Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 1072 sayılı Kanuna muhalefet ve kumar oynatma suçlarında gerçek içtima uygulanmaması ve Anayasa Mahkemesinin seri yargılama usulü iptali nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yerel mahkemenin, 1072 sayılı kanuna muhalefet ve kumar oynanması için yer sağlama suçlarının birbirinden bağımsız fiiller olduğunu ve sanığın gerçek içtima hükümleri uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini gözetmemesi ile Anayasa Mahkemesinin seri yargılama usulüne ilişkin iptal kararı doğrultusunda dosyanın yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunu göz ardı etmesi nedenleriyle, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/2979 E.  ,  2025/16169 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/309 E., 2021/230 K.
SUÇ: 1072 sayılı ...ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları
Hakkında Kanun' a muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Gerek Dairemizin istikrar kazanmış uygulamaları gerekse Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.12.2021 tarihli ve 2021/8-69 Esas, 2021/606 Karar sayılı ilâmında varılan sonuç uyarınca; 1072 sayılı ...ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun' a (1072 sayılı Kanun) muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarının unsurlarının birbirinden bağımsız ve ayrı fiiller olduğu, 1072 sayılı Kanun kapsamında yer alan oyun alet veya makineleri ile kumar oynatılması halinde, gerçek içtima hükümleri uyarınca sanığın her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5/1-d maddesinde yer alan“…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de
dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddeleri uyarınca dosyanın “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.