Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin çocuğun cinsel istismarı suçundan verdiği beraat kararını sanığın dudaktan öpme eyleminin sarkıntılık oluşturduğu gerekçesiyle bozdu.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararını kaldırarak sanığı beraat ettiren bölge adliye mahkemesi hükmü, temyiz üzerine yüksek mahkemece bozulmuştur; zira sanığın gazi olduğunu ve engellilere yönelik bir dergide çalıştığını söyleyerek mağdurenin güvenini ve engellilik durumundan doğan acıma duygusunu istismar ederek, mağdurenin rızası dışında dudaktan öpmesinin "sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçunu oluşturduğu, dolayısıyla bölge adliye mahkemesinin beraat kararının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2021/27981 E.  ,  2025/9123 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/156 E., 2019/206 K
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.12.2021 tarihli Tebliğnamede bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi ile ilgili de görüş bildirilmiş ise de; söz konusu temyiz isteminin Bölge Adliye Mahkemesince süre yönünden reddine karar verildiği, red kararı ile ilgili de herhangi bir temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, suçun sübut bulduğuna, mağdurenin zaman kaybetmeden olayı intikal ettirdiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebebi içermeyen temyiz isteminin reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Dosya kapsamına göre; olay tarihinde mağdure ile tanışan sanığın gazi olduğunu, gaziler ve engelliler için çıkartılan bir dergide görevli olduğunu söyleyerek mağdurede güven oluşturduğu ve aynı zamanda engelli olması nedeniyle mağdurenin sanığa karşı acıma duygusu içine girdiği ve bu sebeple sanıkla sohbet ettiği, mağdure beyanlarına göre sanığın kendisine sarılmasına rızasının bulunduğu ancak dudaktan öpmesine rızasının bulunmadığı, bu şekilde sanığın mağdurenin dudağından öpmesi şeklinde eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştunr.
IV. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2025 tarihinde karar verildi.