Genel mahkemeden aktarılan tapu iptali ve tescil davasında, Yargıtay bozması sonrası eski maliklerin mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle temyiz talebinin süre yönünden reddi kararına itiraz.
Özet: Bir kadastro mahkemesi kararının ardından, karardan etkilenen ancak usulüne uygun olarak yargılamaya dahil edilmeyen diğer mirasçılar tarafından açılan dava üzerine, Yargıtayın taraf teşekkülü eksikliği nedeniyle önceki kararı bozması sonucunda, bozma sonrası kararın ilgili mirasçılara tebliği ve bu tebliğe istinaden temyiz süresinin kaçırıldığı gerekçesiyle verilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ekseninde temyiz yoluyla incelenmek üzere yüksek mahkemeye taşındığı bir davadır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2003/6 E., 2005/3 K.KARAR : Davanın kabulüneTaraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın dahili davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm dahili davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, 966, 11 94... parsel sayılı taşınmazlardan 9 66... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle ... adına; 1194 parsel sayılı taşınmaz ise ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları tarafından davalılar ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların 1317 doğumlu muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; verilen karar 13.09.2006 tarihinde kesinleşmiştir. ... mirasçıları ... ve arkadaşları Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/61 Esas sayılı dosyasında; tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve Kadastro Mahkemesi dosyasında taraf olmadıkları iddiasına dayanarak dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve dava konusu 9 66... parsel sayılı taşınmazların veraset ilamındaki hisseleri oranında ... mirasçıları adına, 1194 parsel sayılı taşınmazın ise 1963 doğumlu ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.10.2012 tarihli ve 2012/587 Esas, 2012/7670 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların ortak muristen geldiği ve taksimen davacı tarafa isabet ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında dava konusu 9 66... parsel sayılı taşınmazlar ...; 1194 parsel sayılı taşınmaz ise ... oğlu ... adlarına tespit görmüştür. Kadastro Mahkemesinin 2003/6 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazların da aralarında bulunduğu birçok taşınmazla ilgili yargılama sırasında tespit malikleri olan ... ve ... oğlu ... davada taraf gösterilmeksizin yokluklarında hüküm kurulmuştur. Yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yapılan yargılama neticesinde, işbu davanın davacıları olan ... mirasçıları yönünden Kadastro Mahkemesi kararı kesinleşmemiştir. Dava konusu taşınmazların hukuken açık olan malik hanelerinin tespit malikleri olan ... ve ... taraf gösterilmeksizin doldurulması işbu davanın davacıları olan ... mirasçılarını bağlamayacağına göre dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının ... mirasçıları yönünden kesinleştiğinden de söz edilemez. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması, Kadastro Mahkemesinin 2003/6 Esas sayılı dosyasında verilen kararın ... ve ... oğlu ...'na tebliğinin sağlanması bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı gereği; temyize konu Buldan Kadastro Mahkemesinin 2003/6 Esas ve 2005/3 Karar sayılı dosyasında aleyhlerine karar verilen ... mirasçıları ile ... oğlu ...'na gerekçeli karar tebliğ edilmiş, ... mirasçıları vekili 28.03.2017 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş olup, İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ek kararı ile ... oğlu ... ile ... mirasçılarına Buldan (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2003/6 Esas, 2005/3 Karar sayılı kararının tebliğe çıkarıldığı, en son 26.05.2016 tarihinde mirasçılardan ...'na tebliğ edildiği, temyiz süresinin 10.06.2016 tarihi mesai saati bitiminde sona erdiği, temyizin süre geçtikten sonra talep edildiği gerekçesiyle, ... mirasçıları ile ... oğlu ... vekilinin temyiz isteminin süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve işbu ek karar, ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. ... mirasçıları ile ... oğlu ...'na gerekçeli karar tebliğe çıkarılmış ise de gerekçeli kararın usule uygun tebliğ edildiğinden bahsedilemez. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanunu 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ... .'nin 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmünü içermektedir. Somut olayda, bilinen son adrese tebliğ çıkarılmadan doğrudan adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine tebliğ çıkarılması usulsüz olduğundan ... mirasçıları ile ... oğlu ... vekilinin temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, temyiz taleplerinin incelenmesine geçildi.2. Kadastro sırasında dava konusu 9 66... parsel sayılı taşınmazlar ...; 1194 parsel sayılı taşınmaz ise ... oğlu ... adlarına tespit edilmiştir. Kadastro Mahkemesinin 2003/6 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazların da aralarında bulunduğu birçok taşınmazla ilgili yargılama sırasında tespit malikleri olan ... ve ... oğlu ... davada taraf gösterilmeksizin yokluklarında hüküm kurulmuştur. Dava şartı olan taraf teşkilinin yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereği karşısında, dava konusu taşınmazın tespit malikinin usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır .Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazların hukuken açık olan malik hanelerinin tespit maliklerinin yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle 29.03.2017 tarihli ek kararı KALDIRILMASINA, Dahili davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.