Boşanma davasında erkek eşin tamamen kusurlu bulunmasına rağmen, yoksulluk nafakası miktarının kadının ekonomik durumunun eksik incelenmesi nedeniyle bozulması kararı.
Özet: Boşanma davasında temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin erkeği boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu bulması, tarafların kusur belirlemesine ilişkin diğer itirazlar reddedilerek onanırken, kadına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının belirlenmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının, kadının gelirinin ve boşanma sonrası yoksulluğa düşme ihtimalinin, erkeğin ise malvarlığının gelir getirip getirmediğinin eksik araştırıldığı gerekçesiyle, bu yöndeki kararın bozulmasına ve yeniden inceleme yapılmasına hükmedilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/3665 E.  ,  2025/10278 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/341 E., 2025/335 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/825 E., 2023/995 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası, iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğe İlk Derece Mahkemesince yüklenen "güvensarsıcı ve sadakatsiz davranışlar" vakıasından sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettiklerinin, bu nedenle bu vakıaya dayalı olarak kadının, erkeğin bu davranışını affettiğinin yahut en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulünün gerektiğinin, dolayısıyla erkeğe bu vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ne var kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre yine de erkek eşin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Her ne kadar Mahkemece, erkeğin sosyo-ekonomik durumlarıyla orantılı olarak yoksulluk nafakasının kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının özel bir kurumda aşçı yardımcısı olarak çalıştığı, gelirinin bilinmediği, kardeşine ait evde 2 çocuğu ile birlikte kira ödemeden oturduğu, adına kayıtlı araç ve gayrimenkulünün bulunmadığı, erkeğin ise muhasebe ve emlak işiyle uğraştığı, üzerine kayıtlı ev ve ofisi ile 2 adet tarla vasfında taşınmazı bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre tarafların ekonomik ve sosyal durumunun detaylıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, erkeğin malvarlığının gelir getirip getirmediği de belirlenerek gerçekleşecek sonucuna göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
3.Davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.