Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, hukuka aykırı adli para cezası infaz ihtarı düzeltilerek esastan onanması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü; delillerin değerlendirilmesi, suç vasfı, hukuka aykırı arama iddiaları, etkin pişmanlık ve adil yargılanma hakkı ihlali gibi temyiz nedenlerinin esastan reddedilerek, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının genel olarak usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir. Ancak, hükümde verilen adli para cezasının taksitlendirilmesinde ödenmeyen kısmın hapse çevrileceği uyarısının eksikliği tespit edilerek, bu eksiklik Yargıtay tarafından düzeltilmek suretiyle, hükmün diğer yönlerden onanmasına ve sanığın tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/7362 E.  ,  2025/12849 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2484 E., 2025/2341 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, mümzi tanıkların beyanları ile olay tutanağı arasında çelişkiler bulunduğuna, diğer tutanak mümzileri dinlenmediğinden eksik araştırma yapıldığına,
4. Sanığın kasık bölgesindeki suça konu maddenin kaba üst yoklaması ile bulunamayacağına, arama kararı bulunmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,
5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Sanığın uyuşturucu kullanıp kullanmadığının tespiti için test yapılmadığına, adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edildiğine,
7. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yetersiz olduğuna, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve değerlendirilmesine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edilmediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine, yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının 6 numaralı paragrafında yer alan "6545 sayılı kanunun 81. Maddesiyle değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesinde belirtilen yöntemine uygun biçimde İNFAZINA," ibaresi çıkarılarak yerine " hapse çevrileceğinin ihtarına," ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılık DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunun ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2025 tarihinde karar verildi.