Mirastan mal kaçırma ve muvazaa iddiasıyla açılan tapu iptali davasında, Yargıtayın bakım karşılığı temlik bozma kararına uyularak verilen kararın davacı vekilince temyizi.
Özet: Davacı, murisin davalılara yaptığı taşınmaz devirlerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil talebiyle dava açmış; ilk derece ve istinaf mahkemeleri başlangıçta devirleri muvazaalı bularak davayı kabul etmişken, Yargıtayın devirlerin minnet duygusuyla yapıldığı gerekçesiyle bozma kararı sonrası, ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak bir davalı aleyhindeki davayı reddederken diğer davalı aleyhindekini kabul etmiş ve davacı vekili, bozma kararının mesnetsiz ve diğer kararlarla çeliştiği, murisin varlıklı olduğu, bakım savunmasının ispatlanamadığı, fahiş bedel farkı gibi gerekçelerle son kararı temyiz etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2024/187 E.  ,  2025/4639 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/407 E., 2023/562 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; murisi .................ın dava konusu 218 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu ve 299 parsel sayılı taşınmazdaki 24 nolu bağımsız bölümlerini satış suretiyle davalılara devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; küçük yaşta annesini kaybettiğini, annesinin ölümünden sonra murisin de çocuğu olmaması nedeniyle birbirlerini anne-evlat yerine koyduklarını, muris ve eşinin kendisini evlat edinmek istediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini, sonraki süreçte de muris ve eşi ile ilgilenmeye, ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmaya devam ettiğini, murisin eşinin ölümünden sonra tüm ihtiyaçları ve bakımı ile kendisi ve eşinin ilgilendiklerini, diğer davalı ... ile maliki oldukları dava dışı taşınmazda bulunan kiracılarından murisin bir takım hizmetlerini yapması nedeniyle cüz'i düzeyde kira bedeli aldıklarını, davacının ise murisin evine bir kere dahi uğramadığını, temlikin mal kaçırma amacıyla değil minnet duygusu ile yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
2. Diğer davalı; savunma getirmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2019/241 Esas, 2021/679 Karar sayılı kararıyla; devir bedelinin ödendiği iddiasının ispat edilemediği, tarafların halası olan murisin satışı yapmak için bir nedeninin bulunmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasında büyük fark bulunduğu, tarafların yakın akrabalık bağı dikkate alınarak dava konusu satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli ve 2022/749 Esas, 2022/1560 Karar sayılı kararıyla; resmi akitte gösterilen değer ile gerçek değerler arasında açık nispetsizlik bulunduğu, murisin ekonomik sıkıntısı ve mal satma ihtiyacının olmadığı, dava konusu taşınmazların davalılara temlikinin bedelsiz, muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/1823 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'in murise baktığı sabit olup, murisin bakım karşılığı dava konusu taşınmazlarını temlik ettiği, mal kaçırma amacının bulunmadığı, devirlerin minnet duygusu ile yapıldığı, davanın reddine (kararın davalı ... tarafından temyiz edildiği gözetilerek) karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararındaki gerekçe benimsenmek suretiyle davalı ... bakımından davanın reddine karar verilmiş, diğer davalı ... bakımından ise satışın muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; bozma kararının mesnetsiz ve gerekçesiz olduğunu ve aynı Dairenin verdiği başka kararlar ile çeliştiğini, oldukça varlıklı biri olan, mal satmaya ihtiyacı olmayan murisin ölümünden kısa bir süre önce terekedeki tüm mallarını davalılara temlik ettiğini, davacıya hiçbir şey bırakmadığını, murisle aynı yerde dahi yaşamayan davalının bakım savunmasını ispatlayamadığını, murisin bakıcısı olan davalı tanığı ...nin ücretinin murisin kendisi tarafından karşılandığını, murisin huzur evinde öldüğünü, bedeller arasında fahiş fark olduğunu, davalının satış bedelini ödediğini kanıtlayamadığını, muvazaa iddialarının tüm tanık beyanları ile sabit olduğunu, olağanüstü bakım ve gözetim ihtiyacı olmayan murise yapılan bakımın ahlaki görev kapsamında kalacağını, davanın davalı ... tarafından da kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; eşi 2002 yılında ölen 1925 doğumlu muris ...'ın 18.02.2017 tarihinde çocuksuz olarak ölümü ile geriye mirasçıları olarak 2013 yılında ölen kardeşi ..............nin oğlu ... ile oğlu..............'den torunu davacı ...'ın ve 1977 yılında ölen kız kardeşi ..........'ın çocukları olan davalılar........... ve ... .............nin kaldıkları, murisin çekişme konusu 5 numaralı bağımsız bölümü intifa hakkını üzerinde bırakarak 21.02.2013 tarihinde davalı ...'e, 24 numaralı bağımsız bölümü ise yine intifa hakkını üzerinde bırakarak 07.08.2015 tarihinde 1/2'şer paylarla davalılar......... ve ................'ye satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, her ne kadar muris muvazaasında iradenin bölünmezliği ilkesi mevcut ise de; davalı ...'nin bozmadan önce hakkında verilen kabul kararını temyiz etmediği, böylelikle adı geçen davalı bakımından davacı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu, bozmadan sonra davalı ... hakkındaki davanın kabulünün bu gerekçe ve sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.