Yetkisiz vekil ve sahte imza ile düzenlenen kredi sözleşmesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi sonucu oluşan zararda bankanın tazminat sorumluluğuna ilişkin kararın düzeltilmesi istemi.
Özet: Vekaletin azledilmesinden sonra davacı adına sahte imza ile düzenlenen genel kredi sözleşmesine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla taşınmazının satılması sonucunda zarara uğrayan davacının açtığı tazminat davasında, bankanın ağırlaştırılmış sorumluluğu ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği tespit edilerek, davacı lehine milyonlarca liralık tazminata hükmedildiği kararın üst mahkemece onanmasının ardından, davalı banka onama kararına karşı karar düzeltme başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/323 E., 2023/501 K.Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.07.2023 tarihli ve 2020/323 Esas-2023/501 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan Dairenin 30.05.2014 tarihli ve 2023/5831 Esas-2024/4019 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, süresinde davalı .......... T.A.O. vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davalı Banka tarafından ipotek borçlusu olarak kendisi ve yetkilisi olduğu Şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, takip sonucunda 1 31... parsel sayılı taşınmazının diğer davalı ...′e ihale suretiyle satıldığını, ancak anılan takipte taşınmazın niteliğinin yanlış belirlendiğini ve kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığını, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında taşınmazın...........ya devredilmesi üzerine HMK’nın 125. maddesi gereği davasını davalı Bankaya karşı tazminat olarak devam ettirmiştir.II. CEVAPDavalı banka vekili cevap dilekçesinde; kıymet takdir raporunun kesinleştiğini, ihalenin feshi davasının da reddedildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIAnkara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/320 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararıyla; davacının açtığı ihalenin feshi davasının reddedilip kesinleştiği, böylece işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığının saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararları Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairenin 27.02.2020 tarihli ve 2016/3608 Esas, 2020/1396 Karar sayılı kararıyla; ''Hâl böyle olunca, yolsuz tescil iddiasına dayalı olarak tarafların iddiaları ve savunmaları doğrultusunda tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru değildir... "gerekçesiyle bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 24.09.2020 tarihli ve 2020/1658 Esas, 2020/4458 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararAnkara Batı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2020/323 Esas, 2023/501 Karar sayılı kararı ile; davacının 05.04.2000 tarihli 9564 yevmiye numaralı vekalet ile dava dışı oğlu ...ü vekil kıldığı,......... Noterliğinin 16.05.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile davacı tarafından azledildiği; tebliğ mazbatası incelendiğinde söz konusu azilnamenin 26.05.2003 tarihinde ilgilinin aynı konutta yaşayan eşi ...imzasına tebliğ edildiği; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7122 soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporu kapsamında Vakıfbanktan celbedilen genel kredi sözleşmesi üzerinde yapılan incelemede davacı ... adına düzenlenen sözleşmedeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği; genel kredi sözleşmesinin azilname tarihinden sonra 23.01.2004 tarihli olduğu, davacının adı ve imzasını içeren sözleşmenin davacının eli ürünü olmadığının net olarak tespit edilmesi karşısında dava konusu taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle satışına dayanak kredi sözleşmesinin davalı Banka tarafından yetkisiz vekil ile düzenlendiği, bankanın bu konudaki özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek davacının zararına yol açtığı, bankaların ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında oldukları, hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, davacının dava konusu taşınmazın icra yoluyla satışı sebebiyle uğradığı zararda davalı Bankanın kusuru olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 41.342.788,00 TL‘nin ıslah tarihi olan 27.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.V. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama KararıMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ........ T.A.O. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairenin 30.05.2024 tarihli ve 2023/5831 Esas, 2024/4019 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına hükmedilmiştir.B. Karar Düzeltme Yoluna BaşvuranlarDairenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen onama kararına karşı süresi içerisinde davalı ........ T.A.O. vekili tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur.C. Karar Düzeltme NedenleriDavalı .......... Bankası T.A.O. vekili; daire tarafından hükmün onandığını, söz konusu onamanın gözden geçirilerek kararın düzeltilmesi gerektiğini, Mahkemece Ankara Batı CBS 2017/7122 soruşturma numaralı dosyası haricinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, hükme esas alınan savcılık dosyasındaki bilirkişi raporlarının tek bir grafoloji uzmanı elinden çıkmış olup bu raporun denetime elverişli olmadığını, Mahkemenin kendisinin rapor alması gerektiğini, davacı tarafın maliki olduğu 1 31... parselde kayıtlı taşınmazın.......İnşaat Ltd. Şti'nin kullandığı kredilerin teminatı olarak bizzat davacı tarafından Tapu Müdürlüğünde işlem yapılarak Bankaya ipotek verildiğini, davacının dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde yalnızca ihalenin usulsüzlüğüne dayandığı halde davanın sonraki aşamalarında kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, davacının delil bildirme süresinin bitiminden sonra elde edilen delil ile davasını ispat etmeye çalıştığını, davacı hakkında kesinleşmiş icra takipleri olmasına rağmen davalı Bankanın davacıdan alacaklı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/20 Esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davalarında davacının davalı Bankaya borçlu olduğu yönünde kesinleşmiş yargı kararları bulunduğunu, taşınmazı devreden davalı Banka olmadığından, davanın banka hakkında tazminata dönüşmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından icra takibi aşamasında şikayet ve itiraz konusu yapılmayan hususların taşınmazın ihalesinin kesinleşmesinden sonra bu hususları bu dava ile ileri sürdüğünü, dava konusu taşınmaz hakkında yürütülen icra takibinin kesinleştiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek karar düzeltme talebinde bulunmuştur.D. Değerlendirme ve Gerekçe1. Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1 31... parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı iken davalı Banka tarafından girişilen Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2010/3426 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucunda 14.05.2012 tarihli ihalede diğer davalı ...′e ihale edildiği, ...’in de dava tarihinden sonra 01.04.2015 tarihinde taşınmazı dava dışı ... A.Ş.’ye, onun da 19.09.2018 tarihinde dava dışı ......’ya satış suretiyle devrettiği, bunun üzerine davacının HMK’nın 125. maddesi gereği davasını davalı Bankaya karşı tazminat olarak devam ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacının ....... Noterliğinin 05.04.2000 tarihli 9564 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı oğlu ...ü vekil tayin ettiği, sonra da ........... Noterliğinin 16.05.20 03... yevmiye nolu azilnamesi ile azlettiği, ...ün azledildiğini bildiği halde davacı adına Vakıflar Bankası ile genel kredi sözleşmesi akdettiği, davacı tarafça oğlu...hakkında, azledildiğini bildiği halde Vakıflar Bankası ile adına sözleşme imzalayarak kredi bedellerini tahsil ettiği iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7122 soruşturma nolu dosyasında yapılan inceleme sonucu, genel kredi sözleşmesinin düzenlenme tarihinin azilname tarihinden sonra olduğu ve Savcılıkça alınan bilirkişi raporu kapsamında Vakıfbanktan celbedilen genel kredi sözleşmesi üzerinde yapılan incelemede, davacı ....... adına düzenlenen sözleşmedeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, genel kredi sözleşmesinin azilname tarihinden sonra 23.01.2004 tarihli olduğu, davacının adı ve imzasını içeren sözleşmenin davacının eli ürünü olmadığının net olarak tespit edilmesi karşısında dava konusu taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle satışına dayanak kredi sözleşmesinin davalı Banka tarafından yetkisiz vekil ile düzenlendiği,davacı tarafından düzenlenmediği, bu nedenle de davacının dava konusu taşınmazın icra yoluyla satışı sebebiyle uğradığı zarardan davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğu söylenemez. Şöyle ki; davalı Banka ile davacı ...’ün yetkilisi olduğu ......... Day. Tük. Mall. Emlak Nak. Gıda Mad. Turz. İth. İhracaat Tic. San. Ltd. Şti arasında bir çok genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmelerde davacı ...’ün de kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu ve bu sözleşmeler gereği davacı ...’ün maliki olduğu dava konusu 1 31... parsel sayılı taşınmaz üzerine 1, 2, 3, 4, ve 5. derecede olmak üzere toplam 5 adet ipotek tesis edildiği, dava konusu taşınmazın da , davalı Banka tarafından başlatılan ........ İcra Müdürlüğünün 2010/3426 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucu, .......... 