Mirasçıların murisin gayri resmi birliktelikten olan çocuklardan mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı boşanma protokolüyle yaptığı taşınmaz devirlerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, istinaf mahkemesinin muris muvazaası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle verdiği red kararının temyiz incelemesi.
Özet: Murisin gayri resmi çocukları olan davacılar, miras bırakanın kendilerinden mal kaçırmak ve nafaka sorumluluğundan kurtulmak amacıyla resmi eşiyle muvazaalı şekilde boşanıp tüm taşınmazlarını ona devrettiğini, bu devredilen taşınmazlardan birinin de iyiniyetli olmayan üçüncü kişiye satıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebiyle dava açmıştır; ilk derece mahkemesi eski eş aleyhine hüküm kurarken, Bölge Adliye Mahkemesi, devirlerin kesinleşmiş boşanma kararı ve onaylı protokol uyarınca hükmen gerçekleştiğini, dolayısıyla muris muvazaası şartlarının oluşmadığını belirterek davanın her iki davalıya karşı da reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2413 E., 2024/368 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/168 E., 2022/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... .............ve davalı ... vekili Avukat............ .............. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar; murisin gayri resmi birliktelik yaşadığı dava dışı ............'dan çocukları olduklarını, murisin, ona karşı açtıkları nafaka davasını sonuçsuz bırakmak ve kendilerinden mal kaçırmak amacıyla resmi nikahlı eşi olan davalı ... ile anlaşmalı boşanıp boşanma protokolü ile 11 92... parseldeki A- 33... nolu bağımsız bölümü, 1 17... parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü, 6 32... ve 57 parseller ile 630 ada boş parsel sayılı taşınmazı davalı ...'ye devretmeyi kabul ettiğini, muvazaalı boşanma kararının kesinleşmesi sonucu Mahkemece onaylanan protokol gereğince anılan taşınmazların hükmen davalı ... adına tescil edildiğini, ...........nin 17 nolu bağımsız bölümü diğer davalı ...'e devrettiğini, davalıların birlikte hareket ettiklerini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.II. CEVAP1. Davalı ...; muris ile 1964 yılında evlendiğini, murisin evlilik dışı ilişkisinin ortaya çıktığını, muris ile birlikte edindikleri malların muris tarafından böyle bir yaşantı için harcandığını, mağdur edildiğini, bu nedenle daha sonra boşandıklarını, murisin kalp krizi geçirdiğini, ameliyatlar olduğunu, ekonomik durumunun kötüye gittiğini, tazminat ve nafaka ödeme gücünün kalmadığını, bu nedenle evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazların yarısının muris tarafından kendisine devredildiğini, boşanmadan sonra da çocukları ve torunları için murisle birlikteliğini sürdürdüğünü, murisle ilgilendiğini, diğer davalı ...'i emlakçı aracılığıyla tanıdığını, bir daha kendisi ile karşılaşılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ...; taşınmazı emlakçı aracılığıyla, kredi temini ile satın aldığını, alım gücünün bulunduğunu, iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... ile muris...'ın boşanmalarına rağmen birlikte yaşamaya devam ettikleri ve yapılan vasiyetname, vasiyetnameden rücu, boşanma kararı tarihleri değerlendirildiğinde muris adına başka taşınmazlar olmakla birlikte işlemlerin davacılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı ancak davalı ...'in ediniminin iyiniyetli olduğu, davacıların dava dilekçesi ile sadece tapu iptali ve tescil isteğinde bulundukları, terditli bedel isteklerinin olmadığı gerekçesiyle davalı ... bakımından davanın kabulüne, davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ile davalı ...'nin anlaşarak boşandığı, boşanma protokolüne göre dava konusu taşınmazların davalı eş...'ye verildiği ve bu davalı adına tapu kayıtlarının hükmen tescil edildiği, daha sonra davalı ...'nin dava konusu 17 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a satarak devrettiği, yine tanık beyanları ve dosya kapsamına göre boşanma kararından sonra muris ile davalı ...'nin taşınmazda birlikte yaşadığı, ancak davanın muris muvazaası hukuki nedeni ile tapu iptali ve tescil isteğiyle açıldığı, taşınmazların kesinleşen boşanma kararı sonucu hükmen davalı ... adına tescil edildiği bu nedenle muris muvazaasının söz konusu edilemeyeceği, koşulları oluşmadığından davanın reddi gerekirken belirtildiği şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın her iki davalı bakımından da ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesi ile; davalı ...'nin muris ile boşanmasının ve boşanma protokolü ile murisin tüm malvarlığının kendisine devredilmesinin muvazaalı olduğunu, işlemlerin davacılar tarafından murise karşı nafaka davası açıldıktan sonra gerçekleştirildiğini, muvazaa iddialarının nafaka davasında verilen karar ile de sabit olduğunu, boşanma sonrası da birlikte yaşamaya devam ettiklerini, murisin düzenlediği vasiyetnamenin de davacılardan mal kaçırma kastını ispatladığını, tanık beyanları ile de muvazaa iddialarının kanıtlandığını, davalıların birlikte hareket ettiklerini, bedeller arasında fahiş fark olduğunu, 03.05.2022 tarihli dilekçeleri ile davalı ... adına kayıtlı taşınmaz bakımından tapu iptali ve tescil isteklerinin kabul edilmemesi halinde bedele karar verilmesini talep ettikleri halde bu taleplerinin değerlendirilmediğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1940 doğumlu muris ...'ın 03.12.2016 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davalı ...'den olma çocukları dava dışı ...ve ... ile gayri resmi birliktelik yaşadığı dava dışı ...'dan olma çocukları davacılar ....ve .............'nun kaldığı; muris... ile davalı ...'nin 1964 yılında evlenip Fatih 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2003 tarihli ve 2003/194 Esas, 2003/332 Karar sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma kararının tarafların kanun yolundan feragat etmesi sonucu kesinleştiği, taraflar arasında imzalanıp Mahkemece onaylanan 11.04.2003 tarihli anlaşmalı boşanma protokolü ile eldeki davaya konu taşınmazların tamamının...'ye devredileceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazlardan 11 92... parseldeki A Blok 17 nolu bağımsız bölümün muris tarafından 13.05.2003 tarihinde davalı ...'ye satış yoluyla temlik edildiği, Senihe'nin taşınmazı 24.02.2010 tarihinde diğer davalı ...'e devrettiği, geriye kalan taşınmazların ise 04.11.2003 tarihinde davalı ... adına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.