Mirasçıların vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacılar, mirasbırakanlarından kalan taşınmazlardaki paylarının, vekalet görevini kötüye kullanan vekil aracılığıyla diğer mirasçılara usulsüzce satıldığını iddia ederek tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel talebiyle dava açmış, ancak ilk derece mahkemesi iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine temyiz edilen dosyada, Yargıtay da alt mahkemelerin kararını usul ve yasaya uygun bularak davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/14 E., 2025/146 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray(Tekirdağ) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/256 E., 2024/549 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili; davacılar ile davalılardan ... ve ...'in kök muris ...'ın mirasçıları olduğunu, kök murisin 10.01.1988 tarihinde öldüğünü, murisin maliki olduğu 1 39... , 198 ada, 5 ve 1 93... parsel sayılı taşınmazların mirasçılara intikal ettiğini, davalılardan ... ve ...'in bu taşınmazlardaki iştirak halinde olan mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi ve yasal mirasçılarına payları oranında intikal yapılması ve mirasçılık belgesi çıkarılması için diğer mirasçılardan vekalet aldıklarını ancak davacıların miras payını vekalet görevini kötüye kullanarak amcasının çocuklarına temlik ettiklerini, davacıların tesadüfen kısa bir süre önce bu durumu öğrendiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline, mümkün değil ise bedelin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştirII. CEVAPDavalı ... vekili; dava konusu taşınmazlarda tüm kardeşlerinin payını satın aldığını, yapılan işlemin gerçek bir satış işlemi olduğunu, davacıların ablası olan ...’nin dava açmadığını, vekaletnamenin noter huzurunda düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ...; satışın gerçek satış olduğunu, vekaletnamenin satış yapılması için düzenlendiğini, davacıların paylarını davalılar ... ve ...’e sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ve satış tarihindeki taşınmazların gerçek değeri ile resmi akitte yazan değeri arasında fahiş fark olduğunu, davacılara satış bedelinin ödenmediğini, davalıların bu yöne ilişkin savunmalarını kanıtlayamadıklarını, bu nedenle davanın kabul edilmesi gerektiğini, diğer kardeş ...’ın salt devir işlemine itiraz etmemiş olmasının, vekaletnamenin iradeye uygun kullanıldığına delalet etmeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; muris ...’ın 10.01.1988 tarihinde öldüğü, geride çocukları olan davacılar, dava dışı ..., davalılar ... ve ... ile dava dışı eşi ...’nın mirasçı olarak kaldığı, mirasçılardan ... ve ... ile davacıların 06.03.1989 tarihinde amcalarının oğlu olan dava dışı ...’i vekil tayin ettikleri, vekilin dava konusu taşınmazlardaki davacılar ile dava dışı mirasçı ...’ya ait toplam 11/20 miras payını 14.09.1990 tarihinde davalılara satış suretiyle temlik ettiği, aynı resmi akitte dava dışı ...’nin de payını bizzat devrettiği, davalı ...’in dava konusu 1 93... parseli 22.06.2021 tarihinde dava dışı 3. bir kişiye devrettiği anlaşılmıştır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.