1. İcra Müdürlüğünün 2011/43 Talimat dosyası ile yapılan cebri satış suretiyle ...’e ihale edildiği, Dairece geri çevrilme yoluyla takibin dayanağı kredi sözleşmesinin hangi sözleşme olduğunun ve yine taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteklerin hangi sözleşmeye dayalı olarak tesis edildiğinin tespitinin istendiği, bunun üzerine gelen kayıt ve belgelerden takibin ve taşınmaz üzerine tesis edilen tüm ipoteklerin dayanağı kredi sözleşmesinin 19.11.2004 tarihli kredi sözleşmesi olduğunun anlaşıldığı, ancak Mahkemece davalı Banka ile davacının yetkilisi olduğu ......... Day. Tük. Mall. Emlak Nak. Gıda Mad. Turz. İth. İhracaat Tic. San. Ltd. Şti arasında akdedilen, davacının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 19.11.2004 tarihli kredi sözleşmesinin, ......... Day. Tük. Mall. Emlak Nak. Gıda Mad. Turz. İth. İhracaat Tic. San. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından düzenlenip düzenlenmediği, 19.11.2004 tarihli kredi sözleşmesindeki imzaların bu tarihte şirketi temsile yetkili kişinin ve sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak bulunan davacı ...’ün eli ürünü olup olmadığı hususunda hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı, sadece Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7122 soruşturma nolu dosyasında yapılan inceleme hükme esas alınarak karar verildiği, ancak belirtilen soruşturma dosyasında sadece ''28.08.2003 tarihli ....... Bankası Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi Başvuru Formu ve Sözleşme'' ve ''01.03.2005 tarihli Türkiye Vakıflar Bankası Kredi Genel Sözleşmesi” başlıklı belgelerdeki imzaların davacı ...’ün eli ürünü olup olmadığı yönünde bir araştırma yapıldığı, Mahkemenin kararına dayanak aldığı 23.01.2004 tarihli sözleşme ile takibin ve taşınmaz üzerine tesis edilen tüm ipoteklerin dayanağı olan 19.11.2004 tarihli kredi sözleşmesi yönünden hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine tesis edilen tüm ipoteklere dair resmi senetlerin incelenmesinde, ipoteklerin bizzat davacı tarafça konulduğu, davacının taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteklere ilişkin herhangi bir itirazının olmadığı da görülmektedir. Hâl böyle olunca;...... Day. Tük. Mall. Emlak Nak. Gıda Mad. Turz. İth. İhracaat Tic. San. Ltd. Şti ile davalı Banka arasında akdedilen ve taşınmaz üzerine tesis edilen ipotekler ile dava konusu taşınmazın satışına ilişkin takibin dayanağı olan 19.11.2004 tarihli kredi sözleşmesinin, şirketin o dönemdeki yetkili temsilcisi tarafından düzenlenip düzenlenmediği ve belirtilen sözleşmedeki imzaların şirketi temsile yetkili kişinin eli ürünü olup olmadığı, yine belirtilen sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davacı ...’e ait imzanın ...’ün eli ürünü olup olmadığı hususunda inceleme yapılması, bununla birlikte özellikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe dayanak taşınmaz üzerine davalı Banka lehine tesis edilen tüm ipoteklerin bizzat davacı tarafça imzalandığı, davacının davalı Banka lehine tesis edilen bu ipoteklere ilişkin hiçbir itirazının bulunmadığı, bu durumda , davalı Banka ile akdedilen kredi sözleşmesinin........ Day. Tük. Mall. Emlak Nak. Gıda Mad. Turz. İth. İhracaat Tic. San. Ltd. Şti yetkili temsilcisi tarafından düzenlenmediği ve belirtilen sözleşmedeki davacı adına atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığı anlaşılsa dahi, davacının bu sözleşmeye dayalı olarak maliki olduğu dava konusu taşınmaz üzerine bizzat tesis ettiği ipotekler ile bu sözleşmeye icazet verdiğinin kabulünün tartışılması gerektiği de göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken , belirtilen hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.Kabule göre de, dava konusu 1 31... parsel sayılı taşınmazın yargılama aşamasında ihale alıcısı, kayıt maliki ... tarafından 01.04.2015 tarihinde dava dışı .......... A.Ş.’ye , onun tarafından da 19.09.2018 tarihinde dava dışı ......’ya satış suretiyle devredildiği, bunun üzerine davacı vekilinin 24.06.2021 tarihli dilekçesi ile HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını davalı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığına yönelik tazminat isteğine dönüştürdüğü, Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanan değeri üzerinden davacı yararına tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile keşif tarihi (13.01.2023) itibari ile belirlenen bedele hükmedilmesi ve hükmedilen bedele ıslah tarihi olan 27.04.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli değildir.Belirtilen nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, yazılı şekilde onama kararı verilmesi doğru değildir. Karar düzeltme itirazları değinilen sebeplerle yerinde olup Dairenin 30.05.2024 tarihli ve 2023/5831 Esas, 2024/4019 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kabulüne, Dairenin 30.05.2024 tarihli ve 2023/5831 Esas-2024/4019 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, Mahkemenin 06.07.2023 tarihli ve 2020/323 Esas-2023/501 Karar sayılı kararının yukarıda değinilen nedenlerle BOZULMASINA,Peşin alınan karar düzeltme ve temyiz harçlarının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.