Murislerinin 1948 tarihli tapu kaydı ve uzun süreli zilyetlik iddialarına dayalı, kadastro sonrası Hazine adına tescilli taşınmazın davacılar adına tescili istemli tapu iptali davasında bozmaya uyularak verilen kabul kararı.
Özet: Davacılar, kadastro çalışmaları sonucu Hazine adına tescil edilen taşınmazın, murislerine ait eski tapu kaydı ve kendi zilyetliklerine dayanarak tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmiş; dava, ilk derece mahkemesinde kabul edilmiş, istinafta bozulmuş, yeniden kabul edilmiş, tekrar istinafta onanmış, Yargıtay tarafından ise taşınmazın dava öncesi toplulaştırma işlemine tabi tutularak Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle paydaş kılınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuş ve ilk derece mahkemesince bu bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4024 E.  ,  2025/6174 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/179 E., 2025/295 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 110 parsel sayılı taşınmazın hükmen tapu kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tescil edildiğini ancak davacıların bu davada taraf olmadığını, davacıların murislerinin malik olduğu 1948 tarihli tapu kaydının mevcut olduğunu, bu tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir taşınmaza uygulanmadığını, davacıların aynı zamanda zilyet olduğunu ileri sürerek taşınmazın 80.0 00... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile 1/2'sinin ... mirasçıları, 1/2'sinin de ... mirasçıları adına tapuya tescilini istemiştir.
Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 121.087, 94... 'lik kısmın davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıların dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığını, davacıların ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI, İSTİNAF, BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ
Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2017 tarih ve 2013/386 Esas, 2017/458 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne; çekişmeli 2 30... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 121.087, 94... 'lik alanın tapu kaydının iptali ile 1/2'sinin Sırrı Doğan mirasçılarına, 1/2' sinin de ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 15.01.2021 tarihli 2019/1707 Esas ve 2021/20 Karar sayılı kararıyla eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2023 tarih ve 2021/58 Esas, 2023/485 Karar sayılı kararı ile; davacının dayanak tapu kaydının dava konusu alana uygulanan sınırlar ile aynı olduğu, tapu kayıt miktarının geldi tapu kayıtları ile aynı olduğu, davacıların murislerinin hisselerine karşılık gelen alanın 4.596, 51... olduğu, davacının dayanak tapu kaydı ile, kadastroda çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydı arasında bağlantı bulunmadığı, T.sani 13 29... nolu tapu kaydının mükerrer olduğu, mahalli bilirkişi beyanlarından (A) harfi ile gösterilen alana davacıların murisi ... ve ...’nın 35-40 yıl öncesinde satın almak suretiyle malik sıfatıyla zilyet oldukları, taşınmazı aralıksız kullandıkları, taşınmazın sınırında herhangi bir değişiklik bulunmadığı, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu 1952-1984 yıllarında tarım yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafın iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 2 30... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 121.087, 94... 'lik alanın tapu kaydının iptali ile 1/2'sinin ... mirasçılarına, 1/2'sinin de ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalı Hazine vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarih ve 2023/1316 Esas, 2023/1522 Karar sayılı kararı ile; 19 52... yılı hava fotoğraflarına göre taşınmazda imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı, keşif mahallinde tatbik edilen eski tapu kaydının dava konusu taşınmaza gerek sınır gerekse miktar itibariyle uyduğunun bilirkişilerce ifade edildiği, taşınmazda uzun yıllardan beri davacıların zilyetliklerinin bulunduğunun sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.04.2025 tarih ve 2024/841 Esas, 2025/2147 Karar sayılı kararıyla; verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ne var ki dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce 2012 yılında yapılan toplulaştırma işlemine tabi tutularak 2 30... parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiş olmasına göre Mahkemece gerek görüldüğü takdirde fen bilirkişisinden rapor alınarak taşınmazda davacılar paydaş kılınmak suretiyle hüküm kurulması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamı benimsenmek suretiyle; davanın kabulüne, 2 75... parsel sayılı taşınmazda davalı Hazinenin 12108794/25115941 payının iptali ile payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, kalan payın Hazine üstünde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece talepten fazlasına karar verildiğini, davacının talebini ıslah ile artırmasının mümkün olmadığını, davacıların dayanak tapu kaydına itibar edilemeyeceğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacıların zilyetliklerinin 20 yılı bulmadığını, Medeni Kanun'un 713. maddesinde sayılan zilyetlikle kazanıma ilişkin şartların davacılar yararına gerçekleşmediğini, yapılan araştırma ve inceleminin yetersiz olduğunu belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1978 yılında Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışması sırasında çekişmeli 110 parsel ile birlikte 10, 100, 101, 102, 103, 1 08... parsel sayılı taşınmazların kök Nisan 12 90... sıra nolu tapu kaydına istinaden tespiti yapılmış ve Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/93 Esas sayılı dosyasında davalı olması sebebiyle malik hanesi açık bırakılmış, daha sonra Ergani Kadastro Mahkemesinin 1979/32 Esas, 1985/17 Karar sayılı kararı ile tutanağın tekrar Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi üzerine 1992 tarihinde tapu malikleri adına kadastro tutanağı düzenlenmiş, Hazinenin itirazı üzerine Ergani Kadastro Mahkemesinin 1992/16 Esas, 2003/7 Karar sayılı kararı ile ... köyü 10, 102, 108, 1 09... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt ve zilyetlik miktar fazlası olarak Hazine adına tesciline karar verilmiştir. 110 nolu parsel 2012 yılında yapılan toplulaştırma çalışmaları sonucu 2 30... parsel numarası ile 1.028.702, 61... olarak susuz tarla vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Bilindiği üzere; bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, çekişmeli 2 30... parsel sayılı taşınmazın tüm gittileri ile hükme konu 2 75... parsel sayılı taşınmazın oluşumuna ilişkin tüm evrak eksiksiz ve denetime elverişli şekilde dosya arasına alınmamış, kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmasına ve Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre Mahkemelerce kurulan hükümlerin infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olması gerektiği gözetilmeksizin pay-payda birbirini tutmayacak şekilde ve tüm mirasçılara pay verilmeden hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.