2. Ceza Dairesi, iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemezliği nedeniyle iadeye, hırsızlık suçundan kazanılmış hak ilkesi uyarınca cezanın düzeltilerek onanmasına hükmetti.
Özet: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz başvurusu itiraz olarak kabul edilip merciine gönderilirken, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmü onanmıştır; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen cezada hesap hatası bulunsa da aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, ancak sanıklar lehine kazanılmış hak ilkesi gereği ilk karardaki cezanın uygulanması gerektiği gözetilmediği için hüküm bozulmuş ve bu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek (kazanılmış hak hükümleri eklenerek) diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümler düzeltilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/552 E., 2022/570 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, düzeltilerek onama I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanık müdafiinin temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: a- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönündenBozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, b- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönündenSanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143 maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnız sanıklar tarafından temyiz edilen 24.03.2016 tarihli ilk kararda; hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin hükmün, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan 5 yıl 15 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve aleyhe bozma yasağı hükümleri uygulanırken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gösterilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından ''Sanık aleyhine temyiz talebinde bulunulmamış olması nedeniyle cezasının CMUK'un 326/ son maddesi gereğince önceki cezası ile sınırlandırılarak 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' şeklindeki ibarelerin çıkarılmasına ve "1412 sayılı Mülga CMUK'un yürürlükteki 326/son maddesi uyarınca, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı dikkate alınarak, hükmolunan 5 yıl 15 ay hapis cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.