükümleri hakkında ihtar yapılmaması, ilgili kanun maddesinin eksik gösterilmesi ve güvenlik tedbiri olarak hak yoksunluklarına hükmedilmemesi gibi birden fazla hukuka aykırılık nedeniyle ilk derece mahkemesinin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/986 E., 2021/1695 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesinden sonra yapılan yargılamada, sanığa yokluğunda karar verileceğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/2. maddesi şerhli davetiye çıkartılmadan ve sanığın savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Kabule göre ise;2.Olay tarihinde kolluk görevlilerinin sınır gözetleme faaliyeti sırasında 5 kişilik bir grubun Suriye tarafından Türkiye topraklarına giriş yaptığının görülmesi üzerine yapılan dur ihtarına rağmen bu şahısların yanlarında taşıdıkları sırt tabir edilen çuvalları bırakarak kaçtıkları, sanığın ise yakalandığı anlaşılmış olup, sanığın yakalanan sigaralardan yalnızca 100 kartonunu taşıdığını beyan ettiği, olayın diğer şüphelilerinin ise yakalanmadığı ve sanıkla aralarında iştirak iradesi olup olmadığının tespit edilemediği anlaşılmakla, sanığın 100 karton sigarayı kendi nam ve hesabına taşıdığı kabul edilerek, sanığın kabullendiği 100 karton kaçak sigara ile ilgili olarak yeni bir kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. ve 5/2. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği halde sanığa etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadan ve bu konuda savunması da alınmadan ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 4.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereği ceza tayin edilmesi gerekirken, delâlet maddesi gösterilmeden doğrudan anılan Kanun'un 3/1. maddesi gereğince ceza tayini,5.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış haklardan olmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken hak yoksunluklarına hükmolunmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.