SGKya bildirilmeyen kesintili çalışma süresinin tespiti davasında, davacının imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesi dikkate alınmaksızın bozmaya uyulmaması üzerine temyiz.
Özet: Bir hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına yeterince uymayarak, davacının sigortasız çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin hüküm tesis ettiği görülmüştür; zira davacının imzalarını inkar etmediği ibraname ve iş sözleşmeleri, aralıklı çalışma olgusunu açıkça ortaya koyarken, davacının hata, hile veya ikrah iddiasında bulunmadığı bu yazılı belgelerin aksinin eşdeğer yazılı delillerle ispat edilmesi gerekliliği göz ardı edilmiş ve böylece kararın bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/12096 E.  ,  2025/15162 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/665 E., 2025/125 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.10.2015 tarihinden itibaren davalı yanında çalışmaya başladığını, ancak davalı tarafından aralıksız çalışmasına rağmen 08.06.2016 tarihinde SGK kayıtlarında çıkışı verilerek 17.08.2016 tarihinde yeniden girişinin yapılmış olduğunu, en son 2.800,00 TL net ücret aldığını belirterek, SGK'ya bildirilmeyen 08.06.2016-17.08.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği tarihler arasında iş yerinde çalışmadığını, davacının ... 6. İcra Müdürlüğünden gelen maaş haczi müzekkeresi üzerine 08.06.2016 tarihi itibariyle işten kendi rızası ile ayrıldığını, iki ay sonra gelip tekrar çalışmak istediğini belirtmesi üzerine kendisini yeniden işe aldıklarını, davacının son aldığı ücretin 2.800,00 TL olduğu yönündeki iddiasının doğru olmadığını, maaş bordrolarında davacının imzasının olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespitini istediği sürede müvekkili Kurumda bir kaydı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli 2017/1929 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli Kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli 2022/811 Esas, 2023/1875 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece öncelikle davacının beyanı alınmak suretiyle, davacı ile davalı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesindeki imzanın davacı tarafından inkar edilip edilmediğinin Mahkemece sorulması, inkar edilmiyor ise sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilmek suretiyle, davacının sözleşme kapsamında 05.10.2015-17.08.2016 tarihleri arasında çalıştığının kabul edilmesi, davacı tarafından imza inkarında bulunulması halinde ise Mahkemece bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılması, buna ilişkin delillerin toplanması, ayrıca davacının Kuruma ilettiği şikayet dilekçesine istinaden Kurumca ne işlem yapıldığının Kuruma yeniden sorulması varsa Kurum denetmen raporunun celp edilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştığı tespit edilen kanaat edinmeye yetecek şekilde yeteri kadar bordro tanığı tespit edilerek, davacının çalışma iddiasına yönelik olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği hususlarına işaretle karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 08.06.2016-17.08.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışmadığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı tanıklarının beyanlarına itibarla karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini ileri sürülmüştür.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını, davalı tanıklarının ve komşu iş yeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarını, trafik cezasının sadece 1 günlük çalışmayı ispat edebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Eldeki davada; Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerine göre bir değerlendirme yapılmış olmasından bahsedilmesi olanaksızdır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 05.10.2015-08.06.20 16... .08.2016-18.08.2017 tarihleri arasında davalı işverenlikten sigortalı çalışmalarının bildirildiği, 08.06.2016 tarihli ibranamenin, davacının tehlikeli madde taşımacılığı şoförü olarak çalışacağına dair davalı ile arasında 05.10.2015, 17.08.2016 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin mevcut olduğu, bozma sonrası yargılamada davacı asilin anılan belgelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu belirttiği anlaşılmakla, bu belgelerin davacının aralıklı çalıştığını göstermekte olduğu açık olup, davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyen iş bu yazılı belgelerin aksinin eşdeğer yazılı delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Mahkemece, hata hile ikrah iddiası bulunmayan, irade fesatı hallerinin ileri sürülmediği yazılı ve geçerli belgelerin mevcudiyeti ve aksinin eş değer delillerle ispatlanamadığı göz önünde alınmak suretiyle, davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmesi gerekirken davacının davalıya ait araçta sürücü olarak hizmet bildirimlerine konu olan ikinci dönemde uygulandığı anlaşılan 05.07.2017 tarihindeki trafik cezası, davacı yanın beyanları esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.