Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklı fatura alacağı tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafın ticari satıştan kaynaklanan 64.943,56 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine, davalının yedi günlük yasal süre içinde haksız olarak itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı davasını incelemekte olup, davalının davaya cevap vermediği davada, mahkeme faturaya süresinde itiraz edilmemesinin sadece miktar ve fiyat içeriğini kabul anlamına geldiğini, malın teslim edildiğini ispat yükümlülüğünün ise satıcıda olduğunu değerlendirirken metin sonlanmaktadır.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/692 Esas - 2026/80
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/692 EsasKARAR NO : 2026/80T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 21/08/2025KARAR TARİHİ : 04/02/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında geçmişe dayanan ticari ilişki ve bu kapsamda bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, tarafların bu ilişki çerçevesinde mal ve hizmet alım satımında bulunduğunu, 13/12/2024-25/04/2025 dönemine ait işlem dökümünden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalıdan 64.943,56 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla 29/04/2025 tarihinde ... .... .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca süresinde ve haksız şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının itirazının kötü niyetli olup borcu ödememek maksadıyla yapıldığını ve alacağın işlem dökümü belgesiyle sabit olduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının .... ..... .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak ve tüm ferileri yönünden iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.CEVAP : Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, .... .... .... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, 23/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekilinin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıdan 64.943,56 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2025/21122 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalının ise davaya cevap vermediği görülmüştür.İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 64.943,56 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... İcra Dairesi'nin 2025/21122 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 02/05/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 21/08/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı).TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı).Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğini ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.SMMM bilirkişi Arzu Şeftalici tarafından düzenlenen 23/12/2025 tarihli raporda, davacı şirketin ticari defterlerinin e-defter olduğu, açılış ve kapanış onaylarının (berat yüklemelerinin) süresinde yapıldığı ve bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin ise mahkemece verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği ve inceleme için adres bildirmediği, bu nedenle davalı kayıtlarının incelenemediği, davacının ticari kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 13/12/2024 tarihinde başladığı, davacının 2024 ve 2025 yıllarında davalıya toplam 9 adet fatura düzenlediği ve bu faturaların toplam bedelinin 64.943,56 TL olduğu, davacı kayıtlarında davalıdan herhangi bir tahsilat yapılmadığının görüldüğü, Ankara Defterdarlığı ve İvedik Vergi Dairesi'nden gelen karşılaştırmalı alış-satış analiz listelerine (Ba-Bs formları) göre, 2025 yılı için davacının davalıya yaptığı satış bildirimleri ile davalının davacıdan yaptığı alış bildirimlerinin 6 adet belge ve 33.682,50 TL (KDV hariç) tutar üzerinden birbiriyle uyumlu olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenmiş bir iade faturasının kayıtlarda yer almadığı, sonuç olarak davacının ticari defter kayıtlarına göre, icra takibine konu edilen 64.943,56 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun ve bu tutarın takip talebiyle uyumlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... İcra Dairesi'nin 2025/21122 Esas sayılı takip dosyası, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 23/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Davacının, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlediği faturalardan kaynaklanan 64.943,56 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının borca itiraz ettiği ancak yargılama aşamasında davaya cevap vermediği gibi, mahkemece verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini de ibrazdan kaçındığı, HMK'nın 222. maddesi gereğince, ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde, ibraz etmeyen tarafın, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtları kabul etmiş sayılacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının tespit edildiği, bu defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 64.943,56 TL alacaklı olduğunun saptandığı, bu tespitin, vergi dairelerinden gelen ve tarafların karşılıklı bildirimlerini içeren Ba-Bs formları ile de desteklendiği, davalının TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içerisinde faturaların içeriğine itiraz ettiğini de ispatlayamadığı, bu suretle davacının alacağını ispatladığı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı, belirli ve hesaplanabilir (likit) nitelikte olması nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğünün 2025/21122 esas sayılı icra takibine yaptığı 02/05/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 64.943,56 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 64.943,56 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.988,71 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Kabul edilen 64.943,56 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.436,29 TL karar ve ilam harcından 784,36 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.651,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 784,36 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.487,26 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 100,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 64.943,56 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır