Boşanma davasında erkeğin ölümü üzerine konusuz kalan davanın mirasçıların kusur tespiti talebiyle bozulması ve elektronik tebligat süresi itirazı.
Özet: Boşanma davasında, davacı erkeğin temyiz dilekçesi süresinden sonra sunulduğu için reddedilmiş; ancak davacı erkek, bölge adliye mahkemesi kararı kesinleşmeden vefat ettiği için evlilik ölümle sona ermiş ve boşanma davası konusu kalmamıştır. Mahkeme, davalı kadının temyizini kabul ederek bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuş ve dosyanın, ölen eşin mirasçılarının kusur tespiti yönünden davaya devam etme hakları bulunduğundan, bu hususun araştırılarak mirasçıların davaya devam etmesi halinde sağ kalan eşin boşanmaya sebep olan kusurunun belirlenmesi için yeniden değerlendirilmesine hükmetmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/3148 E.  ,  2025/10150 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/744 E., 2024/2551 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/589 E., 2024/144 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise davanın kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı erkek vekiline 25.02.2025 tarihinde elektronik yolla tebliğ edilmiş; davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 12.03.2025 tarihinde verilmiştir. Bu durumda erkeğin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı kadın vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Somut uyuşmazlıkta nüfus kaydına göre, davacı erkeğin boşanma kararı verilmesinden sonra, hüküm henüz kesinleşmeden 23.07.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu hale göre, evlilik ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmış olup, bu nedenle erkeğin konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir. Ayrıca 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ölen eşin mirasçılarının kusur tespiti yönünden davaya devam etme hakları bulunmaktadır. Bu husus gözetilerek, davacı erkek mirasçılarının davaya devam edip etmeyecekleri hususu araştırılarak devam etmeleri halinde sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti yönünde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi
(Muhalif)
KARŞI OY
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu md.7/a-f.4, Elektronik Tebligat Yönetmeliği md. 9/6).
Bilindiği üzere bir takvim günü, gece saat 24.00'den (12. 00... .00 olarak da adlandırılır) ertesi gece 24.00'e kadar olan saat dilimidir. Diğer bir anlatımla bir takvim günü, gece saat 00.00’dan (12 saatlik zaman dilimine göre ise gece 12.00’den) başlayıp ertesi gece 24.00’e kadardır. Ertesi gece saat 24.00'de (yani saat 00.00'da) diğer gün başlar. Birbirini izleyen günler arasında ara bir zamanın bulunmadığı, bir günün sona ermesiyle diğer günün başlayacağı da kuşkusuzdur.
Bu durumda, elektronik yolla yapılan bir tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılmasından, beşinci günün sona ermesi ve altıncı günden itibaren yasal sürenin başlayacağını anlamak gerekir. Aksi düşünce kabul edilirse, yasada “beşinci günün sonunda yapılmış sayılır” ibaresinde yer alan “sonunda” sözcüğünün hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Hem bir günün sonundan söz edip hem de o gün tebligatın yapılmış sayılacağı başlı başına bir çelişki oluşturur. Ayrıca, “muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün” hesaplanırken, tebligatın beşinci günde yapılmış kabul edilmesi hâlinde; tebligatın, beşinci günün “başında”, “ortasında”, “sonunda” yapılmış olmasının bir farkı da kalmaz. Oysa yasa koyucu burada, “izleyen beşinci günün sonunda” ibaresiyle; tebligatın okunmuş sayılması (tebligatın yapılmış sayılması) için tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihten sonra beş tam günün geçmesini amaçlamıştır. Diğer bir anlatımla, muhataba tebligatı okuması (tebellüğ etmiş sayılması) için, tebligatın elektronik adresine ulaştığı gün hariç beş tam gün verilmiştir. Yasa koyucu, tebligatın elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günde tebligatın yapılmış sayılacağını amaçlasaydı, “izleyen beşinci günün sonunda” ibaresinin yerine “izleyen beşinci günde” tebligat yapılmış sayılır şeklinde düzenleme yapabilirdi. Dolayısıyla “beşinci günün sonunda” şeklindeki düzenlemeyi, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün bittikten sonra; yani, izleyen altıncı günde yapılmış sayılır şeklinde anlamak gerekir.
Eldeki temyiz başvurusunun yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava dosyasına göre Mahkeme kararının davacı vekilinin elektronik adresine 20.02.2025 tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır. Tebligat, davacı vekilinin elektronik adresine ulaştığı tarihi (20.02.2025 gününü) izleyen beşinci günün sonunda (beş tam gün sonra); yani, 25.02.2025 gününün bittiği (sona erdiği) ve 26.02.2025 gününün başladığı gece saat 00.00’da yapılmış sayılacaktır. 26.02.2025 tarihi Çarşamba gününe rastlamaktadır. Bu durumda, davacının iki haftalık istinaf süresi 12.03.2025 Çarşamba günü tatil saatine kadar devam etmektedir (6100 sayılı Kanun md. 92/2, 361/1). Ayrıca, elektronik ortamda yapılan işlemlerde ise süre gün sonunda bitmektedir (6100 sayılı Kanun md. 445/4).
Davacı vekili, 12.03.2025 Çarşambı günü (son gün) kararı temyiz ettiğine göre, davacının temyiz başvurusu da süresinde olup her iki tarafın temyiz isteminin de esas yönüyle incelenmesi gerekmektedir. Bu sebeple değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.