Tıbbi kusur nedeniyle idarece ödenen tazminatın hekimden rücuen tahsilinde kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı şartı ve yargılama giderleriyle vekalet ücretine ilişkin usul meseleleri.
Özet: Bir kamu kurumunun tıbbi müdahale kusuru nedeniyle ödediği tazminatı doktordan rücuen tahsil etme talepli davasında, ilk derece mahkemesi, hekim hakkında kasten görevi kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza kararı bulunmadığı için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş ancak davacı lehine vekalet ücretine karar vermiş; davalının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, yargılama sürecinde yürürlüğe giren mevzuat gereği yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek vekalet ücreti hükmünü kaldırmış ve diğer kısımları düzeltilerek yeniden karara bağlamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/17 34... /1720 KararİLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/6 14... /179 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; tıbbi müdahalede hizmet kusuru işlendiği iddiası ile ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davası sonucunda Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 02.10.2020 tarih, E:2017/1707 ve K:2020/919 sayılı ilamına istinaden müvekkili kurumun bütçesinden ödenen 1.523.159,18 TL tutarında meblağın (yasal kesintiler,damga vergisi vs. dahil), fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkeme huzurunda açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Çağlayan Adliyesi olduğunu, Konya 2.İdare Mahkemesinin dosyasının hala derdest olduğunu, rücuen tahsili şartlarının oluşmadığını, mahkemenin kusur araştırması yapması gerektiğini, davanın ... A.Ş.'ye de ihbarının gerektiğini, davalıya standart dışı malzeme kullandırılarak ameliyat yapmaya zorlandığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idare vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 08.11.2022 tarihli Mesleki Sorumluluk Kurulu kararına göre Op. Dr. ... hakkında 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek madde 18/2. fıkrası ve ilgili kanunun uygulama yönetmeliği 15.06.2022 tarihli ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbi İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesi hükümleri kapsamında ilgilinin kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunmadığından rücu edilmesine yer olmadığına karar verildiğinin bildirildiği anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 331/1. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme neticesinde dava tarihi itibariyle davacı, dava açmakta haklı bulunduğundan davacı lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmetmek gerektiği belirtilerek bu doğrultuda, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 6/1 ve 13/1.maddeleri uyarınca hesaplanan 169.852,79 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Kamu Kurum ve Kuruluşları ve Devlet Üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verileceği, başvuru yapılmaması hâlinde davanın usulden reddedileceği, bu durumda yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılacağı ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği hükmü gereği dava sırasında yürürlüğe giren kanun hükmü nedeniyle oluşan durum dolayısıyla yargılama giderlerinin ve bu arada vekalet ücretinin taraflar üzerinde bırakılması gerekirken, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davalının istinafının kabulü ile vekalet ücretine ilişkin kısmın kaldırılması gerektiğinden, hüküm kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece mesleki sorumluluk kuruluna başvurulması için herhangi bir süre verilmediği ve ara karar da kurulmadığını, davanın konusuz kalması durumunda HMK 331 . Maddesi gereğince hakimin davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmetmesi gerektiğini, ATK raporuna göre davalı doktorun yaptığı işlemin tıp kurallarına uygun olmadığı ve tıbbi uygulama hatasının bulunduğunu, ceza yargılamasına göre davalının taksirle ölüme sebebiyet vermeden ceza aldığını ve kararın kesinleştiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hüküm kurulacaksa en azından lehe maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, rucuen tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.