Miras kalan taşınmazın devrinde davalının vekaleti kötüye kullanarak kendi adına tescil ettirmesi üzerine açılan tapu iptali ve tescil davasının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacılar ve davalı kardeşler arasında miras kalan taşınmazın devir işlemleri için verilen vekaletnamenin davalı tarafından kötüye kullanılarak davacıların payının kendi adına tescil edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi davacılara ödeme yapılmadığını ve davalının vekalet görevini kötüye kullandığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar istinaf mahkemesince hukuka uygun bulunarak onandıktan sonra davalının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay da yerel mahkeme kararlarını hukuka uygun görerek onama yönünde hüküm kurmuştur.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1954 E., 2025/159 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/260 E., 2023/275 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili; tarafların kardeş olduklarını, veraseten intikal eden 5 83... parsel sayılı taşınmazın devir işlemlerinin yapılabilmesi için davacıların ... Noterliğinin 20.08.2018 tarih, ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davalıyı vekil tayin ettiklerini ancak davalının vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın bedelinin tespiti ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu taşınmazın da dahil olduğu 24 adet taşınmazın mirasçılara intikal ettiğini, davaya konu vekaletname incelendiğinde vekaletnamenin sadece dava konusu taşınmaz için verildiğinin görüleceğini, davanın esasen hile nedenine dayalı olduğunu ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, vekaletnamenin intikal ve devir işlemleri için verilmiş olması halinde murisin tüm taşınmazlarını kapsaması gerektiğini, murise uzun yıllar davalı tarafından bakıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalı tarafından yapıldığını, davacıların bu durumdan ötürü taşınmazdaki paylarını davalıya devretmek için işlem yaptıklarını, davacıların taşınmazın tamamı yönünden iptal - tescil talep edemeyeceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacılara ödenen bir bedel olmadığı, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak dava dışı oğlunu vekil tayin edip davacıların miras payını adına tescil ettirdiği, iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmayı tekrar ederek ve harç ve vekalet ücretinin taşınmazın tamamının değeri üzerinden yüksek hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; muris ... 'ın 05.05.2004 tarihinde öldüğü, geride dava dışı eşi ..., çocukları olan davacılar ve davalı ile dava dışı ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, davacıların 20.08.2019 tarihinde davalıyı vekil tayin ettikleri, davalının da tevkil yetkisi ile oğlu olan dava dışı ...’i vekil tayin ettiği, vekilin dava konusu 5 83... parseldeki davacılara ait 882/58 60... .07.2021 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 66.483,39 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.