Hazine adına kayıtlı taşınmazın zilyetlik ve imar-ihya iddiasıyla tapu iptali ve tescili talepli davada, delillerin eksik incelenmesi üzerine Yargıtayca iki kez bozulan ve uzman raporlarıyla desteklenen karmaşık yargılama süreci.
Özet: Davacıların Siirtteki bazı taşınmazların 40-45 yıldır zilyetliğinde olduğu ve hazine adına tespiti yapılan tapuların iptali ile kendi adlarına tescili talebiyle açtığı dava, mahkemenin ilk ret kararının Yargıtay tarafından iki kez eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasının ardından, son yargılamada fen bilirkişi raporuyla (d) harfiyle gösterilen alanın 30 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla nizasız, fasılasız zilyetlik ve imar-ihya şartlarını karşıladığı, diğer alanlar için ise hava fotoğrafları ve tanık beyanlarına göre imar-ihya veya kullanımın gerçekleşmediği tespit edilen karmaşık bir mülkiyet uyuşmazlığıdır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/121 E., 2024/129 K.Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel, 1 01... , 1 34... parsel, 1 34... parsel, 1 34... parsel sayılı taşınmazların 40-45 yıldır müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilen taşınmazlara ilişkin tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II.CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşma beyanında davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMA SONRASINDAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 13.10.2015 tarihli ve 2014/1012 Esas ve 2015/653 Karar sayılı kararı ile; incelenen hava fotoğraflarına göre taşınmazların üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 tarihli ve 2016/2363 Esas, 2018/6420 Karar sayılı kararıyla; “...kadastro tespit tarihinden (2003) 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilerek mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraat bilirkişi, fen bilirkişisi, jeoloji mühendisi bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemenin 15.04.2021 tarih ve 2019/328 Esas, 2021/153 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine taşınmaz edinme koşullarının tespitinin en iyi yolunun hava fotoğrafı uygulaması olduğu, dosya içerisindeki hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinin değerlendirilmesinde taşınmazda (A2), (G1), (G3) ve (F) harfleriyle gösterilen kısımların 1973-1984 yılları arasında kullanılmaya başlandığı ve 1984 yılı itibariyle imar-ihyasının tamamlandığının tespit edildiği, bu tarihten sonra da davacılar tarafından aralıksız olarak 20 yıldan fazla bir süredir ekonomik zilyetliğin devam ettirildiğinin hava fotoğrafları, ziraat bilirkişi raporu ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, bu haliyle yasanın aradığı taşınmaz edinme koşullarının (A2), (G1), (G3) ve (F) harfi ile gösterilen kısımlar yönünden oluştuğundan, bu kısımlar yönünden davanın kabulüne; (A1), (G2), (B), (C), (D) ve (E) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden ise hava fotoğraflarına göre oluşturulan harita ve jeodezi raporları esas alınarak bu kısımların imar-ihya edilmediği ve (H) harfi ile gösterilen kısmın ise başka şahsın parselinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 23.01.2023 tarih ve 2021/5526 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, eksik araştırma ile karar verildiği açıklanıp, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının saptanması, hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu edilen taşınmazlardan fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen alanın 1 34... parsel içerisinde kaldığı, 1 34... parsel sayılı taşınmazın ise 1 34... parsel sayılı taşınmazın tefrik edilmesi ile oluştuğu, taşınmazın 1973 yılından beridir davacı ve mirasbırakanları tarafından kullanıldığı, (D) harfi ile gösterilen alanın kadastro tespitinin yapıldığı tarih olan 2003 yılına kadar davacı ve ailesi tarafından 30 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığı, taşınmazın 30 seneden önce imar ve ihyasının tamamlanarak kültür arazisi haline getirildiği, orman arazisi içerinde yer almadığının anlaşılması ile Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde aranan şartların yerine getirildiği, fen bilirkişi raporunda (A), (G), (B), (C), (E) ve (F) harfi ile gösterilen alanlara ilişkin yapılan değerlendirmede ise 1951, 1973, 19 84... tarihli hava fotoğrafları incelendiğinde taşınmazların imar-ihya görmediği, belirtilen tarihlerde taşınmazların kullanılmadığı, ziraat bilirkişi raporunda ağaçların yaşlarından kaynaklı imar-ihya oluşmuş şeklinde rapor tanzim edilmiş ise de tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere taşınmaz üzerindeki yabani olarak yetişen menengiç ve bıttım ağaçlarının aşılanması ile bu kanaate varılmış olduğu, hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere taşınmazlarda kadastro öncesinde herhangi bir kullanımın olmadığı, davacının imar-ihya iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 1 34... parsel sayılı taşınmazda bulunan fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 08.12.2023 tarihli rapora ekli krokide (D) harfi ile gösterilen toplam 6.139,51 metrekare yüz ölçümlü alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, geriye kalan kısmın mevcut tapu maliki üzerinde bırakılmasına, raporda (A), (G), (B), (C), (E), (F) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen kısımlar yönünden kararın hatalı olduğunu, alınan jeodezi ve fotoğrametri raporunun denetime uygun olmadığını, hava fotoğrafı uygulamasına dair raporun dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı gibi fen ve ziraat bilirkişi raporları ve Mahkeme gözlemi ile de çeliştiğini, dava konusu taşınmazda bulunan fıstık ağaçlarının keşif tarihi itibariyle 20 yaş üstü olduğunu, fen bilirkişisince sınırları tespit edilen taşınmazların tümünün davacı tarafından tarımsal anlamda ekilip biçildiğini, Kemerli köyünde 1987-2012 yılları arası Terör olayları nedeniyle köylülerin GKK olarak görev yaptıklarını ve GKK olan davacı ve diğer akrabalarının GKK olarak görev yapmaları nedeniyle taşınmazların köyden uzak olanlarının OHAL süresince ve sonrasında ekilip biçilemediğini, aslında bu taşınmazların 1984 ve öncesinde ekilip biçildiğini, Hazine lehine hümedilen vekalet ücretinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın orman sayılması gerektiğini ve zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluşmadığını, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucu; Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... , 48, 1 34... , 178, 179 parsel sayılı taşınmazlar ham toprak vasfında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.Bilindiği üzere; bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hâl böyle olunca; çekişmeli taşınmazlara komşu olan tüm taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri eksiksiz olarak dosya kapsamına alınmalı, çekişmeli taşınmaz bölümlerine ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden temin edilip dosya keşfe hazır hale getirilmelidir. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve daha önceki keşiflere iştirak etmemiş şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşiflere iştirak etmemiş fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz bölümlerinin öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları uygulanmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli ve komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dosya kapsamında alınan önceki tarihli raporlar da denetlenmek suretiyle taşınmaz bölümülerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse özellikle imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan dosya arasında bulunan ve temin edilecek hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz bölümlerinin sınırını ve niteliğini, taşınmaz bölümlerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlanması ve dava konusu taşınmazın konumunu hava ve uydu fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmelidir.Davacı ve murisi adlarına kadastro sırasında aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü ile Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden sorularak mevcut ise adı geçen kişi adına tespit edilen miktarı gösterir senetsiz defterinin onaylı örneği eklenip toplam miktarın açıkça bildirilmeli ve bu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri (kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir ve okunaklı şekilde) getirtilmeli; bundan sonra, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.Mahkemece, değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. V. KARARAçıklanan sebeplerle;Tarafların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.