Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında, kadın yararına hükmedilen maddi tazminatın yetersizliği ve kesinleşen boşanma sonrası yeniden belirlenen vekalet ücretine ilişkin temyiz incelemesi sonucu bozma kararı verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, karşılıklı boşanma davasında davacı-davalı kadına hükmedilen maddi tazminatın, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur dereceleri göz önüne alındığında yetersiz olduğuna ve hakkaniyet ilkesi gereği daha uygun bir miktar belirlenmesi gerektiğine hükmederken; aynı zamanda, boşanmanın kesinleşmesinden sonra sadece maddi tazminat miktarı yönünden yapılan bozma sonrası, davalı-davacı erkek aleyhine yeniden vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararını bu iki yönden bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         2025/6427 E.  ,  2025/10403 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

SAYISI : 2025/44 E., 2025/214 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından hükmedilen maddî tazminatın miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadın lehine hükmedilen maddî tazminat ve aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı -davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şek,ilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
2.Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; davalı -davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’îlerine hükmedilmiş; hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı tarafların temyiz başvurusunda bulunmaları üzerine Dairemizce davacı-davalı kadın vekilinin karşı davanın kabulü ve nafaka miktarına yönelik temyiz dilekçesinin reddine, davacı-davalı kadın yararına hükmedilen maddi tazminatın miktarının az olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile bozma kapsamı dışında kalan yönlerden hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına karar veren İlk Derece Mahkemesince maddî tazminat yönünden yeniden hüküm kurulmuş ve davacı-davalı kadın yararına vekâlet ücretine hükmetmiştir. Davalı-davacı erkek vekili hükmü aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti yönünden de temyiz etmiştir.
Boşanma davalarında vekâlet ücreti davanın kabul edilmesi veya reddedilmesi durumuna göre takdir edilir; tarafların kusur durumu, boşanmanın fer'îsi niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerinin kısmen veya tamamen kabulü ya da reddi halinde bunlar için ayrıca vekâlet ücretine hükmedilemez. Somut olayda, boşanma kararı Dairenin bozma kararından önce kesinleşmiştir; bozma sadece boşanmanın fer'îsi olan maddî tazminatın miktarına yöneliktir. Bu itibarla, bozma kararı sonrası boşanmanın fer'îsi yönünden kurulan hükümde boşanmanın ve vekâlet ücretine yönelik hükmün kesinleştiği dikkate alınmaksızın davalı -davacı erkek aleyhine olacak şekilde yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Kadın vekilinin maddi tazminatın miktarına, erkek vekilinin bozma sonrası yapılan yargılamada aleyhine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) ve (2/b) numaralı paragraflarda açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat miktarı yönünden kadın yararına, aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden ise erkek yararına BOZULMASINA,
2.Erkek vekilinin "kadın yararına hükmedilen maddi tazminatın esası ve miktarına" yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda (2/a) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle reddine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.