Yargıtay tarafından bozulan kadastro tespitine itiraz davasında, birden çok parselin orman vasfının belirlenmesi ve tescili üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresinin, birçok parselin orman niteliğinde olduğunu iddia ederek kadastro tespitlerine itiraz ettiği ve tescillerini talep ettiği bir davada, ilk derece mahkemesinin önceki kararının Yargıtay tarafından eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasının ardından, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabul edilmesine hükmedilmiştir; bu karar üzerine çok sayıda davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, duruşmalı inceleme yaparak dosyanın karara bağlanma sürecini yürütmektedir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/1 E., 2018/17 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., davalı-müdahil ..., davalı ... vekili Avukat ..., aynı dilekçe ile ... ve ..., bir kısım davalı vekili Avukat ... ve duruşma istemli olarak bir kısım davalı vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davalı-müdahil ... ve davalı ... vekili Avukat ...'ün katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 20.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 114 ada;419 parsel 640,06 m² bahçe niteliğinde ... oğlu ...,421 parsel 837,14 m² arsa niteliğinde ... oğlu ... ve ... oğlu ...,422 parsel 32,78 m² arsa niteliğinde ... oğlu ...,442 parsel 25.711,18 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ...,443 parsel 25.627.75 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ...,448 parsel 51.625 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,449 parsel 34.250 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,456 parsel 47.161 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,457 parsel 56.283,64 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,458 parsel 48.000 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,461 parsel 213.261,13 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,462 parsel 31.351,90 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,463 parsel 331.075,39 m² fıstıklık niteliğinde ... ... oğlu ...,466 parsel 179.098,67 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ,467 parsel 178.329,25 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ...,468 parsel 173.806,30 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,469 parsel 87.489,95 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,470 parsel 15.030,36 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,471 parsel 38.189,55 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,472 parsel 66.065,34 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,473 parsel 128.457,49 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,474 parsel 123.099,75 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ... ...,477 parsel 80.734,32 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,525 parsel 135.854,90 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,526 parsel 111.450,63 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,527 parsel 180.956,39 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,545 parsel 139.211,18 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,546 parsel 98.401,82 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,547 parsel 167.411,34 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,550 parsel 61.315,23 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ...,551 parsel 41.233,83 m² fıstıklık niteliğinde ... oğlu ...,579 parsel 93.518,18 m² fıstıklık niteliğinde ... kızı ... adlarına; 442, 443, 448, 461, 462, 463, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 526, 527, 525, 545, 546, 547, 550, 5 51... parseller tapu kaydına, diğerleri kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmişlerdir.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; bu parsellerin tamamının orman olduklarından bahisle ayrı ayrı davalar açarak, kadastro tespitlerinin iptalini ve orman niteliğinde Hazine adına tescillerini talep etmiştir.Davacı 1333 doğumlu ... ... oğlu ..., 462 parselin kendisine ait olduğu halde yanlışlıkla ölü oğlu ... adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptalini talep etmiş, davacı ... İdaresince açılan dava dosyaları ile birleştirilmiştir.Yapılan yargılama sonucunda "Orman İdaresinin 419, 422, 427, 4 30... parsellere yönelik davalarının reddine, bu parsellerin tespit gibi davalılar adına; 448, 449, 450, 456, 457, 4 58... parsellerle ilgili davalarının ise kabulüne ve bu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline" karar verilmiş; kabul kararı verilen dosyalarda tespit maliklerinin, ret kararı verilen dosyalarda ise Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince eksik inceleme ve araştırma sebebiyle kararlat bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamlarına uyulmuş, yukarıda ada ve parsel numaraları belirtilen bozma ilamına konu taşınmazların dava dosyaları ile evvelce bir karar verilip de bozmaya konu olmayan 421, 441, 442, 443, 446, 450, 461, 462, 463, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 525, 526, 527, 528, 545, 546, 547, 550, 5 51... parsellerle ilgili dava dosyaları birleştirilmiştir.Birleştirme kararından sonra ... ve paydaşları davaya harçlı katılımda bulunarak 466, 467, 468, 469, 470, 471, 4 72... parsellerin ortak murisleri ...’dan kendilerine kalan tarım alanı olduğunu ileri sürmüşlerdir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, davacı ... ile müdahillerin davasının reddine, dava konusu ... köyü 1 14... , 421, 422, 441, 442, 443, 446, 448, 449, 450, 456, 457, 458, 461, 462, 463, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 477, 525, 526, 527, 528, 545, 546, 547, 550, 5 51... parsellerin orman niteliğinde Hazine adına, aynı ada 427, 4 30... parsellerin ise tespit gibi tescillerine" karar verilmiş; hüküm, müdahil ... ve paydaşları, davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ölü ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları, ... ... mirasçıları, ..., ..., ... ve Hazine ile davacılar ... ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiş, 1 14... sayılı parsel taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 1 14... , 430, 434, 441, 4 46... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm onanmış, diğer parsellerle ilgili hüküm ise eksik ve yetersiz inceleme sebebiyle bozulmuş ve bozma ilamında yöntemince orman araştırması ve tapu uygulaması yapılması gereğine değinilmiştir.Bozma kararından sonra 14.01.2015 havale tarihli dilekçe ile ...;1 14... ve 579 parselleri noter satış senedi ile satın aldığını ileri sürerek davaya müdahil olarak katılmasına ve bu parsellerin kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde "yapılan keşif ile birlikte teknik bilirkişiler dava konusu parsellerin orman bütünlüğü oluşturdukları, toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, kadimden beri orman arazisi olduklarını bilirkişi raporlarında ibraz etmişlerdir. Dava konusu parsellere ait hava fotoğrafları teknik bilirkişiler tarafından incelenmiştir. 1952 tarihli hava fotoğrafında dava konusu parsellerin herhangi bir toprak işlemesi yapılmayan, yer yer taşlık ve kayalıkların bulunduğu ve üzerlerinde meşe, yabani alıç ve melengiç gibi orman ağaçlarının bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olduğunu teknik bilirkişiler raporlarında belirlemişlerdir. Aynı yere ilişkin 19 85... tarihli hava fotoğrafları incelenmiştir. Dava konusu parsellerin eğimleri harita üzerinde bilirkişilerce gösterilmiştir. Dosyamızda bir kısım tarafların dayandıkları tapu kayıtları mahallinde mahalli bilirkişiler ile uygulanmış, fen bilirkişisi raporunda tapu kayıtlarının sınırlarını göstermiştir. Evveliyatı orman olan bir yerin tapu kayıtları ve zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün olmadığından; dava konusu parsellerin evveliyatının orman olduğu, orman bütünlüğü içinde yer aldığı, toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, teknik bilirkişi raporları ile beyan edildiğinden... dava konusu parsellerle ilgili 3573 sayılı Zeytinciliğin İslahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun (3573 sayılı Kanun) kapsamına göre alınmış idari bir tahsis işlemi bulunmadığından tapu kayıtlarına değer verilemeyeceğinden;Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 2009/18369 Esas ve 2010/845 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Orman Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasının İ bendi "Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet ormanından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarihli ve 6777 sayılı Kanun'da tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnuplukların orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de dava konusu taşınmazlara ait tapu kaydının bulunması ve 3573 sayılı Kanun gereği tahsisin bulunması" gerektiğinden, dava konusu parsellere yönelik alınmış idari bir tahsis işleminin bulunmaması, tahsis edilmeyen bir yerin aşılanmak suretiyle iktisabı mümkün olmayacağından, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, teknik bilirkişilerin raporları, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ışığında davacı ... idaresinin davasının kabulüne, 1 14... , 421, 422, 442, 443, 448, 449, 456, 457, 458, 461, 462, 463, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 477, 525, 526, 527, 545, 546, 547, 550, 551, 579 parsellerin tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine; davacı ... ... oğlu ...'ın davasının reddine; müdahil ..., ..., ..., ..., ...'nın davalarının reddine; müdahil ... ise dava konusu parselleri kadastro tespitinden sonra satın aldığını beyan edip parsellerin kendi adına tapuya tescilini talep ettiğinden, dosyaya müdahil olarak dahil olmuşsa da satışların tespit sonrasında gerçekleşmiş olması sebebiyle Kadastro Kanunu madde 26'ya göre kadastro tespitinden sonra gerçekleşen işlemler ile ilgili Mahkememizin görevli olmaması sebebiyle bu müdahil yönünden mahkemenin görevsizliğine" karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı-müdahil ..., davalı ... vekili, aynı dilekçe ile ... ve ..., bir kısım davalı vekili ve bir kısım davalı vekili tarafından 421, 442, 443, 448, 449, 456, 457, 458, 462, 463, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 525, 526, 527, 545, 546, 547, 550, 5 51... parsellere yönelik temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup adı geçenlerin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A bendine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanun'a eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesi hatalı ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalılar ..., ..., ..., davalı-müdahil ..., davalı ... vekili, ... ve ..., bir kısım davalı vekili ve bir kısım davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalılar ..., ..., ..., davalı-müdahil ..., davalı ... vekili, ... ve ..., bir kısım davalı vekili ve bir kısım davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6, 7 ve 8) numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak (6) numaralı bent olarak "Davacı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan peşin alınan harçların iadesine, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca başkaca harç alınmasına yer olmadığına", (7) numaralı bent olarak "Davacı ... İdaresince yapılan yargılama giderlerinin 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca kendi üzerine bırakılmasına", (8) numaralı bent olarak "Davacı ... İdaresi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.