Hırsızlık suçunda sanığın savunma hakkı kısıtlanarak istinabe ile sorgulanması ve son söz hakkının verilmemesi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararı, sanığın beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda yasak olmasına rağmen istinabe yoluyla sorgulanarak savunma hakkının kısıtlanması ve SEGBİS ile duruşmada hazır bulunmasına karşın Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı diyecekleri ile son sözünün sorulmayıp önceki savunmalarının okunması usulsüzlükleri nedeniyle, temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2024/5246 E.  ,  2025/17152 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/650 E., 2023/915 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ....
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın istinabe suretiyle başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. SEGBİS sistemi ile duruşmada hazır bulunan sanıktan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı diyecekleri ve son sözü sorulmaksızın, önceki savunmalarının okunulması suretiyle hüküm kurularak, 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.